If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:7:44

Antik Babil: Kazılar, Restorasyonlar ve Günümüzde Turizm

Video açıklaması

Merhaba,Şu Anda Dünya Anıtlar Fonunun Ofisi'ndeyim Bugün Tarihi Babil Kalıntıları Hakkında Konuşacağız. Çoğumuz hikayelerden Babil'i ya da bir Ziggurat olduğunu düşündüğümüz Babil Kulesi'ni biliyoruz değil mi? Peki sizce Babil'i bugün ziyaret edersek neyle karşılaşırız? Babil benim favori mekanlarımdan biridir. Dünya Anıtlar Fonu'nun yedi senedir devam eden çalışmaları sırasında Babil hakkında çok fazla şey öğrendik. Babil,Antik Çağ,buluşlar ve ünlü kişilerle özdeşleştirilmiş olsa da ziyaret ederseniz oldukça mütevazi bir yer olduğunu görürsünüz Çamur,tuğla ve basit inşaat teknolojilerini görenler çok şaşırıyor. Üzerinde kabartma hayvan figürleri olan meşhur duvar hariç Babil'den geriye kalanlar açıkçası çok da ilginç değil. Hammurabi'nin kendisi,yapılaşma adına yaptıkları ve tabii ki kanunları hakkında çok fazla şey okuduk. Daha sonra Yeni Babil İmparatorluğu'nu kuran Nabukadnezar'ın duvarları yeniden inşaat edişi,lüks mekanlar açması ve Babil'in sanat ve bilim merkezi haline gelmesi İşte Bunlar Bildiğimiz Şeyler. Ben bugün de Babil'in birçok açıdan çok güzel olduğunu düşünüyorum Burası Fırat'ın kıvrımlarında,kıyıdaki palmiye ağaçları ile yılın belirli zamanlarında yemyeşil olan diğer zamanlarında ise kum fırtınalarının yaşandığı ilginç bir yer. Şehrin ekilebilir topraklara sahip ve ticaret yolları üzerinde olması Antik Çağ'da yerleşimi mümkün kılmış. Bu bölgede binlerce yıldır yerleşim olduğunu biliyoruz. Bugün bile kalıntılara yakın oturan insanlar mevcut. Kalıntılar tamamen terkedilmiş durumda. Bir yanda kalıntılar var, Bir yanda da otuz dakikalık kısa bir yürüyüş sonunda ulaşabileceğiniz ekili dikili alanlar ve modern bir toplum. İki Binlerdeki karışıklıktan önce bu bölge Irak'ın en çok ziyaretçi alan bölgesiydi. Ve her Irak'lı hayatının bir döneminde okuldayken yada erişkin iken burayı en az bir kere ziyaret etmiştir. Bugün Uluslararası turizm olmamasına rağmen bölge Iraklı'lar tarafından hala ziyaret ediliyor. Nehir kıyısında yürüyüş ya da piknik yapılabilir. Tüm karmaşanın ortasında insanların burayı hala kullanıyor olmaları gerçekten çok güzel. Dünya Anıtlar Fonu'nun amaçlarından biri ülkeye politik istikrar geldiğinde bölgenin yeniden ziyarete açılması. Bölgeyi korurken turizm açısından da sürdürülebilirlik yaratıp yapılacak arkeolojik kazılara olanak sağlamak. İki bin yedi de Irak Devleti Eski Eser Ve Miras Kurulu Fonu bazı ortak çalışmalar yapmak için davet etti. Bu çalışmalar arasında bölge için bir yönetim planı hazırlanması ve bölgenin korunması için bazı planlar hazırlayıp bölgeye uygulamak vardı. Tüm bunlar uluslararası turizmin bir an önce Irak'a geri dönmesi için yapıldı. Şu anda hala turizm yollarını geliştirme gayreti sürüyor Arkeologlar,mühendisler,mimarlar,koruma uzmanları ve gerekli olduğunda bölgeye gelen uluslararası uzmanlar hepsi bu bölgenin yeniden uluslararası ziyaretçilere açılması için çalışıyor. Kazılar yirminci yüzyılın ilk ve on dokuzuncu yüzyılın son yıllarında Robert KOLDEWEY ile başladı. Buluntuların çok büyük bir kısmı bugün dünyanın çeşitli yerlerindeki müzelerde bulunuyor. Bunların arasında Berlin'deki Pergamon Müzesi'nde bulunan meşhur İştar Kapısı da var. Buna rağmen bölgede hala birçok kalıntı ve buluntu görmek mümkün. Kazılar sonucu ortaya çıkmış düzinelerce bina hatta İştar Kapısı'nın alt kısmı olan yapı hala bölgede bulunuyor. Berlin'e götürülen kapının sadece üst kısmıydı. Daha sonra ise kapının iki parçası daha bulundu.Yani kapıyı bu parçaların üzerine inşaat etmişler. Bugün bölgeyi ziyaret ettiğimde en çok hoşuma giden şeyin ne olduğunu sorarsanız bu soruya kullanılan malzeme yani çamur tuğla her ne kadar mütevazi bir malzeme olsada yapıların ihtişamı ve büyüklükleri olarak cevap veririm. Şu duvarlara baksanıza!Metrelerce kalınlık ve yükseklikteler.İnanılmaz! Az önce tarihteki yeniden yapılanmalar hakkında konuşmuştuk. Bugün ise kendisi Babil'in 6.yüzyılındaki hükümdarı olan Nebukadnezar'ın varisi olarak gören Saddam Hüssein tarafından başlatılan yeniden yapılanma hakkında konuşabiliriz. 20. yüzyılda Babil'in konumunun bulunmasından sonra bölgede büyük restorasyon girişimleri görüyoruz. Babil'in Orta Doğu ve Avrupa'da ki birçok bölgeye benzeyen bir tarihi var Antik Şehir 19.yüzyılın son ve 20. yüzyılın ilk yıllarında yapılan kazılarla ortaya çıkarıldı. Bu kazılar 1.Dünya Savaşı sırasında duraksadı. 2.Dünya Savaşı sırasında tekrar canlandı. 50 ler ve 60 lar da hız kazanarak 70 ve 80 li yıllarda ki rekonstrüksiyon ve restorasyon çalışmalarıyla devam etti. Öncesi ve sonrasını gösteren fotoğraflara bakalım. Örneğin şu anda sarayın 1920 ve 30 larda nasıl göründüğünü görüyorsunuz.1980 lere gelindiğinde dağınık binalar artık toparlanmış ve bir bütün gibi duruyor. Bu noktada rekonstrüksiyonun nasıl yapıldığı konusunda bazı endişelerimiz var tabii. Bazıları Hüssein zamanında gerçekleşen restorasyon ve rekonstrüksiyon çalışmalarının 21.yüzyıl bilimsel arkeolojisi göz önüne alınarak yapılmadığı görüşünde. Tabii bu durumdan mustarip olan tek yer Babil değil. Arkeolojik kalıntılara yaklaşımımızda büyük tutarsızlıklar var. Bir yanda baktığımızda ne olduğunu anlayabileceğim şeyler ortaya koyan yoğun rekonstrüksiyon bir yanda da doğal görünmesi için hiçbirşey yapmamak. Bu bölgede verilen kararların nasıl verildiğini bilmiyoruz.Ve kararlar üzerinde etkili olanın bilim yerine politik olduğunu düşünüyoruz. Bu imparatorluk şehrinin ihtişamı ve büyüklüğü görmek için oraya gitmelisiniz.Umarım hepimiz bu şansa sahip oluruz. Ve gittiğinizde de bölgenin ihtişamı ve büyüklüğü yanında bugün orda gördüğümüz dünyaya da dikkat edersiniz. Bu hareketsiz bir müze gezisi gibi değil.Üzerinizden uçan kuşlar,yerde bulacağınız hurmalar,yerli satıcılardan alacağınız bal,bu tarihi bir deneyim. Babil' de gezerken istemeden geçmiş ve gelecek hakkında düşünürken zamanınızı iyi değerlendirmek için günün geri kalanında nereye gidiceğinizi de düşünmeyi unutmayın. HOŞÇAKALIN.