If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:3:37

Video açıklaması

Faiz oranlarından bahsedilirken LIBOR teriminin kullanıldığını duymuş olabilirsiniz. Veya 'LIBOR artı yüzde şu kadar faizle kredi kullandı' cümlesi kulağınıza çarpmış olabilir. Finans kanallarını dinlerken LIBOR kelimesinin sıkça kullanıldığı dikkatinizi çekmiştir diye umuyorum. Peki, nedir bu LIBOR? LIBOR, bankaların birbirlerine borç verdiği ortalama faiz oranıdır. İngiliz Bankalar Birliği için Reuters tarafından hesaplanır. LIBOR oranları, diğer pek çok finansal işlem için de kıstas noktasını oluşturur. LIBOR teriminin açılımını söylemeyi unuttum galiba London Inter Bank Offer Rate kelimelerinin baş harflerinden oluşuyor. Yani Londra'da bankaların birbirlerine borç verme faiz oranı. Daha iyi anlayabilmek için iki banka üzerinden örnekleyelim. Bankalarımız burada bunlar A Bankası ve B Bankası olsunlar. Muhtemelen biliyorsunuzdur, bir bankaya gidip para yatırdığınızda banka o paranın tamamını kendisinde tutmuyor. Para kazanabilmek için, sizlerden topladığı mevduatın büyük bir kısmını kredi olarak kullandırıyor. Elinde sadece gerektiği kadar nakit tutuyor, geri kalanı kredi olarak kullandırıyor. Parasını bankaya yatırmış olan mudiler gelip paralarını çekmek isteyebilirler değil mi? Banka bu sebeple bir kısım nakit bulunduruyor tabii. Bankaların nakit tutmalarının bir diğer sebebi de, 'Zorunlu Karşılık' tutmak zorunda olmaları. Bankalar, ülkenin Merkez Bankası tarafından belirlenen oranda zorunlu karşılık ayırmak zorundadırlar. Neyse şimdi örneğimize devam edelim. A Bankası diyor ki 'Biraz borç almalıyım'. Başka bir bankaya gidip borç alayım. Bankalararası dediğimiz bu işlem iki bankanın arasında gerçekleşiyor. Buradaki B Bankası'nın elinde çok fazla nakit var. Ve B Bankası da bu kadar nakitin üzerinde oturmak istemiyor. Zira nakitin kasalarında durması onlara faiz kazandırmıyor. Faiz kazanabilmek için kredi vermek istiyorlar. B Bankası, A Bankası'na kredi verecek. Bu kadar para veriyor olsun. Bu, A Bankası'nın alacağı taze para. Bu bir kredi işlemi. Bu yeni bir kredi, hatırlayalım, aktifler eşittir borçlar artı özkaynak. Buradakiler pasif kalemleri, burada borçlar. Yani bu B Bankası'ndan alınan kredinin parası. B Bankasının bilançosunu da düşünelim kredileri arttı, nakitleri azaldı. Bu kredi, A Bankası'na verilen kredi. Buradaki nakiti aldılar ve A Bankası'na verdiler. Diyelim ki borç verdikleri faiz oranı da yıllık bazda %1 olsun. Tabi bu oran her gün güncellenir oran yıllık bazda kote ediliyor ancak her gün güncelleniyor. Bankalar arasındaki oran, bu. İngiliz Bankalar Birliği adına hesaplamayı yapan kuruluş, Londra'daki bankalara gidiyor. 16 tane büyük, uluslararası bankaya gidiyor. Bankalara giderek tüm işlemlerinde oluşan faiz oranlarını alıyorlar. Ve bunu bankalararası gecelik borçlanma faizi yani Overnight LIBOR olarak açıklıyorlar. Diyorlar ki, incelediğimiz tüm bankaların işlemlerine göre gecelik bankalararası faizdir. oranı %1.2'dir. LIBOR, sadece ABD doları, sterlin veya yen için hesaplanmıyor. Toplam 10 adet para birimi için LIBOR oranları hesaplanıyor. Ama Nisan 2013'te İngiliz Bankalar Birliği'nin yaptığı açıklamaya göre, önümüzdeki dönemde sadece 5 para birimi için LIBOR oranlarının belirlenmesi ve açıklanması düşünülüyor. Her gün 15 farklı vade için açıklanan LIBOR oranının da, önümüzdeki dönemde 7 farklı vade için açıklanmaya başlanması bekleniyor. LIBOR oranının, diğer bankalararası faiz oranları ile arasında önemli bir fark var. Örneğin FED Funds Rate, yani Federal Fon Oranları ABD içinde geçerlidir ve ülkenin finansal politikalarına göre şekillenir.