Güncel saat:0:00Toplam süre:9:30

Video açıklaması

Merhaba arkadaşlar Thomas Piketty’nin kitabının adı Capital in 21. Century yani “ 21. Yüzyılda Kapital” yani “sermaye.” Sermaye konusu, üzerine biraz konuşulmayı hak ediyor. Herhangi bir şey üretecekseniz, bir girdiye ihtiyacınız vardır O üretim için belli faktörleri bir araya getirmeniz gerekir. Diyelim ki bir tarlanız var.Bir tarlanız var.Çıktınız, gıda. Peki girdileriniz ne olmalı? Bu bir tarla olsun. Daire şeklinde bir tarla bu. Evet tarla bu Çıktısı, gıda.Girdileri nelerdir?Öncelikle bir arazi lazım.Sonra, su lazım.Teçhizat lazım.Bir de, belki tohum veya hayvan filan gerekir Genel bir ifadeyle “kaynaklar” diyorum. Kaynaklar diyoruz bunnada. Ve tabii ki, tüm bunları kullanarak toprağı işleyecek insanlara ihtiyacınız var. Birilerinin tarlayı sürüp tohum ekmesi, ekini biçmesi, tüm işlemleri yönetmesi gerek. O halde bir de işgücüne ihtiyaç duyacaksınız. Yani tüm bu üretim faktörlerini bir araya getirdiğinizde gıda çıktısı veren bir tarla ortaya çıkıyor. İnsanlar sermayeden bir üretim faktörü olarak bahsettiklerinde konuyu bazen biraz dar bir açıdan ele alıyorlar Mesela arazi ve suyu ayrı tutup, sermayenin sadece teçhizat ve kaynaklardan. ibaret olduğunu söylüyorlar. Oysa konuya bu kitapta da olduğu gibi daha genel bir açıdan yaklaşıldığında girdiler sadece “işgücü” ve “sermaye” olarak ikiye ayrılır Tüm bunları sadece iki kategoride inceleyebiliriz yani Bu bağlamda, işgücü dışında kalan her şey sermaye olur. İşte bunlar hep sermaye. Sermayeyi şöyle düşünebilirsiniz Sermaye, size ait olan varlıkların tümüdür. Bu varlıklara paha biçilebilir. Gelecekte size fayda sağlar bunlar Bu varlıkları alıp satabilirsiniz Herhangi bir şey üreten başka bir iş dalından da örnek verebiliriz. Mesela bir madeniniz olsun Evet bu madeniniz Üretilen şey.Diyelim ki bu bir altın madeni.Altın üretiyor. Girdiler ne olmalı? İşgücüne ihtiyaç duyacağınız kesin. Madende çalışacak madencilere ve madenin faaliyetini yönetecek diğer çalışanlara ihtiyacınız var. Ama ihtiyacınız olan tek şey işgücü değil Enerji de lazım mesela. Makinelerin çalışması için enerji şart. Enerjiyi buraya da ekleyebiliriz Enerjinin bir kısmını Güneş’ten elde ediyor olabilirsiniz ancak bir kısmını bir nedenle dışarıdan satın almanız gerekebilir. Ayrıca teçhizat da lazım Teçhizat diyoruz sonra bakıyoruz kaynaklarınız olmalı. İsterseniz enerjiyi de kaynaktan sayabilirsiniz ancak ben burada enerjiyi kullanırken ihtiyaç duyacağınız lastik, yedek parça gibi şeyleri kast ediyorum. Veya işgücünü doyurmak için gereken tabldotları, filan.Her şey olabilir tabii ki yine, bir araziye ihtiyacınız var. Madencilik yapabilmek için bir maden sahası şart sonuçta. Yani çok geniş bir açıdan bakarsak, tüm bunları sermaye olarak görebiliriz. Bunların hepsi sermaye Sermayeyi işgücüyle birleştirince, altın üretiyorsunuz Şimdi.Bir kavram var ki, Bu kitapta sık sık rastlayacaksınız Gerçi hayatta da sıkça karşılaşıyor olabilirsiniz “Sermaye kârlılığı.” Sermaye kârlılığından bahsediyorum Bu, yatırdığınız sermayeden ne kadar kâr ettiğinizin bir ölçütü. Mesela, bu tarlayı ele alalım Tüm bu sermayenin toplam değeri.Örneğin Bilemedim. Kafadan bir sayı atayım. 1 milyon Lira olsun Yani arazinin, suyun belki arazinin içinde bir gölet filan vardır teçhizatın ve kaynakların toplam değeri 1 milyon Lira. Sermaye 1 milyon Lira. Ve diyelim ki, işgücünün maliyetini ödedikten sonra tarladan elde ettiğiniz kâr Veya daha genel konuşalım.Diyelim ki üretilen gıdanın pazardaki değeri, 100 bin Lira. Bu 100 bin Liradan işgücü maliyetini çıkartacaksınız bir kere Bu paranın 50 bin Lirası işgücüne gidiyor olsun İşgücüne 50 bin Lira gidiyor. Bu, yıllık bir hesap olsun. Yani sermaye ve işgücünü kullanarak 100 bin Lira değerinde gıda üretiyorsunuz.Ve bunun 50 bin Lirasını çalışanlara veriyorsunuz Sermaye kârlılığınız ne olur? Sermayeye daha doğrusu sermayenin sahibine Tarlanın sahibine bi’ 50 bin Lira daha kalıyor Yani kalan 50 bin Lira, sermaye sahibinin cebine giriyor O halde sermaye kârlılığı şuna eşit olur Sermaye sahibine kalan 50 bin Lira, bölü 1 milyon Liralık sermaye. 1 milyon Lira. Ve bu da, 5 bölü 100’e, yani %5’e eşittir. Sermaye kârlılığınız %5’miş yani. 1 milyon Liralık sermayenize karşılık 50 bin Lira kâr elde ediyorsunuz. Sermaye kârlılığınızın %6 olması için, 1 milyon Liralık sermayenizden 60 bin Lira kâr etmeniz lazım Bu konuya değindiğimize göre, artık kitapta yer alan şu güzel grafiğe göz atabiliriz. Daha önce de söylediğim gibi, yazar çok iyi bir şey yapmış. Bakın, adres vermiş Kitapta kullandığı tüm grafikleri internet sitesine koymuş Bu grafikler sayesinde ilginç analizler yapabilirsiniz Tüm bu verileri yazar bizzat toplamış Bu grafik bayağı ilginç. Amerika Birleşik Devletlerinin sermaye ve kölelik grafiği bu Grafiği ilginç kılan şu Amerikan tarihini incelerseniz, kölelik kavramıyla sık sık karşılaşırsınız Kölelik kaldırılmadan önce, köleler işgücü değil, sermaye olarak kabul ediliyordu İğrenç bir şeydi bu. Hala da öyle, tabii ki. Köle sahipleri, kölelerini, alıp satabilecekleri; gelecekte bir fayda sağlayabilecekleri birer mal olarak görüyordu Grafik, sermayenin geçmişte nasıl bir kırılmayla karşılaştığını da gösteriyor aslında En azından ABD’de Bakın, tarımsal arazi. 1770’teki yüzdesel değeri çok daha yüksekmiş Bu arada bu eksen, sermayenin değerini milli gelirin yüzdesi olarak gösteriyor. Yani milli gelirin yüzdesi olarak toprağın değeri, bugün olduğundan çok daha yüksekmiş. Ayrıca diğer yurt içi sermayeler de çok daha değerliymiş Diğer yurt içi sermayelerden kasıt ne? Mesela altyapı. Mesela teknoloji. Araba, tren, kamyon, otobüs veya fabrika gibi mekanik teknolojiler, örneğin. Ya da yazılım. Bilgisayarlar. Bunun gibi şeyler Gördüğünüz gibi, Sanayi Devrimiyle birlikte, toprak dışında kalan diğer sermayeler ABD ekonomisinde gittikçe daha fazla yer kaplamaya başlamış Tabii 1860’ların ikinci yarısında kölelik kaldırıldığı için köleliğin payı azalarak bitmiş. ABD’deki makroekonomik trendleri incelemenin ilginç bir yolu bu 1770’te toprak önemli bir üretim faktörüymüş. Gerçi hala öyle. Özellikle de tarım alanında üretim yapmak için araziye hala ihtiyaç var. Araziler yok olup gitmemiş; tarım dışındaki ekonomi çok büyümüş. Yani 1770’te tarım ABD ekonomisinin büyük bir kısmını oluşturuyormuş ama şimdi çok daha küçük bir kısmını oluşturuyor Bu arada, grafikte tüm sermayeler bir arada gösteriyor yani buna kamu sermayeleri de dahil, özel sermayeler de Kamu sermayesi nedir? Kamuya ait sermayedir Hükümetin sahip olduğu sermayedir yani. Özel sermayelerse, özel şahıslara veya tüzel kişilere ait sermayelerdir Ortalamaya baktığımızda, sermayenin toplam değerinin üç aşağı beş yukarı sabit olduğunu görüyoruz Sermayenin değeri, toplam üretim çıktısının yaklaşık 4 veya 5 katına denk geliyor. Ülkenin toplam üretim çıktısının yaklaşık 4 veya 5 katına denk geliyor. Bir sonra ki videoda tekrardan görüşmek dileğiyle arkadaşlar hoşça kalın