If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:1:34

Video açıklaması

Şimdi, insan gözüne kısaca geri dönelim.Gözümüzün, ışığın algılanabilmesi için içinden geçmesi gereken sensör olduğunu biliyoruz.Bunun için de, insanın görsel sisteminin limitlerini anlayabilmemiz gerekiyor.1920’lerde, , insanların algılayabilecekleri renk uzayını belirleyebilmek için bazı deneyler yapılmıştır Mordan başlayarak, kırmızıya kadar gökkuşağının tüm renkleri, tek dalga boylu tüm renkleri tanımlar. Bu renklere, “spektral renkler” deniliyor ve bu bölge içinde saf renklerin tüm kombinasyonlarını bulabiliriz. Bilim insanları görebildiğimiz saf renklerin limitlerini belirlemişler.Bunun ne kadar komik bir şekil olduğunu görüyor musunuz? Ama bu şekil, “algısal benzerlik” açısından çok faydalıdır. Algısal benzerlik, bu kırmızı ve bu yeşil gibi iki rengin karışımını, kolayca, aralarında bir çizgi çekip orta noktalarına bakarak bulabileceğimiz anlamına geliyor.Buna “CIE kromatiklik diyagramı” adı veriliyor.Bu arada, “CIE'' araştırmaları sonucu bu bulguları yayınlayan bilim insanlarının grubunun ismidir. Bunu, algısal olarak benzer olmayan ton yoğunluk renk dairesiyle karşılaştıralım mı? Saf kırmızı burada, saf yeşil ise burada…Ama ortak noktalarının saf sarı olduğunu söyleyemeyiz! Bu sarı, daha çok, desatüre bir sarı! Evet, burada bir ara verelim mi? Sıradaki alıştırmayla CIE kromatiklik diyagramı ve algısal benzerlik konularında düşünmenizi sağlamaya çalışıcaz.