If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:4:35

Video açıklaması

Son videolarda toplam talepten derinlemesine bahsettik, bu yüzden biraz da toplam arzdan bahsedeyim dedim. Bu videoda uzun vade toplam arz eğrisini inceleyeceğiz. Ekonomiden bahsederken, makro veya mikro farketmez uzun vade dediğimizde, sabit maliyetlerin ve sözleşmelerin geçerliliğini yitirmelerine sebep olacak kadar uzun bir süreden bahsediyoruz. Kısa vadede, bazı iş sözleşmelerine takılı kalabilirsiniz, ya da zaten para ödediğiniz bir fabrikayı kullanıyorsanız sabit giderleriniz var demektir. Ama uzun vadede, fabrikanın çalışmasına ) izin vermiş olursunuz, yani bu sürede yeni bir fabrika daha isteyebilirsiniz. Sözleşmelerin sürelerinin dolmasına izin vermiş olacaksınız, bu sözleşmeler üzerinden pazarlık yapmak için vaktiniz ve fırsatınız olacak; yani uzun vadeden bahsederken kastettiğimiz bu. Toplam arzı, yine toplam talebi çizdiğimiz aynı eksene yerleştireceğim. Ve şimdi uzun vadeye odaklanacağız. Sonra da aslında kısa vadede neler olabileceğini düşüneceğiz. Sabit fiyat sözleşmemiz var , yani zaten bir şeylere para harcadık, bazen o kadar da kolay değildir ya da değiştirilmesi mümkün olmayan karışık durumlar vardır. Neyse öncelikle uzun dönemde bakalım ve bu eksene fiyatı yazalım. Unutmayın, makroekonomik boyutta düşünüyoruz yani bu,ülkenin ürün ve hizmet fiyat seviyesinin bir şekilde ölçülmüş hali. Buradaki yatay eksen ise Gayrisafi Yurtiçi Hasıla olacak. Bir kez daha söylüyorum, bu sadece bir model ve ekonomideki her şeye ama her şeye şüpheyle yaklaşmanız lazım. Bu ekonomideki aşırı kompleks durumları anlatmanın çok basitleştirilmiş, sadeleştirilmiş bir hali. Dünyada milyonlarca insan ve hepsi farklı düşünüyor. Başka bir deyişle bu insanların önceden ne yapacaklarını tahmin etmek neredeyse imkansız. Ekonomistler ise bu aşırı basitleştirilmiş varsayımlar yapmayı seviyorlar, çünkü böylece olaylar daha anlaşılabilir, daha anlatılabilir bir hale geliyor. Toplam arz ve talebi düşündüğümüzde, ekonomistlerin genelde yaptığı varsayım, uzun vadede Gayri Safi Yurt İçi Halısanın fiyatlara bağlı olmadığıdır. Yani fiyatlar ne olursa olsun, elimizde hep aynı GSYİH olacaktır, bunu ekonominin bir çeşit doğal üretkenlik seviyesi olarak görebilirsiniz. Fark etmemiz gereken, bu zamandan anlık bir kesit, yani tüm koşullar sabit; yani zamanla üretimde değişiklik olmayacağını varsayıyoruz. Bu sadece anlık bir kesit; eğer bu şeylerden herhangi biri değişirse, mesela, nüfus artarsa, bu seviye sağa doğru kayacaktır; böylece daha yüksek bir doğal üretim seviyemiz olacaktır. Herhangi bir şekilde insanları iş sahibi olması daha kolaylaşırsa aslında her zaman doğal bir işsizlik oranı vardır insanlar iş ararlar, bazılarının yeniden eğitime ihtiyaçları vardır falan filan. Ama Diyelim ki bu durumu bir şekilde iyileştirdik, ve daha çok iş sahibi oldu. Mesela diyelim ki insanların kolayca iş bulabildiği bir internet sitesi oluşturduk, ya da iş için kolayca eğitilebilecekleri bir ortam yarattık. Böylece ne olacak? Doğal işsizlik seviyesi düşecek,yani daha çok insan üretime katılacak ve bu da bu çizgiyi sağa kaydıracaktır. Teknolojik gelişmenin güçlü olduğu bir senaryo düşünelim, bu da aynı şekilde ortalama bir insanı daha üretken kılacağından; burada da GSYİH büyüyecek yani çizgi sağ tarafa kayacaktır. Yeni bir doğal kaynak keşfetmiş olabilirsiniz ya da çok verimli yeni bir toprak, tüm bu gelişmeler mesela çizgiyi sağa kaydırabilir. Diğer yandan, kendinizi bir savaşın içindede bulabilirsiniz, fabrikalarınız bombalanabilir, iş gücü kaybınız tabi ki çok büyük olur savaş kötü bir şey değil mi? Özellikle kendi topraklarınızdaysa, ve bu da çizginin sola kaymasına sebep olacaktır. Önemli olan bunun sadece anlık bir kesit olduğunu ve değerlendirdiğimiz her seneryonun yalnızca uzun dönem toplam talebi bir yönde kaydırmaya yönelik olduğunu anlamanız. Bu ilk başta mantıklı gelmeyebilir mesela "Fiyatlar aniden değişti ekonomideki her şeyin fiyatı iki katına çıktı bunun kesinlikle bir etkisi olması lazım" diyebilirsiniz. "insanların fikirleri ve davranışları üzerinde tabi ki bir etkisi olur ki bu da o insanların ne kadar üretebileceklerini değiştirir" Toplam talepten bahsederken aslında buna biraz değinmiştik. Ama toplam arzdan bahsettiğimizde sadece insanların üretebilme kapasitesinden bahsediyoruz ,tabiki diğer tüm koşulların sabit olduğunu varsayıyoruz. İnsanların fikirlerinin değişmediğini, çalışma heveslerinin aynı olduğunu, teknolojinin değişmediğini, hiçbir şeyin değişmediğini varsayıyoruz. Böyle baktığımızda, fiyat sadece rakamsal bir değer. Sadece kaynaklara ve ülkenin üretme kapasitesine baktığınızda, üretim faktörleri, yani insanlar ve diğerlerini düşündüğümüzde... Fiyatlar ne olursa olsun, teorik olarak aynı miktarda hizmet ve aynı miktarda ürün üretebiliyor olmalılar.