Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:10:13

Video açıklaması

Paramızı kullandığımız yerlerin harcama mı yoksa yatırım mı olduğunu değerlendiriyorduk, şimdi bir önceki videomuzda kaldığımız yerden devam edelim. Benim düşünceme göre, yatırım olabilmesi için en önemli koşul, paranızın hem sizin için hem de toplumun bütünü için artı değer sağlayacak bir şey de kullanılması gerekir. Harcama ise havaya saçılan para, egomuzu tatmin veya sosyal statümüzü vurgulamak amacıyla satın aldıklarımız olabilir. Şimdi, değişik bir konuyu düşünelim: Ne diyelim tatil olsun. Ailenizle birlikte vakit geçireceğiniz sosyalleşeceğiniz, dinleneceğiniz basit bir tatil olsun bu. Tatil olduğuna göre biz işe gitmiyoruz, çocuklarımız da okula gitmiyor. Ve otele, yemeğe, ulaşıma da toplam 2,000 TL ödemiş olalım. Demek ki bu bir harcama diyebiliriz. Biraz daha düşünürseniz, aslında bu bir harcama da olabilir, bir yatırım da olabilir. İlk bakışta harcama olarak gözüküyor olsa da, tatile gittiğinizde zihniniz ve bedeniniz dinleniyor, aile bağlarınız kuvvetleniyor ve daha mutlu bir insan oluyorsunuz. Dönüşte de işinize daha rahat odaklanıyorsunuz, toplum için daha faydalı bir insan oluyorsunuz. Bu örneğe göre, aslında harcama olduğunu düşündüğünüz basit aile tatiliniz, bir yatırım olarak da düşünülebilir. Ancak diyelim ki son derece ihtişamlı bir tatil planladınız ve dört kişilik aileniz için tatil harcamanız toplam 200,000 TL oldu. Özel uçaklar, yıldızlı şefler.. Bu kadar lüks bir tatilin, sizin diğerine göre daha mutlu edeceğini ve dönüşte daha verimli olabileceğinizi iddia edebilirsiniz. Evet yaptığınız tatil harcamasının çok az bir kısmı, diyelim ki 2,000 TL'si az önce verdiğimiz örnek düşünüldüğünde yatırım olarak değerlendirilebilir. Ancak verdiğimiz paranın geri kalanı yani 198,000 TL'lik kısmını tüketim olarak görmelisiniz. Gittiğiniz yerde para harcadığınız diğer kişilere iş sağlamış oluyorsunuz, ancak bu kadar yüksek harcama yapılan bir tatilde yatırım değil olsa olsa zenginliğin el değiştirmesinden bahsediyor olabiliriz. Zira yaptığınız harcama toplumun bütün olarak ilerlemesine, yeni üretim tesisleri kurulmasına veya yeni buluşlar yapılmasına yardımcı olmuyor. Diyelim ki bir cüzdana ihtiyacınız var. Ve işinizi görecek iyi bir cüzdanı 20 TL'ye satın alabiliyorsunuz. Bu bir yatırım mıdır, harcama mıdır? Bence yatırımdır. Zira ihtiyacınız var, paranızı daha düzenli saklayabileceksiniz, verimliliğiniz artacak. Diyelim ki gidip marka bir cüzdan almaya karar verdiniz, bu sene piton moda dediniz, ve cüzdana 4.000 TL ödediniz. Bunun da bir yatırım olduğunu, bu marka cüzdanı kullandığınızda daha yüksek gelirli bir iş bulma ihtimalinizin artacağını söyleyebilirsiniz. Ancak unutmayın ki her şeyin bir temel değeri vardır. ve sizin ödediğiniz tutar bu değerin çok üstünde olacak. Ödediğiniz bedelin çok az bir kısmı ile ihtiyacınızı karşılıyor olabilirdiniz, ve sadece o kadarlık kısmını yatırım olarak düşünebilirsiniz. Geri kalanı ise harcama olacak. Bu cüzdanı satan firmanın üretim maliyeti, muhtemelen etiket fiyatı ile karşılaştırıldığında oldukça düşük olacak. Sponsorluk ve reklam gibi diğer giderleri de olabilir tabi ancak düşünürseniz, yaptığınız şey fazladan 3,980 TL vererek egonuzu tatmin etmek olacaktır. Fazladan verdiğiniz bu para karşılığında firma size kendinizi daha iyi, daha önemli hissettiren marka değerini satacaktır. Dolayısı ile zenginliğin el değiştirmesi söz konusudur burada da. Bu lüks marka elinde biriken paralarla gidip risk sermayesi girişim ortaklığı kurar ve sonra da güneş enerjisi üretimi alanında üretime geçerse, o zaman onların yaptığının yatırım olduğundan bahsedebilirsiniz ancak bu, sizin yaptığınızın harcama olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir. Farklı bir örneğe geçelim şimdi. Diyelim ki saati 10 TL'den 200 kişiyi tuttunuz, ve bu kişiler sizin için 1 saat boyunca dans edecekler, size tezahürat yapacaklar, ne kadar muhteşem birisi olduğunuzu söyleyecekler. Bunun kesinlikle harcama olduğunu söyleyebilirsiniz. Zira bir zenginlik transferi yapılıyor olmakla birlikte, bu 1 saatlik süre içerisinde üretime dönük herhangi bir faaliyet yapılmıyor. Bu 200 kişi o bir saatlik sürede fabrikada çalışmıyor, toprağı ekmiyor, sadece sizin egonuzu tatmin etmeye çalışıyor. Bana sorarsanız bu oldukça kötü bir fikir, zira bu durumda sadece zenginlik transferinden değil, aynı zamanda zenginliğin yıkıcı etkilerinden bahsediyor olacağız. Birilerinin hayatını iyileştirmek için kullanılabilecek zamanı boşa harcamış oluyoruz. Sistemdeki paranın üretime gitmemesi, bir süre sonra enflasyon problemini de doğuruyor olacak. Bu konu hakkında gerçekten düşünmenizi istiyorum arkadaşlar, yapmak üzere olduğunuz yatırım mı harcama mı? Kişisel harcamalarımda kendime sormaya çalıştığım bir soru belki size de yardımcı olabilir: İhtiyacım mı var, yoksa istiyor muyum? İzleyen videolarımızda, ekonomik durgunluk dönemlerinde hükümetlerin niçin tasarrufu artırmak yerine harcamayı özendirici söylemleri olduğu üzerinde de duracağız. Bir sonraki videomuzda görüşmek üzere hoşça kalın.