Güncel saat:0:00Toplam süre:3:46
1 enerji puanı
Studying for a test? Prepare with these 18 lessons on Girişimcilerle Röportajlar.
See 18 lessons
Video açıklaması
İsmim Zach Kaplan. Tasarımcılar için çevrimiçi bilgisayar donanım mağazası olan Inventables'ın tepe yöneticisiyim. Benim için, her şey küçük bir çocukken başladı. Legolardan Construx'a kadar her şeyi kullanarak, herşeyi inşa ettim. İnşaatla ilgili her ne oyuncak varsa, onu aldım ve kullandım. Okuduğum lisede, Bilim-Teknoloji isminde, ekip-öğrenimi yapan bir sınıf vardı, bu lisedeki mühendislik gibiydi. Jim Howie çalışma grubunun öğretmeniydi, Jeff Jordan ise fizik öğretmeniydi. Bunlar vizyonu olan kişilerdi. Bu kişilerin, üretim devriminin çok ötesine geçmiş olduklarını söyleyebiliriz. İşin özünü, yani fizik gibi analitik şeylerin, pratik olan 'haydi yapalım' ile birleştirilmesi gerektiğini görüyorlardı. Beni gerçekten heyecanlandıran buydu, zira ayrıldıklarında, sadece fizik öğrenmenin veya sadece tornayı kullanmayı öğrenmenin bir anlamını görmüyordum. Ancak birleştirildiklerinde, 'haydi bir roller coaster yapalım' hedefi oluşuyordu. Beni motive eden, gerçekten heyecanlandıran buydu. Roller coaster'ın fiziksel hesaplamalarına dalacaktım, veya nasıl kaynak yapacağımı öğrenecektim. Yani bu iki öğretmen bana gerçekten ilham verdiler, ve benim bu yolu izlememi sağladılar. Lisenin sonlarına doğruydu, ve bu alanda devam edip, bir şey satıp satamayacağımı görmek istiyordum. Bu konuda amatörce yaptığım ilk deneyim Ebay üzerinden oldu. Matrix çıkmıştı, çok popülerdi. Herkes bu telefondan istiyordu, ve bu telefonu bulabileceğimiz tek yer Londra'ydı. Bunu Londra'da satıyorlardı, Nokia'nın bir telefonuydu. Biz de bunları Londra'dan ithal ettik, yaklaşık telefon başına 50 dolar maliyetimiz vardı, ve şunu da hatırlatmalıyım, o zamanlar ABD ve Avrupa 'nın değişik sistemleri vardı. Londra'dan aldığımız bu telefonlar ABD'de çalışmadı. Bunları Ebay üzerinden satışa koyduk, kişiler müzayedede fiyat tekliflerini verdiler, ve telefon başına 350 dolar fiyatla satın aldılar. Bu çok önemli bir dersti, insanlar niçin çalışmayan bir telefona 350 dolar ödüyorlardı? Eğer bu kişilerle konuşursanız, ödüyorlardı çünkü filmdeki telefonu istiyorlardı, onlar için anlamı buydu. Bu gerçekten gözlerimi açan, beni eğiten bir deneyimdi ve 'Bir iş gerçekten ne yapar?' 'Nasıl fiyatlama yapmalı?' 'Bunları nasıl öğrenebilirim?' gibi konulardaki düşüncelerimi şekillendirmeye başladı. Bu deneyimin tümü, beni çok heyecanlandırdı. Üniversitedeyken, aslında ilk şirketimi okurken kurdum, ve hatırlıyorum, mezun olmam yaklaştığında, karar verme anı geldi, şirketimle mi devam edeceğim yoksa maaşlı bir iş mi arayacağım? Ebeveynlerim istediğimi seçmem konusunda beni yüreklendirdiler, ancak bununla birlikte, gerçekte söyledikleri 'İşini kur' oldu. Çünkü aslında gerçekten yapmak istediğimin bu olduğunu biliyorlardı. Bana inanıyorlardı, olabilecek en iyi şekilde beni desteklediler. Mezun olduğumdaki hedefim, mühendis olarak çalışmam için aldığım iş tekliflerinden kazanacağım kadar parayı kazanmaktı. Arkadaşlarımdan birisi, bazı girişimcilerin nasıl gelecekte yaşadıklarından bahsediyor. Bu girişimciler, dünyanın geri kalanından biraz daha farklı veya biraz daha önce görüyorlar. Ve fikirleri birleştiriyorlar, bu sayede insanlar 'Bu gerçekten çok ilginç. Bu ürünü satın almak veya bu deneyimi paylaşmak isterim' diyorlar. Beklenmeyen, sıra dışı bir şeyi öğrendiğinizde, bu sizin neyin mümkün olduğu konusundaki kavrayışınızı da genişletiyor, ve yeni fikirler üretebiliyorsunuz. Girişimcilik, bir noktaya kadar, yeni bir iş kurma ile aynı süreç. Yeni bir iş kuruyorsunuz, ancak belki diğer kişilerin daha önce yaptığından biraz daha farklı şekilde ele alıyorsunuz. Yani, Southwest Airlines ile United veya American arasındaki farkı düşünüyorsunuz, değil mi? Üçü de havayolu şirketi, ancak Southwest soruna farklı bir bakış açısıyla yaklaşıyor, ve girişimcilik de pek çok yönden bu bakış açısına sahip, ve daha sonra bu bakış açısından yeni bir deneyim sunuyor veya parçaları, farklı bir sonuç elde etmek üzere farklı şekilde birleştiriyor. İşin temelde gelip dayandığı yer, sizin motivasyonunuz. Her ne yapmak istiyorsanız, gidin ve yapın. Umarım onlar da bunu kendilerinin de yapabilecekleri konusunda ilham alırlar. O kadar zor değil.