If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:3:35

Video açıklaması

Diyelim ki 2 tane ülkemiz var, A ülkesi ve B ülkesi. Örneğimizdeki bu iki ülkenin para birimleri de çok istikrarlı olsun. Diyelim ki iki ülkenin para birimlerinin değeri bire bir olsun. Yani parite 1. Döviz piyasasında 1 birim A verdiğinizde 1 birim B alabiliyorsunuz. Yani bu iki para biriminin arasındaki arz ve talep dengeli. Diyelim ki, bir sebeple, A ülkesinde yaşayanlar, B ülkesinin yatırım yapmak için çok iyi bir yer olduğunu düşünmeye başlıyorlar. B ülkesinden gayrı menkul satın almak istiyorlar B ülkesinin hisse senedi borsalarına yatırım yapmak istiyorlar. Ve tabii, eğer B ülkesinin varlıklarına yatırım yapmak istiyorlarsa, ellerinde B ülkesinin para biriminden daha çok olması lazım. Dolayısıyla gitgide daha fazla sayıda A ülkesi vatandaşı, A ülkesinin para birimini satarak B ülkesinin para biriminden satın almak istiyor. Yani döviz piyasalarında A para biriminin arzı hızla artarken satılmak istenen B para birimi aynı düzeyde kalıyor. B para birimini satarak A para birimini almak isteyenler A ülkesine yatırım yapmak istiyor olabilir A ülkesinden ithalat yapıyor olabilir, veya başka gerekçeleri olabilir. Eğer bu işlemleri doğal akışına bırakacak olursak A birimini satarak B para birimini almak isteyenlerin aniden çok arttığı bu ortamda B para birimi daha pahalı hale gelecek, yani değerlenecek. Zira B için olan talep, A için olan talepten daha fazla. Yani B para biriminin, A para birimi cinsinden fiyatı yükselecek. A ülkesinin açısından bakarsak, satın aldıkları her bir birim B için artık daha fazla A ödemek zorunda kalacaklar. B ülkesinin açısından bakarsak da alacakları her 1 birim A için artık daha az B ödeyecekler. Diyelim ki buradaki de B ülkesinin Merkez Bankası olsun ve Merkez Bankası ülkesinin para biriminin değerlenmesini istemiyor. Belki döviz piyasasında aşırı oynaklık olmasını istemiyorlar belki B ülkesinin yapacağı ihracatın daha pahalı hale gelmesini istemiyorlar veya diğer ülkelerden yapılacak ithalatın ucuzlamasını istemiyorlar. Merkez Bankasının farklı gerekçeleri olabilir ama sonuçta döviz piyasalarındaki bu hareketlenmeyi istemiyorlar. B Merkez Bankası her ne yapacaksa, doğru yöntemi kullanmalı. B Merkez Bankası, ülkesinin para biriminden daha çok basmayı tercih edebilir. Yeni para basabilirler ve fazladan bastıkları bu parayı A para birimini satın almak için kullanabilirler. Böylece B para birimi için arz ve talebi tekrar normal, tekrar eski seviyesine eski haline getirmeye çalışabilirler. Peki, bu yöntemi izlemelerinin yani yeni para basmalarının sonuçları neler olabilir? Para biriminizin A para birimi karşısında değerlenmesini önlemiş oldunuz zaten birincil önceliğiniz de buydu. Ama yaptığınız işlemin bir sonucu daha oldu. Bastığınız B'lerle gidip A para birimini satın aldınız değil mi? Ve artık Merkez Bankası'nın bilançosunda bir sürü A para birimi var. Döviz rezervleri dendiğinde, kastedilen Merkez Bankalarının bilançolarında yer alan başka para birimlerinden oluşan bu hesaplardır ve her Merkez Bankasında da döviz rezervi vardır. Merkez Bankası kendi ülkesinin para biriminden basmış ve döviz piyasalarına girerek başka ülkelerin para birimlerini satın almıştır. Ve bunu yapmalarının farklı sebepleri olabilir. Bir sebep bu açıklamaya çalıştığımız konu yani ülke para biriminin aşırı değerlenmesini önlemek olabilir. Bir diğer sebep ise işler tam aksi yönde gelişirse kendi para birimlerini koruma ihtiyacı olabilir.