If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:3:32

Video açıklaması

Bir nakliye işi için 60 bin liralık bir kamyon alıyorsunuz. Kamyonun kullanım ömrünü 3 yıl olarak kabul edelim, bu durumda her 3 yılda bir, tekrar bir kamyon almanız gerekecek. Burada nakliye şirketinin yıllara göre gelir tablosu var. Birinci yıl, ikinci yıl, üçüncü yıl, dördüncü yıl olarak ilerliyor. Gelir satırında da her yıl elde edinilen gelirleri görüyoruz. Gördüğünüz gibi ilk seneden itibaren yılda 100 bin lira kazanıyoruz. Bunların hepsini bin cinsinden yazıyorum. Gelirimiz düzenli. İlk 10 yıl boyunca, her yıl 100 bin liralık bir gelir elde ediyoruz. Ancak bir taraftan da şoförün maaşını ödememiz gerekiyor. Dolayısıyla işçi giderleri için her yıl 50 bin lira veriyoruz. Bu da yine binin katları şeklinde olacak. İşçi giderleri gelirlerinden çıkarıldığında, elimizde 50 bin lira kalacak. Diğer bir giderimiz ise yeni kamyon masrafı. Öyleyse, kamyonun maliyetini düşelim. “Daha ilk yıldan 60 bin lira harcadım” diyebilirsiniz, sonuçta gidip satıcıdan kamyonunuzu almışsınız. O zaman bunu neden 60 bin liralık bir masraf olarak göstermeyelim? İlk yıl kamyon bana 60 bin liraya mal oldu. İkinci ve üçüncü yılda, elimizde halihazırda bir kamyonumuz olduğu için bir daha masraf yazmıyoruz. Ancak dördüncü yılda kamyon kullanım ömrünü doldurduğu için, sonuçta sürekli nakliye işlerimiz için kullanıyoruz. 60 bin liraya yeni bir kamyon almam gerekecek. Beşinci ve altıncı yıllarda da bir şey yapmama gerek yok. Yedinci yılda tekrar 60 bin lira verip yeni bir kamyon daha almam gerekecek. Sekizinci ve dokuzuncu yılları da boş geçiyorum, onuncu yılda ise kamyon için tekrar 60 bin lira ödüyorum. Bu şekilde 3 yılda bir yaptığınız kamyon masrafını hesaplarsanız, kârınız şu şekilde gözükecek. Bu satır, gelir ve sonraki iki satırımız da giderleri gösteriyor. 100 eksi, 50 eksi 60, eşittir eksi 10 kâr yani ilk yıl 10 bin liralık zararımız var. İkinci yılda 50 bin liralık kârınız var. Üçüncü yılda da 50 bin liralık kârınız var, 100 eksi 50, 50 ediyor, değil mi? Sonra dördüncü yılda yine eksi 10 bin kâr. Sonra yine 50 bin lira kâr, 50 bin lira kâr ve yine eksi 10 bin lira kâr. Tekrar 50 bin lira kâr, 50 bin lira kâr. Böyle gidiyor. Bu gelir beyanına bakan bir kişi bunun biraz garip bir iş olduğunu düşünebilir. 3 yılda büyük bir para kaybı var ve nedeni belli değil, kötü yönetim olabilir, tuhaf bir şeyler oluyor olabilir, belki de hava koşullarındandır, kim bilir? Kâr açısından bakarsak, para kazanıyorsunuz, sonra kaybediyorsunuz ve tekrar kazanıyorsunuz. 3 senede bir, yeni bir kamyon masrafı çıktığı için, faaliyet kârı kısmına bakınca, tuhaf bir işletme gibi duruyor. “Faaliyet kârı” dediğimiz şey, aslında ticari faaliyetlerden elde edilen, faaliyet giderlerinden ve vergilerden önce elinizde olan kârdır. Bu biraz tuhaf, çünkü işletmemiz epey istikrarlı, ama faaliyet kârımız oldukça inişli-çıkışlı. Bunu dengeli bir şekilde tutmamızın yolu aslında, kamyonu sermaye olarak kullanıp, kamyonu kullanım süresi boyunca amorti ettirmeye çalışmak olabilir. Bunu da bir sonraki videoda ayrıntılı bir şekilde anlatacağım.