If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:4:49

Video açıklaması

İnsanların Gayrisafi Yurtiçi Hasıla'yı hesaplamanın farklı yollarından bahsettiklerini duymuşsunuzdur. Ve genelde harcamalar yönteminden bahsederler. Evet harcamalar yöntemi ve Gelir Yöntemi. Şimdi açalım bu söylediklerimizi. Gayrisafi Yurtiçi Hasıla'yı bu iki yöntemle de inceleyebilir ve hesaplayabiliriz sonuç olarak ikiside bizi aynı değere götürecektir. Ancak bu yöntemler birbirlerinden farklıdır. Ve biz de bunun nedenini anlamak için, çok çok basit bir ekonomiyi tekrardan değerlendireceğiz belki bir ada ekonomisinden azıcık daha karışık bir ekonomi olabilir. Bu ekonomide, birkaç hane halkı var bu sebeple birazcık daha karışık olacak dedim, çünkü burada birkaç hane halkından bahsediyorum, adadaki tek bir taneden değil. Bazı hane halklarımız var ve aynı zamanda bazı şirketlerimiz var. Olayı basitleştirmek adına, hane halkının üretimin tüm öğelerine sahip olduğunu varsayacağız. Ve bunları şirketlere, mal ve hizmetler üretmek için kiralıyorlar Şirketler de, - bu başka bir varsayım, bütün mal ve hizmetleri sağlıyorlar. Bu ikisi de çok güçlü varsayımlar ve bunlar gerçek dünya için pek geçerli değiller. Sadece şemayı çizmemde bana yardımcı oluyor. Gerçek dünyada tabi ki de, ev halkı üretimin tüm ögelerine sahip olmuyor. Üretim ögelerinin, fabrikaların ve gemilerin veya herhangi bir şeyin gerçekte tümü olmasa da çoğu gerçek dünyada şirketlere aittir. Ama bu o kadar çılgın bir varsayım değil, çünkü o şirketler illa ki insanlara, yani hane halkına aittir. Yani teoride, hane halkı bunlara sahip olabilir ve şirketlere kiralayabilir. Bunu gösteriyor Bu tüm konuyu çok basitleştiren bir varsayım, ki gerçek dünyada biliyoruz ki şirketler tüm mal ve hizmetleri üretmezler, aynı zamanda ev halkı da mal ve hizmetlere katkı sağlar. Hatta bunların bazıları, hiç ölçülemez. Düşünün, enim gece çöpü dışarı çıkarma eylemim, ya da çimleri biçmem akşam yemeği hazırlamam ya da ailenin çocuklarına bakması... Bunların hiçbiri hesaba katılmaz. Bu sebeple, sadece basitleştirmek için, bu iki varsayımı kullanacağız. Üretimin tüm ögeleri ve sistem; İşgücü, arsa, sermaye ve eğer ilave edeceksek, girişimcilik, bunların hepsi halka ait ve tüm mal ve hizmetler şirketler tarafından üretiliyor. Yaptığımız ilk örnekte, ada örneğinde de gördüğümüz gibi, ev halkı tüm harcamaları yapıyor ve bu da şirketler için bir gelir oluşturuyor. Ve sonra, şirketler bu geliri alıyor ve bu üretim ögelerini kiralamak için harcıyor. Yani, işgücü kiralıyorlar, arsa kiralıyorlar, sermaye kiralıyorlar. Üstelik bunun sonucunda da ev halkına bir gelir oluşuyor. Bunların hepsi hanehalkı için gelir olmuş oluyor. Geriye kalan her şey, harcamaları oluşturuyor. Bu geliri ise harcamalara ve kazanca dönüşüyor. Harcamalardan geriye kalan kısım da kazancı oluşturuyor Tüm şirketlerin ev halkına ait olduğunu varsayıyoruz ki, böylece tüm harcamalar kazanç olarak geri dönecek ev halkının gelirini oluşturacak ve sonradan tekrar harcamaya dönecek böylece şirketlerin gelirini oluşturacak. Gayrisafi Yurtiçi Hasılayı harcama ya da gelir yöntemiyle hesaplamaktan bahsederlerken, Gayrisafi Yurtiçi Hasıla'yı buradaki her noktayı baz alarak ölçebilmekten bahsediyorlar. Ev halkının belirli bir süreçteki harcamalarıyla da ölçülebilir, ki bu basit modelde bu harcamalar aynı zamanda şirketlerin de gelirini oluşturur. O da aynı zamanda şirketlerin yaptığı harcamalar artı karlara yani, bir hane halkının gelirine eşit. Yani, Gayrisafi Yurtiçi Hasıla'yı harcamalar yönünden incelersek eğer, bu modelden de anlaşılabileceği gibi çok çabuk karmaşık hale geliyor. Özellikle harcamalar hakkında düşünmeye başladığımızda... sadece evden gelmeyen harccamalar da olabilir. Çok basitleştirilmiş bu modelle, bu ikisinin aynı olduğunu anlıyoruz ve diyoruz ki, “E hadi GSYİH’ya buradan bulalım, yada buradan da bakabiliriz” Eğer gelir yöntemi ile hesaplamak istersek buraya bakarız. Gelecek videolarda tüketimi ve ihracatı vb unsurları da ayrıntılı incelemeye başladığımızda şemayı çizmenin bu kadar kolay olmayacağını göreceğiz. Ama tüketimi, yatrımı ve devlet harcamalarını ela aldığımızda harcamalar yöntemini kullanmış, o bakış açısından bakmış oluyoruz. Bu konuya ülkenin toplam gelirine bakarak, farklı bir bakış açısıyla da yaklaşabiliriz. O zaman da gelir yöntemiyle hesaplamış oluruz. Tabii bu yöntemle hesaplarken, İhracat, ithalat ve bunun gibi şeyler üzerinde birkaç düzenleme yapmamız gerekebilir. Ama en azından, bu basit model sayesinde niye ikisinin de aynı sayıyı verdiğini görmüş olduk.