If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:2:50

Video açıklaması

Işığı prizmayla kırdığınızda ortaya çıkan güzel gökkuşağı görüntüsünü önceki videoda gördük. Şimdi de gelin, gökkuşağının renklerini nasıl algıladığımızı bir düşünelim. Mesela sarıyı “sarı” gösteren nedir? Gözlerinizin içinde “koni” adında özel renk algılayıcıları bulunuyor. Bunlar, ışığın belirli dalga boylarına karşı duyarlı hücreler. Örneğin; bir tür koni kırmızı ışığa karşı daha duyarlı. Yani spektrumun kırmızı ucundaki uzun dalga boyu bu hücreye gelindiğinde, bu hücre beyine bir işaret yollar ve bu işaretin büyüklüğü de, ışığın ne kadar kırmızı ışık içerdiğine bağlı olacaktır. Gözlerimizde üç ana tür renk algılayıcı bulunuyor. Biri daha uzun dalga boylarına yani kırmızı ışığa karşı duyarlı. Bir diğeri orta uzunluktaki dalga boylarına, diğeri de yeşil ışığa. Ve biri de daha kısa dalga boylarına, yani daha mavi ışığa. Burada ilginç olan şu: Beynimiz bu üç alıcıdan gelen tüm sinyalleri birleştirerek bütün renkleri algılayabiliyor. Renkli televizyonlar ve bilgisayar monitörleri de gözlerimizdeki renk algılayıcılarının özelliklerinden esinlenerek üretilmiştir. Eğer bir ekrana çok yakından bakacak olursanız, küçük dikdörtgenlerden yani “piksellerden” meydana geldiğini görebilirsiniz. Bunların her biri, birer kırmızı, yeşil ve mavi bölgeye sahiptir. Renkleri göstermek için ekrandaki ilgili renkler aydınlatılır. Mesela ekranın sarı görünmesi için, monitörün sadece kırmızı ve yeşil pikselleri aydınlatır. Uzaktan bakıldığında bu, sarı renkte görünür. İşte biz de aynen bu şekilde ki renkleri dijital ortamda sadece bu 3 rengi kullanarak yaratabiliyoruz: kırmızı, yeşil ve mavi. Sıradaki alıştırma da sizde farklı miktarlarda kırmızı, yeşil ve mavi kullanarak istenilen renkleri monitörünüzde elde etmeye çalışacaksınız. Mesela yeşilin bu tonunu elde etmeyi deneyebilirsiniz. Bu arada farklı hayvan türlerinin gözlerinde farklı koniler mevcut. Örneğin köpekler, sadece sarıya ve maviye karşı duyarlı konilere sahipler. Dolayısıyla kırmızı ışık onların beynine herhangi bir işaret göndermiyor. Öte yandan Mantis karidesi ise gözlerinde en fazla renk algılayıcısı olması bakımından bir rekoru elinde bulunduruyor: Tam 12 farklı algılayıcı! Bilim insanları bunların renkleri nasıl algıladığını henüz tam olarak bilmiyorlar. Bunun dışında, bir grup insandan da bahsetmeliyiz. Enteresan bir şekilde tamamı kadın olan bir insan grubundan bahsediyoruz ve bunlara “tetrakromat” deniyor. İnsanların neredeyse tamamının gözünde üç algılayıcı varken, bu insanların gözlerinde, dört farklı renk algılayıcısı bulunuyor. O yüzden de onların renkleri ayırt etme yeteneklerinin çok daha iyi olduğu düşünülüyor. ve öyle olması bekleniyor. Keşke ben de onlardan olsaydım.