If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:4:33

Konstantin'in Dev Heykeli (The Colossus of Constantine)

Video açıklaması

Başı var. Ve dirseği. Dizini de görüyorum. İşaret parmağı ileriyi gösteren bir el. Bir baldır, bir de ayak. Bir ayak daha var. İmparator Konstantin'in devasa boyutlardaki harikulade güzel heykelinden kalan parçalara bakıyoruz. Bu heykelin ilk yapıldığında yüksekliğinin 12 metre civarında olduğu düşünülüyor Yani gerçekten büyük bir heykel. Bu heybetiyle, eminim Maxentius ve Constatine Bazilikası'nda bulunan bu muazzam büyüklükteki alanı dolduruyordu. Burası çok büyük bir meydan, Forum'da şurada yuvarlak bir alan var. Heykelin bu alanda yer aldığı, dolayısı ile orası için yapılmış olduğu düşünülüyor. Capitoline tepesi, Antik Roma devletinin yönetim merkezi. Heykeli bu tepeye taşıtan ise Michalangelo. Constantine biliyorsunuz önemli bir Roma İmparatoru. Son pagan imparator, ve Roma'nın Hristiyanlığa dönmesinde öncü rol üstlenmiş. Ve inanç alanındaki bu değişikliği takiben antik Roma uygarlığında başka gelişmeler de olmuş. Roma İmparatorluğunun başkenti doğuya, Konstantinopolis'e taşınmış. Yani Constantine'in şehri. Yani şimdiki ve bildiğimiz adıyla İstanbul. Başkentin Konstantinopolis'e taşınması, Roma şehrinin göreceli olarak önemini kaybetmesi sonucunu doğurmuş. Konstantin'in heykelinin parçalar halinde bulunmuş olmasının belki bununla ilgisi vardır. Belki de yoktur.. Bu eseri oldukça çekici buluyorum. Heykelin vücut kısmının içinde ağaç ve tuğladan yapılmış bir kütle olduğu, ve bu kütlenin üzerinin bronzla kaplandığı düşünülüyor. Ama bundan kesin olarak emin değiliz. Bu heykeldeki yüz ifadesi, diğer imparator portrelerinden oldukça farklı. Burada biraz duralım ve size eski uygarlıkların sanatsal yaklaşımlarına ilişkin bilgi vereyim. Antik Yunan ve Roma uygarlıklarını düşündüğümüzde hem klasik eserler hem de natüralizm, yani doğalcılık aklımıza gelir. Oldukça uzun bir zaman sürecinden söz ediyoruz ve doğal olarak bu süreçte sanatsal stiller de değişiyor. Roma imparatorlarını ve ne şekilde betimlendiklerini düşünelim. Aslında gerçekçi eserler ama aynı zamanda idealleştirme de var. Roma halkı heykele baktığında bunun hangi imparatora ait olduğunu anlayabiliyor. Ve biz de Hadrian'ın, Trajan'ıın veya Vespasian'ın fiziki özelliklerini biliyoruz. 'Bakın buradaki bizim imparatorumuz' diyebilmeniz için fiziki özelliklerinin heykele belirgin şekilde yansıtılmış olması gerek. Evet, fiziki özellikler yansıtılıyor, ancak belli bir ölçüde idealleştirilerek yansıtılıyor. İşte burada antik Yunan heykeltraşları ekolü devreye giriyor, ve hükümdarların heykelleri idealleştiriliyor. Heykeller ilahi, tanrısal bir görünüme bürünüyor. Ancak, Constantin'in burada gördüğümüz heykeli çok idealize edilmiş ya da çok ilahi gözüküyor gibi gelmedi bana. Bunun sebebi ise bu heykelin tam geçiş döneminde yapılmış olması. Natüralizmden,yani örneğin bir kişinin tüm yüz ifadesinin birebir yansıtıldığı doğalcılıktan idealleştirerek betimlemeye doğru geçiş sürecinde yapılmış olmalı. Yani biraz idealleştirme var. İnsan vücudunun bir kısmı soyut çalışılmış gibi. Örneğin gözlerinin formuna bakın adeta geometrik formlardan oluşmuş. Kaşları göz kapaklarının üzerinde yarım daireler oluşturmuş. Sadece gözlerde değil, saçlarda da geometrik özellikler taşıyan bir canlandırma var. Belki bu canlandırma tarzı, Hristiyanlığın ilk dönemlerinde gördüğümüz sembolizmle tasvir etmeye bir gönderme yapıyor olabilir. Bu imparatorun hayatını bildiğimiz için, heykelinin yorumlanmasını Hristiyanlıktan ayrı düşünmemiz mümkün değil. Hatırlayın, Constantine, Hristiyanlığın Roma'da yayılmasını sağlayan imparator. Antik Roma sanatındaki stiller, dönemler, geçişler hakkında çok detaylı bilgiye halen sahip olmadığımızı düşünüyorum. Heykele bakanlardan biri imparatorluk geçmişini görürken, bir diğeri antik Yunan uygarlığını, o dönemin entellektüel etkinliklerini hatırlayabilir. Bu heykelde büyük ölçüde naturalizme yakın çalışılmış olmakla birlikte, belli bir ölçüde soyut anlatım da var. Parçaların bir kısmı orantısız gözüküyor olabilir, antik Yunan ve Roma sanatında görmeye alışkın olduğumuz üst vücudun hafifçe döndüğü zarif duruş da yok. Sanki şu an burada değilmiş gibi. Bizim arkamızda bir yerlere bakıyormuş gibi. Tanrısal kabul edilmesiyle bağlantılı olmalı.