If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:4:52

Video açıklaması

Son videomuzda, Pete açık uçlu bir yatırım fonu kurmuştu, fonun yöneticisi de PETE INC. şirketiydi. Pete'i hatırladınız umarım, daha önce bahsetmiştim. Yatırım fonlarının isimleri genelde çok havalı olur, o yüzden bu fonun ismine de Satürn Fonu diyelim. Bu fon açık uçluydu, şimdi bu arada açık uçlu fon ne demekti bir hatırlayalım. Açık uçlu fonlarda, yatırımcılar istedikleri zaman yatırım fonunun paylarını alabiliyor veya fona geri satabiliyorlardı. Pete INC'in yönettiği bu fon, yatırımcılar diyelim ki 180 $'lık fonlarını geri satmak istiyorlar, bu payları geri alıyor ve karşılığında 180 $ ödüyor. Fona katılmak isteyen başka bir yatırımcı olursa, Pete Inc. geri aldığı bu payları ona satabilir. Bir havuz gibi düşünün, müşterilerin geri sattıkları havuza geliyor, yeni pay satın almak isteyenlere de yine bu havuzdan satış yapılıyor. Eğer havuzdaki paylar biterse, fon büyütülüyor ve yeni paylar oluşturulup onlar satılıyor. Fonu yöneten şirket de, yönetim ücreti alıyor. Açık uçlu fonları anlattıktan sonra aklınıza tabi şu soru gelebilir: Kapalı uçlu fon var mı peki? Evet kapalı uçlu fonlar da var. Bugünkü konumuz da bu. Kapalı uçlu fonlar aslında daha basit bir işleyişe sahip.Kapalı uçlu fonlarda, fon payları sayısı en başta belirleniyor. Diyelim ki Pete kapalı uçlu bir fon kurmaya karar verdi. Önce bu fonu yönetecek şirketi US Securities and Exchange Commission'a kaydettiriyor. Şunu da belirteyim, ben genel olarak yatırım fonu mekanizmalarını anlatıyorum. Örneğin ABD'deki düzenleyici kurumun adı SEC, ama Türkiye'de yatırım fonlarını genel olarak tüm menkul kıymetler piyasalarını düzenleyen kurum ise SPK, yani Sermaye Piyasası Kurulu. Temel bilgiler aynı, ama her ülkede ilgili kanunlar, mevzuat, başvuru prosedürleri farklı. Kısacası, neyse uzatmayalım Pete fonu resmi otoriteye kaydettirdi. Sonra ne yapıyor pazarlama çalışmalarına başlıyor. 'Ben çok başarılı bir fon yöneticisiyim' diyor, 'geçmiş dönemde yönettiğim yatırım fonlarında sağladığım getiriler de bunlar.' Diyelim ki bu fona katılmak isteyen 20 tane yatırımcı buldu. Şuraya çizelim, 20 yatırımcı, fonda 20 pay var yani. Ve diyelim ki bu 20 yatırımcının her birisi 100 $ yatırıyor, yani Pete bu yeni fonu için yatırımcılardan 2,000 $ topladı. Yatırımcılardan bu parayı topluyor, ve ondan sonra fon yeni müşteri girişine kapanıyor. Pete bundan sonra fona yeni müşteri bulmaya çalışmayacak, artık tek yapması gereken, topladığı bu parayı yönetmek. İyi getiriler sağlamak için elinden gelenin en iyisini yapacak umarız. Pete, tabi bu arada bu parayı yönettiği için bir komisyon alıyor demiştik hatırlıyorsanız, teknik ismiyle yönetim ücreti yani, diyelim ki %1 alıyor olsun. İki fon tipinin arasındaki temel fark şurada, Pete artık kapalı uçlu fona yeni müşteri alamıyor. Açık uçlu fon yönetirken, biliyorsunuz her işlem gününün sonunda, yeni müşteriler kazanabilir veya kaybedebilirsiniz, fona giriş ve çıkışlar olabilir. Dolayısıyla siz de sürekli olarak bu fonu satın alacak yeni yatırımcılar bulmaya çalışırsınız. Bu fondan daha çok satmaya çalışırsınız, fondaki para büyüsün ki, siz de yönetim ücreti olarak daha büyük rakamlar kazanabilin. Kapalı uçlu fonlarda ise, pazarlama çalışmalarını sadece fonun kuruluş aşamasında yapıyorsunuz. Fon kurulduktan ve diyelim ki bu 20 yatırımcıyı bulduktan sonra, yatırım fonunuzu yeni müşterilere satamıyorsunuz artık. Yatırım fonunuz için yeni pay çıkaramıyorsunuz.Pay diyorum ama, aklınızda olsun ki bunun teknik ismi yatırım fonu katılım belgesi. Yeni pay çıkaramıyorsunuz, mevcut payları iptal edemiyorsunuz. Aklınıza şimdi şu soru geldi sanırım: Diyelim ki ben de bu kapalı uçlu yatırım fonuna yatırım yaptım. Diyelim ki 1 adet yatırım fonu katılma belgem var, yani 1 payım var. Eğer para lazım olursa, bu yatırım fonumun parasını nasıl alacağım? Kapalı uçlu yatırım fonları için, sorunuzun cevabı şu: 1 payınızı gidip başka bir yatırımcıya satıyorsunuz. Nasıl ki hisse senetleri yatırımcılar arasında el değiştiriyor, siz de bu pay belgenizi başka bir yatırımcıya satıyorsunuz. Düşünelim, diyelim ki IBM şirketinin hisse senedini satın aldınız, aslında bu hisse senedini başka bir yatırımcıdan satın alırsınız. Veya başka bir alıyorsunuz, yatırımcıya satarsınız. IBM firmasının kendisiyle işlem yapmazsınız, ilk ihraç değilse. Direk firmayla işlem yapmıyorsunuz, ikincil piyasalarda diğer yatırımcılarla alıp satıyorsunuz,elinizdeki varlığı nakite çevirdiğiniz yer ikinci el piyasalar. Açık uçlu yatırım fonları ile temel farklılık burada: Açık uçlu yatırım fonlarında, yatırımcı fonunu likide etmek yani nakde çevirmek istediğinde işlemin karşı tarafı yatırım fonunun tüzel kişiliği oluyor. Yatırım fonu, fon katılım belgelerini geri alıyor, fon satın almak isteyen yatırımcı olursa satıyor, yani her halikarda fon alış/satış işleminde karşı taraf yatırım fonunun tüzel kişiliği. Kapalı uçlu fonlarda ise, fon katılım belgeleri oluşturulduktan sonra sabitleniyor, eğer bir yatırımcı almak veya satmak isterse bunu ikincil piyasalarda yapıyor. Yatırımcılar kendi aralarında alıp/satıyorlar, yatırım fonuyla değil. Yatırım fonu yöneticisi açısından bakıldığında, kapalı uçların getirdiği bir dezavantaj var. O da şu, parayı yönetirken fonu büyütmek veya küçültmek için esnekliğe sahip değiller. Kapalı uçlu fonların, fon yöneticisine getirdiği avantaj ise şu, olası geri dönüşler için kenarda nakit tutmak zorunda kalmıyor. Açık uçlu yatırım fonları o videoyu hatırlasanız daha öne yaptığımız, yatırımcıların bir kısmı fonlarını geri satmak isterlerse ve onlara tabiatıyla ödeme yapmamız gerekirse diye fon yöneticisi bir kenara nakit ayırmıştı. Kapalı uçlu fonlarda kimse gelip fon yöneticisinden parasını geri istemiyor, dolayısı ile fon yöneticisi de parayı daha rahat yönetebiliyor.