If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik

Video açıklaması

Önceki videoda, bir talep eğrisini, nasıl bir marjinal fayda eğrisi olarak ele alabileceğimizi gördük. Sattığımız malın herhangi bir miktarı için, eğri üzerindeki nokta, o en son eklenen birimin marjinal faydasını gösteriyordu. Yani, bu birinci birimin marjinal faydasını gösteriyor... Bu da ikinci birim için marjinal fayda. Bunu farklı şekillerde düşünebiliriz. Arabalardan örnek verelim. Mesela buradaki yeni arabadan bahsediyor olalım. Diyelim ki, sadece tek bir birim satıyoruz. Ve bu bir tek birimi satın almayı gerçekten çok isteyen birisi var. Onun için, bu birinci birimin marjinal faydası 60,000 TL olacak. Eğer 2 birim satmak istiyorsak, belki o ikinci birim de aynı kişi tarafından satın alınabilir tabi, Ama satın alan kişinin zaten bir arabası olduğu için, ikinci arabayı satın almanın onun için marjinal faydasının, 50,000 TL olacağını düşünüyor. Bu nötr olduğu durum. Arabayı almak konusunda kararsız kaldığı durum. Diyelim ki başka birisi daha var ve, fiyat 50,000 TL iken bu arabayı almak istiyor. Ve burada üçüncü bir kişi daha olsun, ve bu alıcı, ilk ikisi kadar da istekli olmasın. bu üçüncü alıcı araba 40,000 TL olursa alacak. Diyelim ki bir sebeple arabanın fiyatı 30,000 TL'ye düşmüş olsun. Klasik yaklaşıma göre fiyat düştüğünde talep artar, değil mi? Bizim durumumuzda da durum böyle oluyor. Ve burada dördüncü bir alıcı daha var, bu alıcının marjinal faydası tam olarak 30,000 TL. 30,000 TL ödeyeceğim ve karşılığında değeri tam olarak, 30,000 TL olan bir şey alacağım diye düşünüyor. Yani 1 TL'lik fayda için 1 TL ödüyor gibi düşünebilirsiniz. Bu dördüncü kişi satın almak kararında tam sınırda duruyor. Eğer 1 TL'lik fayda için 1 kuruş daha az öderse, i yi bir alışveriş yaptığını düşünecek, eğer 1 kuruş fazla öderse de kötü bir alışveriş olduğunu düşünecek. Dördüncü kişi o yüzden, bu fiyattan işlem yapma konusunda tam sınırda duruyor. Ve şimdi atılan mal için geçerli olan tek bir fiyat olduğunu düşünelim, bu durumda ilk 2 arabayı alıcıların marjinal faydasının oldukça altında satmış olacaktık. Hatırlayın, talep eğrimiz ile marjinal fayda eğrimiz aynı. Buradaki birimi 60,000 TL'ye satabilirdik ancak sadece 30,000 TL'ye satıyoruz. Burası 30,000 TL idi, değil mi? Buraya kısaca 30 yazacağım. Marjinal fayda, gerçekleşen fiyattan 30,000 TL daha yüksek. İkinci birime bakalım, marjinal fayda bu ürünün satıldığı fiyattan 20,000 TL daha yüksek. Üçüncü araba için marjinal fayda satış fiyatından 10,000 TL daha yüksek. Bunu düşünmenin bir yöntemi de şu, satılan bu ilk birim için tüketici artığı 30,000 TL'dir. Tüketici artığı. Buna tüketici fazlası dendiğini de duyabilirsiniz. İlk arabayı alan tüketici, burada ödediği bedelden 30,000 TL'lik daha fazla marjinal fayda elde etti, kendisi için bu kadar ek değer sağladı. İkinci birimin satışındaki marjinal fayda satış fiyatından 20,000 TL daha yüksek. Tüketici ödemeye razı olduğu bedele göre, 20,000 TL’lik avantaj sağladı, yani tüketici fazlası 20,000 TL oldu. Üçüncü birimdeki tüketici fazlası da, tüketici artığı da, 10,000 TL. Dördüncü birimi satın alan tüketici ise nötr durumda, marjinal faydası ile ödediği tutar aynı. Şimdi aklınıza bir soru gelebilir: ‘Buradaki toplam tüketici fazlası ne kadar?’ Başka bir deyişle, ödenen fiyata göre fazladan sağladıkları marjinal fayda ne kadardır? Buradaki ilk birim için tüketici fazlamız 30,000 TL idi, artı ikinci birim için 20,000 TL, artı üçüncü birim için 10,000 TL. Yani 4 birimi tanesi 30,000 TL fiyattan sattığımız bu örnekteki toplam tüketici fazlamız 30, artı 20, artı 10, dersek, toplamı 60 eder, yani 60,000 TL. Yani bu dört arabayı satın alan tüketiciler, ödemeye razı oldukları tutara göre 60,000 TL daha az ödediler, bu para ceplerinde kaldı. Üretici yani satıcı açısından düşünüldüğünde, bu pek ideal bir durum sayılmaz. Zira aslında müşteriye daha pahalıya satabileceklerdi, alabilecekleri tutardan daha azı ile yetindiler. En azından ilk birkaç tüketiciden, ilk birkaç alıcıdan, daha fazla para kazanabilirlerdi. Ve bu durum, sattıkları mal için bir tek fiyat belirlemeleri dolayısıyla oluştu. bir tek fiyat belirledikleri için oluştu.