Yükleniyor

Video açıklaması

Son videomuzda, eğer piyasada tam rekabet koşulları geçerliyse ve eğer kısa vadeli denge fiyatı olması gerekenin üzerindeyse veya firmaların ekonomik karlılığa ulaşabileceği fiyatın üzerindeyse gitgide daha çok sayıda firmanın bu piyasaya gireceğini görmüştük. Fırsat maliyetine eş veya üstünde kar elde edildiği sürece, daha çok sayıda üretici pazara girer. Bir firma daha katıldıktan sonra veya bazı firmalar, yeni uçak aldıklarında yani pazardaki toplam koltuk adeti yükseldiğinde böyle görünen başka bir kısa dönem arz eğrisi oluşuyor. Yeni denge fiyatı da biraz daha düşük bir noktada, yani denge miktarı da biraz daha yüksek bir noktada oluşuyor. Arz arttıkça buna benzer bir gelişme gözlemliyoruz. Denge fiyatı başabaş noktasının üzerindeyse ve kar edilebiliyorsa gitgide daha fazla üretici piyasaya katılır. Böylece kısa vadeli arz eğrisi de değişir. Ve bu talep eğrisinde sağ alta doğru kayarız. Bu durum, yeni kısa vadeli denge fiyatı başabaş noktasına gelene kadar veya sıfır ekonomik kar düzeyine gelene kadar devam eder. Bu noktada kişiler piyasadan çıkmak veya piyasaya girmek konusunda nötr olurlar. Dolayısıyla da adetler aynı seviyede kalır. Bu sebeple buradaki eğrilerin tümünü, kısa vadeli arz eğrilerimiz olarak değerlendiririz. Ama buradaki sarı renkli çizgi, bundan önceki videolarımızda da bu çizgiden bahsetmiştik, bu uzun vadeli arz eğrisi Zira denge fiyatının bunun üzerinde veya altında oluşmasına bağlı olarak sisteme arz eklenecek, veya çıkışlar olacak. Böylece buradaki uzun vadeli arz eğrisinde şuraya doğru geleceğiz. Buraya kadar aktardıklarımız tam rekabet koşullarıydı, yani piyasada çok fazla sayıda aktör var, örneğimiz havayolları şirketleriydi, sundukları ürünler birbiriyle neredeyse aynı, ve piyasaya giriş için kısıtlamalar yok. Şimdi tam rekabet koşullarının tam tersi üzerinde düşünelim. Yine aynı yerden başlayacağız. Şimdi yeşil arz eğrisinden başlayacağız. Kırmızı ve turuncu renkli olanlar ise talep eğrisi. Tam rekabet koşulları yerine, pazarda sadece tek bir arz sağlayıcısı olduğunu düşünelim. Böyle ülkeler var, havayolu taşımacılığında sadece tek bir şirkete izin verildiğini düşünelim. Sadece ülkenin ulusal havayolu şirketinin uçuş yapmasına izin veriliyor, mesela. Yani pek çok üretici yerine, bu mal veya hizmeti sağlayan bir tek üretici var. Bir tek ürün var, mal veya hizmet sağlayan bir tek üretici var. Piyasaya giriş ise katı şekilde sınırlandırılmış. Bu işi başka hiç kimsenin yapamayacağı kanunlarla belirlenmiş. Bütün monopol piyasalar böyle değil tabii, ama ben örneğimizde işi iyice abarttım, iyice uç bir noktaya götürdüm. Mevcut oyuncunun mutlak bir avantajı var. Devletin bu işi yapmasına izin verdiği tek şirket onlarınki. Fiyat mı? Sadece bir tek üretici var, o yüzden,onun belirlediği fiyat geçerli. Sadece bir tek mal veya hizmet sağlayıcının, tek bir üreticinin olduğu piyasalardan bahsettiğimizde tam rekabet koşullarından oldukça uzaktayız doğal olarak. Bu monopol özellikleri gösteren bir pazar. Zaten monopoli oyununun ismi de buradan geliyor, aynı renkteki tüm yerleri satın alıyorsunuz, o renkteki alanlar için monopol haline geliyorsunuz. Mesela mor renkli 2 alan var, Yeniköy ve Tarabya, eğer bu iki alanı birden satın alabilirseniz mor renkli alanlar için tek hizmet sağlayıcı siz oluyorsunuz, ve sizin mor alanlarınıza gelen diğer oyunculara normalin üstünde bir kira bedeli uygulayabiliyorsunuz. Monopol piyasalarda olanlar da aşağı yukarı oyundaki ile benzer. Piyasada bir tek üretici var ve, diyelim ki denge fiyatı başabaş noktasının üzerinde. Dolayısıyla bu bir tek oyuncu önemli oranda ekonomik kar elde edebiliyor. Bu noktada durmaya devam edebilirler, zira piyasaya onlardan başka hiç kimsenin girmemesi kanunla sağlanmış. Bu uzun vadeli arz eğrisine ulaşana kadar piyasaya gitgide daha fazla sayıda üreticinin girmesi gibi bir şey söz konusu değil yani. İşin aslını isterseniz, artık uzun vadeli arz eğrisi de bu şekilde oluşmayacak. Uzun vadeli arz eğrisi, monopol gücüne sahip şirket nasıl isterse öyle oluşacak. Eğer karlarını optimize ettikleri yer burası ise, burada oluşacak. Ekonomik kar elde diyor olmalarına rağmen, eğer isterlerse ters yönde ilerlemeye de karar verebilirler. 'Eğer miktarı azaltırsak karımız daha çok artacak' diyebilirler ve piyasadaki arzı düşürebilirler. Eğer bunu yaparlarsa, yeni arz eğrisi bu şekilde oluşur ve daha düşük bir denge adetinde daha yüksek bir denge fiyatı oluşur. Fiyatı daha da yükseltmeye karar verirlerse, yeni denge fiyatı burada oluşur. Denge miktarı aşağı, denge fiyatı yukarı. Kısacası tüketiciler açısından düşünüldüğünde monopol iyi bir şey değil. Zira monopol gücüne sahip olan üretici, fiyatı istediği gibi yükseltebiliyor. Optimum üretim miktarında üretim yapmadığı için, ekonomik etkinliğe ulaşmıyor olmasına rağmen fiyatı yükseltebiliyor. Sanırım bu konu hakkında durup biraz düşünmek isteyeceksiniz. Monopol gücünü elinde bulunduranlar, diğer üreticilerin, diğerlerini de piyasaya girip fiyatları düşüreceği gibi bir endişe taşımıyorlar. Zira ne kadar üreteceklerini istedikleri gibi belirleyebiliyorlar. Veya başka bir deyişle, fiyatları istedikleri gibi belirliyorlar ve bu fiyat seviyesinden gelen talebe göre üretim yapıyorlar. Bu eğri üzerinde, ya fiyatı belirliyorlar ya da üretim adetini belirliyorlar.