If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:7:45

Video açıklaması

Amortismana ilişkin olan videomuzda, fabrika için makine alması gereken bir şirketten bahsetmiştik. 2007'nin başında, nakit ödeme yaparak makine almışlardı, ve bunu da masraf olarak yazmışlardı. Demirbaş gideri. Diyelim ki aldıkları makinenin maliyeti 50,000 $ olsun. Gelir/gider tablolarında 2007 yılında bu kadar gider yazdılar. Bunun bir gider olduğunu, yani kardan düşeceğimizi hatırlatması için başına eksi koyacağım: -50.000$ olarak yazalım. 2007 yılında bu kadar nakit giderleri oldu. Satın aldıkları makineyi uzunca bir süre kullanacaklar, belki 2008,2009, 2010 yıllarında da kullanacaklar, bu dönemde makine için giderleri olmayacak, belki ondan sonra makineyi değiştirmeleri, yenilemeleri gerekecek. Bu işlemi muhasebeleştirmenin bir yönteminin bu olduğunu görmüştük, ama bu şekilde kaydettiğimizde işin doğasını tam olarak yansıtmamış oluyoruz. Amortisman videomuzda verdiğimiz örnekte 50,000 $'a satın alınmış olan bu makinenin, 2 yıl kullanım ömrü olduğunu söylemiştik. Şimdiki örneğimizde ise, bu makineyi 4 yıl boyunca kullanacağımızı varsayalım. Bu durumda şöyle bir muhasebeleştirme yöntemi izleyecekler, makinenin tüm giderini, bir kerede mali tablolarına yansıtmak yerine, 2007'nin başında, aktiflerine yeni bir makine ekleyecekler. Bilançonun aktifinde demirbaş kalemine makineyi eklediler. Makineyi M olarak belirteyim. Bunun değeri de aldığımız anda 50,000 $. Hatırlayın, bilançolar o anki durumu yansıtıyor. Makineyi satın alma gideri yerine, amortisman gideri yazacaklar. Bu şu anlama geliyor, makineyi almak için yaptıkları tüm gideri, satın almanın yapıldığı dönemde göstermeyecekler. Bu makinenin sadece o dönem için oluşan kullanım bedelini mali tablolarına yansıtacaklar. Diyelim ki düz amortisman yöntemini kullanmaya karar verdiler. Düz amortisman, normal amortisman, doğrusal amortisman veya eşit paylı amortisman bir dolu farklı tanımları duyabilirsiniz, hepsinin anlamı aynıdır, aktifinizdeki duran varlığın, kullanım ömrü boyunca eşit şekilde yıpranmasını ifade eder. Bizim aldığımız makinenin 4 yıllık kullanım ömrü, hizmet ömrü olduğunu varsaymıştık. 4 yıl Bunu çizeyim. Yani aktifimizdeki bu varlığın değeri dört yıl boyunca doğrusal olarak azalacak ve dört yılın sonunda sıfıra inecek. Yani ilk yıl ne kadar amortisman giderimiz olacak? 50,000 $ bölü 4 yıl dersek, her yıl için 12,500 $ eder. Her yıl için amortisman giderimiz 12,500 $ olacak, bilançomuzu da buna uygun düzenleyeceğiz. Hatırlayın, gelir tabloları size bir bilançodan bir sonraki bilançoya nasıl ulaştığınızı açıklıyorlardı. Giderler, varlıklarınızın değerini azaltıyor. Mesel bu örneğimizde, 2007'ye başladığımız anda bu aktifin değeri 50,000 $ idi. Bu tutardan 12,500 $ amortisman ayırdık, 2007 sonu veya 2008 başındaki bilançomuzda bu varlığımızın değerinin 12,500 $ azaldığını, yani artık 37,500 $ değerinde olduğunu göstereceğiz. 2008 yılı sonundaki bilançomuzda ise, geçen bir yıl için bu varlığın değerini yine 12,500 $ daha azaltacağız. Birinci yılın sonunda 37,500 $. ikinci yılın sonunda 25,000 $. İzleyen yıl değeri 12,500 $'a inecek. Ve 2010 yılının sonuna geldiğimizde, makinenin değeri sıfıra inecek. Makine artık ekonomik kullanım ömrünü tamamladı, ve değersiz hale geldi. Eğer satın aldığımız bu makinenin ekonomik ömrünü, yani ne kadar süre kullanabileceğimizi doğru tahmin etmişsek, dört yılın sonunda elimizdeki makine artık işe yaramıyor olacak, gidip yeni bir makine alacak ve yeni makinayı da aynı şekilde mali tablolarımızda göstermeye başlayacağız. Buraya kadar, maddi duran varlıklar için geçerli amortisman prensiplerini özetlemiş olduk. Peki, maddi olmayan duran varlıklar da amortismana tabi midir? Önce maddi olmayan duran varlıkların neler olabileceğini düşünelim. Maddi değil, yani elle tutamıyorsunuz, dokunamıyorsunuz. Aklınıza ilk gelen örnekler sanırım patentler, telif hakları, imtiyazlar.. buna benzer şeyler olacak, bunlar elle dokunamadığınız, bunlar maddi olmayan duran varlıklara örnekler. Maddi olmayan duran varlıkların amortismanı için bir örnek yapalım şimdi. Örneğimize başlamadan önce kısaca belirtmek istediğim bir şey var. Eğer bu konuyu İngilizce bir kitaptan okuyorsanız, maddi duran varlıkların amortismanı için 'depreciation' ve maddi olmayan duran varlıklar için 'amortisation' terimlerinin kullanıldığı duyacaksınız Türkiyede biz her ikisi için de amortisman tanımını kullanıyoruz. Şimdi örneğimize başlayalım. Diyelim ki bir bilgisayar şirketi var. Buraya yılları yazalım, 2007, 2008, 2009 ve 2010. Bu bilgisayar şirketi, bilgisayarın tuşlarını üretiyor, üretimde kullanacakları bir patent satın almaları gerekti. Patenti satın almak için 4,000 $ ödeyecekler. Patentin ekonomik kullanım ömrü 4 yıl. Bu patent giderini bir kerede mali tablolarında gösterebilirlerdi. Eğer bir kerede göstermiş olsalardı, bu gerçek durumu yansıtmazdı, zira yaptıkları ödeme sadece patentin alındığı dönemde gider gözükürdü, oysa aldıkları patenti 4 yıl boyunca kullanacaklar. Eğer patente ilişkin tüm gideri bir tek döneme yansıtırlarsa, o dönemin karı, gerçekte olması gerekenden çok daha az çıkar, izleyen yılların karı ise gerçekte olması gerekenden daha yüksek gözükür. Giderin tamamını satın aldığınız tarihte muhasebeleştirirseniz, aldığınız patentin 4 yıl süresince kullanılacağı gerçeğini mali tablolarınıza yansıtmamış olursunuz. Dolayısı ile ne yapıyoruz, patenti satın aldık, bu bizim için bir varlık, yani bilançomuzun aktifinde yer alacak, değeri de 4,000 $. Patentin 4 yıllık ekonomik ömrü olduğu için, her yıl ödediğimiz değerin 1/4'ü kadar amortismana tabi tutacağız. Patent amortizasyonu. Maddi olmayan duran varlıkların amortizasyonu. Aslında düşünürseniz, amortismana tabi tutmanın anlamı çok basit, aldığınız varlığın maliyetini, bu varlıktan yararlanacağınız süreye yayıyorsunuz. Bu hem maddi hem maddi olmayan duran varlıklar için geçerli. Bir istisna var onu da araya sıkıştırayım hemen, maddi duran varlıklarınızdan arsayı amortismana tabi tutamazsınız, zira arsa aşınan bir varlık değil. Patentimizi amortismana tabi tutalım, bu yıl 1,000 $, bu yıl 1,000 $, bu yıl 1,000 $, Yani 2007 sonu bilançosunda patentin değeri 3,000 $. 2008 sonu bilançosunda patentin değeri 2,000 $ oldu. 2009 sonu bilançosunda patentin değeri 1,000 $ oldu. 2010 sonunda patentin süresi bitti, artık isteyen istediği kadar üretim yapabiliyor, bizim patentimizin de değeri sıfır. Bu konu enteresan mı geldi, hemen ilaç sektöründen bir örnek vereyim, diyelim ki yeni bir ilaç keşfediliyor, keşfeden kişi 4 yıl boyunca patent alıyor, yani bu süre boyunca patenti satın almadan bu ilacı üretemiyorsunuz, dört yıllık patent süresi bittiğinde ise herkes bedel ödemeden bu Bedel ödemeden formülü kullanabiliyor, jenerik ilaç üretebiliyor. Yani patentiniz bir anda değersiz hale geliyor. Bizim burada yapmaya çalıştığımız şey. Bilançonuzun, varlıklarınızın gerçekten o andaki değerini yansıtmasını sağlamaya çalışıyoruz. Şu noktaya baktığımızda, bu anda, patentinizin değeri artık sadece 1,000 $, zira 4 yıl ekonomik ömrü vardı, üç yıl geçti ve artık sadece 1 yıl kaldı. Amortisman dediğimiz şeyin özü bu,