If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:11:48

Video açıklaması

Oldukça basit şekilde oluşturduğumuz bankacılık örneğimize geri dönelim Ve paranın ne olduğunu, nasıl yaratıldığını daha iyi anlamaya çalışalım. Örneğimizde bir adada yaşıyorduk Adamızdaki çiftçiler, hasattan sonra elmalarını tamamını satıyorlar Adamızın temel gelir kaynağı bu. Çiftçiler bu satışlardan her yıl diyelim ki 1,000 birim altın elde ediyorlar Çiftçiler ellerindeki altınları genelde yataklarının altında saklamayı veya küpün içine koyup bahçeye gömmeyi tercih ediyorlar Çiftçilere, paralarını sağda solda saklamalarının mantıklı olmadığını, sulama kanalları yapmak, Fabrika kurmak gibi çok iyi fikirlere sahip girişimcilerin olduğunu söylüyorum Bu girişimcilerin iyi projeleri var, ancak projelerini hayata geçirebilecek paraları yok Eğer çiftçilerdeki fazla paranın bu girişimcilere ulaşmasını sağlayabilirsem, ve bu projeler gerçekleşirse gerçekten toplumun tümü için faydalı bir iş yapacağız Yeni bir zenginlik kaynağı yaratacağız. Toplam pasta büyüyecek. Birikim sahibi kişilerle, paraya ihtiyacı olan kişileri eşleştirebilmek için bu bankayı kuruyorum Diyelim ki benim şahsi birikimlerim 100 altın Bunu 100 altın lira gibi düşünebilirsiniz. Bazı kişiler çarpan etkisinin sadece kağıt paralar için geçerli olduğunu düşünüyor Altın kullanıldığında da çarpan etkisi olduğunu gösterebilmek için, bu örnekte altın kullanıyorum Sahip olduğum 100 birim altını kullanarak, kale gibi sağlam gözüken bu binayı yapıyorum. Varlığım olan bu binanın değeri 100 altın Gayrimenkul olarak yazıyorum. Binayı, bilançonun sol tarafına yani AKTİFime yazıyorum Bilançonun sağ tarafında ne vardı? Bilançonun sağında da PASİFlerimizi yazıyorduk. Banka binamız hazır Çiftçilere gidip, paralarını evde veya bahçelerinde saklamanın güvenli olmadığını paralarını benim kale gibi sağlam ve güvenli binamda saklamaya karar verirlerse onlara ayrıca faiz ödeyeceğimi söylüyorum Çiftçiler bu fikri çok beğeniyorlar, hepsi gelip paralarının tamamını benim bankama yatırıyorlar Bankamıza 1,000 birim altın yattı Mevduatı niçin pasif tarafa yazdım? Çünkü bu mevduat benim bankamın yükümlülüğü Eğer çiftçiler paralarını geri almak isterlerse, mevduatlarını onlara geri ödemekle yükümlüyüm Bankama yatırılan bu parayı çalıştırmalıyım Artık bu altınları, paraya ihtiyacı olan girişimcilere kredi olarak kullandırabilirim Ancak, bana yatırılan mevduatın tamamını kredi olarak kullandıramam Zira, para yatıran çiftçilere, istedikleri herhangi bir gün gelip yatırdıkları parayı geri alabileceklerini söylemiştim Bana yatırılan altınların bir kısmını kenara ayırmalıyım. Diyelim ki çiftçilerin yatırdığı altınların %10’unu rezerv olarak ayırıyorum Rezervleri kırmızı ile yazalım, biraz sonra bunlara daha detaylı bakacağız %10 rezerv ayırdık, yani 100 altın Geriye 900 birim altın kaldı Bu 900 altını, kredi olarak girişimcilere kullandırabilirim. Bunu yeşille yazalım Verdiğim 900 altın kredi, benim bankamın varlığı Kredi alacaklarımı bilançomun aktifine yazıyorum. Bilançomun aktifindeki 900 birim altın gitti Hatırlayın, 1,000 birim altın yatmıştı, kalan 900’ü de kredi verdik. Gelen kredi taleplerine ilişkin olarak, her birisinin projelerini inceledik, değerlendirdik diyelim ki sulama sistemlerine ilişkin olan projeyi kredilendirdik Bu 900 birim altın ile sulama kanalları yapacaklar, böylece seneye daha çok mahsul elde edeceğiz Kendi elma alanlarından daha fazla sayıda elma elde edecekler ayrıca diğer çiftçilere de su satacaklar. Elde ettikleri kar ile de onlara verdiğimiz krediyi ve faizini geri ödeyecekler 900 birim altını bizden kredi olarak aldılar, ve bu parayı kanal kazmak için çalışan işçilere maaş olarak ödediler 900 birim altın işçilere gitti İşçiler de çiftçiler gibiler Altınlarını yatağın altına saklamak yerine, paralarını bizim bankaya yatırıp faiz kazanmak istiyorlar Örneğimiz basit olsun, diyelim ki bu kasabadaki tek banka benim İşçiler de paralarını benim bankama yatırıyorlar İşçiler bankamıza 900 birim altın yatırıyorlar Bunu da çizelim. Dikkat edin, bilançomuz büyüyor. Bunlar çiftçilerin mevduatları. Bankamıza ilk yatan para buydu Daha sonra işçiler de 900 birim mevduat yatırdı. Bu harika, yeni yatırılan 900 birim de boş boş durmasın. Bunu da kredi olarak kullandırabilirim Yeni yatırılan 900 birim altın, vadesiz mevduat hesabında Yani işçiler herhangi bir gün gelerek paralarını geri alabilirler Dolayısı ile bu mevduatın da bir kısmını rezerv olarak ayırmalıyım. Geçmiş dönem bilgilerini inceleyip analiz ediyorum, mevduatın %10’unu rezerv olarak kenara ayırıyorum. Rezerv oranım gene %10 Yani rezerv olarak 90 altın ayıracağım Geri kalan 810 birimi de kredi olarak kullandıracağım Kredi olarak kullandırdığım para bankama faiz kazandırıyor, ancak şimdilik faiz geliri konusuna hiç girmeyeceğim. Bu örnekte sadece para arzı konusuna odaklanmak istiyorum. Bu parayı da kesme biçme araçları fabrikası kuracak bir girişimciye kredi olarak kullandırıyorum Bu fabrikanın ürünleri, elmaları daha hızlı toplayabilmemizi sağlayacak.Yazalım fabrika kuracak. Ve tekraaar,Girişimci kredi olarak bizden aldığı 810 birim altını yeni fabrikasının inşaatını yapan müteahhitlere ödüyor. Müteahhitler. 810 birim altın artık müteahhitlerin cebinde Müteahhitler de evde para saklamanın güvenli olmadığını düşünüyorlar Paralarını hemen getirip benim bankama yatırıyorlar Bu döngüyü aynı şekilde devam ettirebiliriz, ancak sonsuza kadar devam ettiremeyiz Çünkü her seferinde, tutar biraz daha azalıyor. Örneğimizde yeni mevduat alma, rezerv ayırma ve kredi verme döngüsünü burada durduralım ki basit olsun. Müteahhitler 810 birim mevduat yatırdılar, artık yeni kredi vermedik, bu 810 birimin tamamını da rezerv olarak ayırdık Aslında bu tutarın %10’unu yani 81 birimi rezerv olarak atırdıktan sonra geri kalanı kredi olarak verebilirdim, ama vermedim. Bilançomuz artık böyle gözüküyor. Bunlar aktiflerimiz, bunlar da pasiflerimiz. Bilançonun aktif toplamı, pasif toplamı artı özkaynaklara eşit. Bunlar özkaynaklar, bunlar da yükümlülüklerimiz Banka bilançosu açısından, mevduatlar yükümlülük. Bunlar da aktiflerim Aktiflerimin bir kısmı nakit. Bu 810, bu 90 ve bu 100 nakit bunlar altın olarak bankamızın kasasında duruyor. Bu, bu ve bu da girişimcilere kullandırdığımız krediler Şimdi size bir sorum var Sistemde ne kadar para var? Sistemdeki para miktarı, parayı nasıl tanımladığınıza bağlı olarak değişir M0(em sıfır)’ı tanımlamakla başlayalım Sistemde ne kadar altın var? Gidip sayabiliriz. Hatırlayın, altınlar bankamın kasasında duruyor Burada 100 altın, burada 90 altın, burada da 810 birim altın var 810 artı 90 artı 100, toplam 1,000 altın var. Bu son derece akla yatkın, çünkü örneğimize başlarken, ilk başta da 1,000 altın vardı. Bunu, yani M0’ı para arzının en dar tanımı olarak düşünebiliriz Başka bir tanıma geçelim. M1 (em bir). Kişiler, vadesiz hesaplarında ne kadar paraları olduğunu düşünüyor? Çiftçiler bankamızdaki vadesiz hesaplarında 1,000 birim altın olduğunu düşünüyor Sulama kanalını yapan işçiler 900.Fabrikayı yapan müteahhitler de 810 birim altınları olduğunu düşünüyor Bunları toplarsak, 1000 artı 900 artı 810, toplam 2,710 birim vadesiz mevduat var Yani bu kişileri toplayıp bankada ne kadar vadesiz mevduatınız var diye sorsak alacağımız cevap 2,710 birim altın olacak Çarpan etkisi dediğimiz bu.Bu kısmi reserv sistemlerinde oluşan bir durumdur İnsanlar para yaratmaktan bahsettiklerinde bundan bahsediyorlar işte 1,000 birim altın var. Ancak kişiler, toplamda 2,710 birim vadesiz altın mevduatına sahip olduklarını düşünüyorlar. Bir sonraki videoda, böyle düşünmekte haklılar mı sorusu üzerinde düşüneceğiz Tekrar görüşmek dilrğiyle hoşça kalın