If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:13:04

Video açıklaması

İnsanlar birbirlerine borç vermeye başladıklarından beri önemli bir sorunla karşılaştılar. Eğer birisi borcunu geri ödeyemezse ne olur? Modern dünyada bu konuda neler yaptığımıza geçmeden önce, bazı tanımları kısaca açıklamak gerek. Bunlar, kredilerden bahsederken çok kullanacağımız kelimeler. İşlemin bir tarafında, borçlumuz var. Borçlu.Evet bu, borç almış olan kişi. Kredi kullandı, ve şimdi borçlu durumda. İşlemin diğer tarafındaysa, krediyi veren kişi var, yani alacaklı. Borçluya krediyi açan kişi veya kurum bu, para bu kişiye veya bu kuruma geri ödeniyor olacak. Parayı borç vermiş olan taraf kısacası. İşlemin iki tarafındaki kişilere ve nasıl adlandırıldıklarına, ne isim verildiğine bu kişilere yada kurumlara bakmış olduk,Şimdi şu temel sorumuza geri dönelim. Borçlu olan taraf, borcun vadesi geldiği halde borcunu alacaklıya ödeyemiyorsa ne olur? İnsanlık tarihi boyunca, bunun için çeşitli çözümler üretilmiş. Antik Yunan'da mesela, çok basit bir çözüm bulmuşlardı. Borcunu geri ödeyemeyen, alacaklının kredi kölesi oluyor. Kredi kölesi, güzel laf. Evet şimdi bunun kredi kölesi ne demek bir açıklayalım. Borçlu, borcunu geri ödeyene kadar, alacaklının kendisinden isteyeceği işleri yapmak zorunda. Mesela bu işler alacaklının evinin temizliği, bahçe bakımı, Aklınıza ne geliyorsa yani borcunuzu kapatmak için fiziksel olarak çalışıyorsunuz. Günümüz dünyasında bize şoke edici gelen bir yöntem, ama Antik Yunan'da sorunu bu şekilde çözmüşler. Para borç aldınız, ve geri ödeyemiyorsunuz, alacaklı için fiziksel olarak çalışmak zorundasınız. Şimdi biraz ileri gidelim, mesela ortaçağ Avrupa'sı diyelim, Charles Dickens'ın babası da bu şimdi anlatacağım bu durumla karşı karşıya kalmış. Avrupa ve ABD'de, 1800'lerin başlangıcından itibaren borcunu ödeyemeyen kişilerin hapsedilmesi gündeme geldi. Bunun koşullarını anlattığımda, sanırım siz de benim gibi, kredi kölesi olmanın çok daha iyi olduğunu düşüneceksiniz. Kredisini geri ödeyemeyen borçlu hapse atılıyor, ve aileniz borcunuzu kapatana kadar hapiste kalıyorsunuz. Aileniz geri ödeyecek, belki yakın dostlarınız varsa onlar da isterlerse yardımcı olabilirler borcunuzu ödemek için ve size hapisten kurtarmak için. Baya korkunç bir durum değil mi? Mesela benim 1,000 $'lık bir borcum var diyelim ki geri ödeyemiyorum. Aileminde parası yok, arkadaşlarım da beni sevmiyorlar. Ömrümün sonuna kadar hapis köşelerin de sürüneceğim değil mi? Şahane bir metod Borç geri ödenene kadar hapiste kalma bana oldukça insafsız bir uygulama gibi duyuluyor. Charles Dickens'ın babasının başına gelen de buydu, kredi borçlusu olarak hapiste kaldı. Sanırım bu, yazarın kitaplarında seçtiği konuların sebebini açıklıyor. Neyse ki, artık bunlar geçmişte kaldı. Artık modern bir toplumuz, ve alınan borcun geri ödenemediği durumlar için artık farklı uygulamalarımız var. Bugünkü videomuzun konusu da bu uygulamalar. Günümüz dünyasında iflasa ilişkin değişik prosedürlerimiz var artık.Prosedür evet. Aslında iflasa ilişkin olarak yapılan ilk uygulamalar, kredi borçlusunun hapse atılmasından çok da farklı değildi. Borçludan ziyade, kredi vereni korumaya dönük uygulamalardı. Ama artık iflas kanunlarımız var, ve bu kanunlar insanın borcu yüzünden ömür boyu hapiste kalmasını gerektirecek zalimce sonuçlar getirmiyorlar.. Şimdi biraz iflastan bahsedelim. İflas hakkında konuşurken, tabi ABD'deki uygulamadan bahsediyor olacağız. İflas kelimesini şimdi farklı bir renkle yazalım. İflas. Kötü bir kelime. ABD'deki uygulamalara göre iflas nedir?. Kişisel iflastan bahsediyor olacağım, ama bu kuralların bir kısmı kurumlar için de uygulanıyor. Bu konuda daha önce videolar yapmıştım. Diyelim ki borca batmış durumdayım.Kredi kartlarımın borç bakiyesi 100,000 $'a çıkmış durumda. Ödenmesi gereken konut kredim de var. Ödenmeyi bekleyen araba kredisinin taksitleri var. Falan var filan var. Peki, ne yapıyor olmalıyım? Ne yapacağım? Birkaç seçenek var. İflas Kanunu'na göre çeşitli seçenekleriniz var. Çok karmaşık gözüküyor. İflas Kanunu ve bunun değişik alt maddeleri. Önce 7. maddeye bakalım. Direk iflası açıklayan madde. Çok basit bir prosedür değil, şimdiden söyleyim. İşin özü şu, iflas mahkemelerine gidiyorsunuz. Borçlarınızı geri ödeyemediğinizi belirtiyorsunuz. Mal varlığımı alıyorlar ve alacaklılar arasında mal varlığınımı paylaştırıyorlar. Bunlar olup bittikten sonra, mal varlığımın çoğunu kaybetmiş oluyorum ama hiç kimseye de borcum kalmıyor. Mal varlıklarımın bir kısmı tabi istisna tutuluyor. Yaşamak için kullanmak zorunda olduğunuz mal varlıklarına dokunmuyorlar, tencere tava, televizyonunuz falan filan gibi. Yada iş kıyafetlerinize de dokunmuyorlardır belki, nede olsa iş bulmak için tekrar o iş kıyafetleri size tekrar iş bulmak için gerekecek değil mi? Ama eğer banka hesabında param varsa, şık bir pırlanta yüzük, iyi marka bir kol saati, bunlar hepsi benden gidiyor. İflas mahkemesinin atadığı yediemin bunları benden alıyor, satıyor ve elde ettiği parayı benden alacaklı olanlara dağıtıyor. Bunlar olup bittiğinde, günün sonunda yani bütün borçlarımdan kurtulmuş oluyorum. Sürekli borçlu olmak, ucu ucuna yaşamak, borçlarımı ödeyememek, bu kısır döngüden kurtulmuş oluyorum. Direk iflas bu. Diyebilirsiniz ki, ağır bir borç yükü altında ezilen herkes niye bu yöntemi kullanmıyor? Birinci sebep şu, bunun çok kolaylıkla yapılmasını engelleyen bazı kurallar var. Ama asıl önemli kısıtlama, direk iflasa giderseniz bu durum 10 yıl süreyle sizin kişisel kredi sicilinizde gözükecek . Kredi sicilinizde 10 yıl boyunca duracak. Şimdi şöylede düşünebilirsiniz bu 10 yılı kredi borçlarımı ödemeye çalışarak geçirsem daha iyi durumda olmazmıyım. Eğer bu borçları ödememin bir yolu varsa, bir şekilde ödeyebilecekseniz, o zaman kredi sicilinizi 10 yıl boyunca bozmak yerine zaten şimdiden elinizden geleni yapıyor olmalısınız. Ama durum çok ümitsizse , kişisel direk iflası seçebilirsiniz karar sizin. Direk iflas herşeyin çözümü değil yani. Üniversite paranızı ödemek için kullanmış olduğunuz 300,000 $'lık öğrenim krediniz varsa, bunu geri ödemek 10 yıldan tahminen daha uzun sürecek diye düşünebilirsiniz. Evet iflas Kanunu'nun 7. maddesine dayanarak kişisel direk iflasa gidelim. Talihsizlik diye düşünmeyin, ama 7. madde öğrenim kredilerini kapsamıyor. Yani bazı kredi türleri bu kanun kapsamına girmiyor, bunları her halikarda geri ödemek zorundasınız. Bazı vergi borçları, öğrenim kredileri,çocuk destek kredileri, bunlar bu kapsamda değil. İflas kanununun bu maddesi, kredi kartı borçu gibi konuları kapsıyor. Ama pek kolay bir süreç değil. Bu konular hakkında daha detaylı bilgi ve yönlendirme almak için bir uzmanla görüşün bence. Ve umarım bu durumda hiç bir zaman kalmazsınız. 7. maddede bahsedilen kişisel direk iflasın genel kapsamı bu. Kişisel iflastan bahsedilirken, çok sık duyacağınız bir başka madde de İflas Kanunu'nun 13. maddesi. Buna genelde borcun yeniden yapılandırılması diyoruz. Ana fikri şu. Bir işim var. Bir maaşım var.Ama çok da ciddi borcum da var. Ve bu borç bir sorumsuzluktan kaynaklanan bir borç değil. Belki ailemden bir kişinin acil bir sağlık problemi için masraf yapmak zorunda kaldım, belki ani ve acil başka bir harcama çıktı. Diyorsunuz ki, aslında borcumu geri ödeme isteğindeyim,Gerçekten geri ödemek istiyorum, ama bana kredi vermiş olanların istediklerini şu an karşılayacak gücüm yok. Ve eğer çok üstüme gelirseniz, sonunda 7. maddeye sığınmak zorunda kalacağım. Hem benim, hemde bana geçmişte kredi vermiş olan sizlerin selameti için, niye karşılıklı oturup size olan borcumu önümüzdeki 5 yıl içinde kapatabileceğim yeni bir geri ödeme planı yapmıyoruz? Diyorsunuz. Bu konuda, borç bakiyesi üzerinde de mesela pazarlık olabilir, borç 50,000 $'dı, düşürüldü, 40,000$ üzerinden hesap yapılacak gibi mesela. Veya faiz oranları üzerinde değişiklik yapılabilir, kredi kartı borcuna işletilen faizin yıllık %20'den %10'a düşürülmesi gibi. Biraz pazarlık yapılacak yani. Sonuçta yeni bir geri ödeme planı üzerinde el sıkışacağız. Ve bu planda anlaşırsak, size olan borcumu önümüzdeki 3 veya 5 yıl içerisinde geri ödeyip kapatmış olacağım. Şimdi diyebilirsiniz, ki, bu çok iyiymiş. Kredi kartı borç bakiyem 100,000 $'sa, bankama gidip aslında çok iyi niyetliyim deyip sağlam bir hikaye anlatırsam borcumu azaltıyor olacaklar. Ama açıkçası, , böyle düşünmeseniz iyi olur. Çünkü tabi ki bu maddenin de yaptırımları var. En başında, bu da kişisel kredi sicilinizde gözüküyor olacak. Diyelim ki alacaklılarınıza ödeme yapmanız için 3 yıllık bir geri ödeme planı yapıldı. Bu ödeme bittikten sonra dahi hala 7 yıl boyunca kredi sicil kayıtlarınızda bu bildirim gözüküyor olacak.7 yıl daha gözükecek bu durum. Yani aynen Madde 7'de olduğu gibi kişisel kredi sicilinizde 10 yıl boyunca gözükecek. Yani bu iki durum da, yaşasın borcumu azaltayım deyip hemen üstüne atlayacağınız seçenekler değil. Bunlar, bundan sonraki hayatınızı ciddi bir şekilde etkileyecek çok önemli kararlar. Hızlı karar verilecek basit konular değil. Ama yine de bu konular hakkında fikir sahibi olmakta fayda var, borçlarınızın üstünüze geldiğini ve artık nefes alamayacak gibi hissettiğiniz durumlarda, veya başı gerçekten sıkışmış bir dostunuzu duyduğunda işinize yarayabilirler. En azından, şunu şunu yaptığımda 3 yıl veya 5 yılın sonunda bu işten kurtulmuş olabilirim, bir çıkış yolu var demenizi sağlayan düzenlemeler bunlar. Yeni ve temiz bir başlangıç yapmanızı, tertemiz bir sayfa açmanızı sağlayabilirler. Bu arada bu kanun maddelerinin sağladıkları haklar ne sıklıkla kullanılıyor diye bir baktım. Biliyorsunuz ABD'de resesyonun tam ortasındayız, ve bankalara gönderilen kişisel iflas dosyaları kapıdan taşmış durumda. Şunları yazayım. Bu İflas Kanunu 7.Madde Bu da 13.Madde Aradaki maddeler ne hakkındaydı diye aklınıza takıldıysa söyleyeyim. Madde 12, aslında 13, çiftçiler ve balıkçılara ilişkin. Bu iki gruptaki meslek sahipleri bizlere nazaran biraz daha kollanmışlar, sanırım gıda üretimini destekleme politikası sayesinde. Madde 11 var, mesela bu da kurumların borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin bir madde. Bu maddenin bir kısmı, gerçekten çok büyük montanlı işlem yapan gerçek kişiler için de uygulanabiliyor. Kişisel yatırımları ve yükümlülüklerine baktığınızda bir kurum kadar büyük rakamlara sahip olan gerçek kişilerden bahsediyorum. Bu büyük yatırımcılar için Madde 11, Madde 13'e kıyasla daha uygun. Ve bu diğer iki madde var arada.Ama konumuz kişisel iflas olduğunda, gerçek kişileri en çok ilgilendiren maddeler bu ikisi, yani Madde 7 ve Madde 13. Şimdi bu Maddelerden yararlanarak kaç kişi iflas için başvurmuş ona bir bakalım, Ve bu sayıların nasıl yükseldiğini de görelim. 2007,2008, ve 2009 yılları. ABD'De, İflas Kanunu Madde 7'den yararlanarak kişisel iflas için başvurmuş kişi sayıları: 2007 yılı 413,000 kişi 2008'de 560,000 kişiye yükseliyor.Yani %25'ten fazla bir artış var. Ve 2009 yılında ise 819,000 tane dosya. Yani 2007'deki dosya sayısının tam 2 katına yükselmiş. Madde 13'e bakacak olursak da,2007 yılında açılan dosya sayısı 277,000. Madde 7'den yapılan başvurularla kıyaslayacak olursak, kabaca oradaki her dosyaya karşılık bundan 3 dosya var gibi. 2008'de rakam 334,000'e yükseliyor.Ve 2009'da ise 370,000 kişi. Görüldüğü gibi, Madde 7'ye dayaranak yapılan iflas başvurularının sayısı gerçekten çok hızlı yükseliyor. Madde 7'den yapılan başvuru sayıları daha vahim durumda. Bunun bir sebebi de, Madde 13'ten başvurabilmek için bir işte çalışıyor olmanız gerekiyor, oysa insanların önemli bir kısmı işsiz . İşleri olmadığı için 13. maddeden yararlanamıyorlar ve maalesef 7. maddeden başvurmak zorunda kalıyorlar. Umarım, ABD'deki kişisel iflas uygulamaları hakkındaki bu videoyu faydalı bulmuşsunuzdur ve umarım hiç bir zaman buna benzer bir durumda kalmazsınız.