If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:3:27

Video açıklaması

Milattan önce 5. yüzyılın sonlarına doğru yüksek klasik dönem dediğimiz bir dönemin sonlarında, Atina’da yapılan cenaze heykellerinde bir artış olmuştur. Şu an Atina’daki Ulusal Arkeoloji Müzesi’ndeyiz. Müzenin içi mezar işaretleriyle dolu. Bunların çoğu, sanat tarihçilerinin “stel” dedikleri rölyeflerle süslü dik duran heykellerden. Modern dünyada mezar taşı diye bildiğimiz şeylerden pek farklı değiller. Yüksek klasik dönemin içinde bir ara böyle heykellerin yapımının durduğunu ardından da tekrar başladığını görüyoruz. Yüksek klasik dönemde, usta heykeltıraşlar genellikle Akropolis ve Partenon gibi binaların heykel programları üzerine çalışmışlar. Ama daha sonra özel heykeltıraşlığın tekrar ortaya çıktığını görüyoruz. Yani devletin heykel programının parçası olmayan heykelleri görüyoruz. Klasik dönemden önceki arkaik dönemde, Kore ve Kouros adında kadın ve erkek figürler yapılıyordu. Bunlar, zengin Yunan aileler tarafından mezar işareti olarak kullanılıyordu. Ama Atina’daki demokrasi döneminde öncelikli olan zengin aileler değil, devletti. Bu figürleri Atina kapılarının hemen dışındaki mezarlıklarda tekrar görmeye başlıyoruz. İşte bu heykel de orada bulundu. Adı Hegeso’nun Mezar Steli. Hegeso, oturur halde ve kendisine hizmetçisi tarafından verilen mücevher kutusunu açıp artık orada bulunmayan bir kolyeyi inceliyor. Kolye bir zamanlar boya ile çizilmiş. Ama şimdilerde silinmiş durumda. Oturduğu sandalye çok ayrıntılı. O dönemde kadının yaşam alanı evinden ibaretti.Atina’da kadınlara vatandaşlık hakkı verilmiyordu. Hegeso burada ev ortamında gösteriliyor. Stelin iki tarafı alçılı ve alınlığında da “Proxenos’un kızı Hegeso” yazısını görüyoruz. Antik Yunan medeniyetinde kadınların hayatı sınrlandırılmıştı. Hayatları, erkeklerle olan ilişkilerine göre tanımlanırdı. Önce babalarıyla, sonra kocalarıyla olan ilişkiler. Bu stelle ilgili en çok saygı uyandıran şey geleneğe gösterdiği hürmet. Bu stel, Partenon heykellerinde gördüğümüz yüksek klasik dönem geleneğinin devamı niteliğini taşıyor. Oymacılık,Partenon frizlerinde gördüğümüz oyma stiline çok benziyor. Kıyafet bedeni sarmış ve kumaş çok güzel kıvrımlar oluşturmuş. Çok ilgi çekici olmuş. Kollarının arasında biriken, Kollarının arasında biriken, göbeğindeki ve göğüslerindeki kumaşlar güzel şekil verme örnekleri. Ayağı da bir ayaklığın üstünde, yani kadının hiçbir yeri yere dokunmuyor. Ayağında bir sandalet var, ve ayağının kenarları güzel şekilde kısaltılmış. Omzunun sağına düşen baş örtüsüne ya da bacaklarından sandalyenin öte tarafına düşen kumaşa bakın. Belindeki kumaş ise sandalyenin bize bakan tarafına düşmüş. Alan dar olsa da bedenin tüm genişliğini anlayabiliyoruz. Ve bu nedenle de bu yalın oymanın tamamını görebiliyoruz. Bu imaj, mezar stelinin o dinsel havasına uygun özellik taşıyor.