Eğer bu mesajı görüyorsanız, web sitemizde dış kaynakları yükleme sorunu yaşıyoruz demektir.

If you're behind a web filter, please make sure that the domains *.kastatic.org and *.kasandbox.org are unblocked.

Ana içerik

Portunus Tapınağı

Portunus Tapınağı (daha önceki ismi Fortuna Virilis), traverten, tüf, alçı, MÖ 120 - 80 civarı, Roma. Konuşmacılar: Dr. Beth Harris ve Dr. Steven Zucker. Orijinal video Beth Harris ve Steven Zucker tarafından hazırlanmıştır.

Tartışmaya katılmak ister misiniz?

Henüz gönderi yok.
İngilizce biliyor musunuz? Khan Academy'nin İngilizce sitesinde neler olduğunu görmek için buraya tıklayın.

Video açıklaması

Romadayız, Tiber nehrinin kıyısında, Antik döneme ait bir Roma tapınağına bakıyoruz. Portunus Tapınağının önündeyiz. Bu tapınak uzun bir süre yanlış adlandırıldı, Fortuna Virilis dendi. Klasik bir tapınak görüntüsüne uyuyor, küçük bir tapınak olmasına rağmen oluklu kolonları ve İyon harfleriyle yazılmış yazılar var. İon tarzı bu oluklu kolonlar, aslında Yunan tarzından esinlenerek kullanılmış ancak bu tapınak kesinlikle Antik Yunan uygarlığına ait değil. Antik Yunan mimarisinden farklılaşan yönleri var, örneğin yüksek bir platformda kurulmuş ve sadece girişte basamakları var, eğer Antik Yunan yapı tarzını düşünürseniz örneğin Parthenon'u getirin gözünüzün önüne hem önde hem arkada giriş vardır. Kolonların oturtulmuş olduğu zeminin yerden yükseltilmesine gelince, buraya her yönden ulaşılabilir. Ve Antik Yunan tapınaklarını düşündüğümüzde, tapınağın içinde bir Tanrı heykeli bulunur, ancak dua töreni genelde dışarıda yapılır. Burada ise, binanın girişine doğru bir yönlendirme hissediyoruz, verandadan içeriye doğru. Sanırım Romalılar binaya girişin düzenli şekilde olması gerektiğini düşünüyorlarmış. Belki de Yunan tapınaklarında da olduğu gibi, sadece rahip içeri giriyor olabilir. Yapının Roma dönemine ait olduğunu gösteren belirgin düzenlemeler var, örneğin sadece ön girişte merdiven olması gibi, binanın zeminin köşelerine kadar devam etmesi gibi. İç mekanın daha büyük olmasını sağlamak için, yan ve arkadaki sütunlar duvara bitişik yerleştirilmiş. Bu sütun konusunu biraz daha açıklamaya çalışayım, antik yunan mimarisinde sütunları yapıyı taşıyıcı unsurlar olarak kulllanıyorlar oysa burada durum farklı. Sütunların bir kısmı bitişik ve buradan arkaya doğru ilerledikçe sütunların sadece dekoratif olarak kullanıldığı belirginleşiyor. Çatıyı taşıyanlar kolonlar değil, duvarlar. Bu yapı, İÖ 100 civarında yapılmış, yani yaklaşık 2,000 yıllık ve hala ayakta duruyor. Roma İmparatorluğunun ilk dönemlerindeki Antik Roma tapınaklarının nasıl olduğunu kavramamızı sağlayan güzel bir yapı. . Binanın orantıları son derece güzel, sütunlar arkaya doğru ahenkle sıralanmışlar. Ön tarafta 4 sütun ve veranda boşluğu için de 2 sütun kullanılmış.. Yapı stili, daha önce bu bölgede yaşamış olan Etrüsk uygarlığının da etkisinde. Aynı zamanda Antik Yunan mimarisinden esinlenildiğini de görmek mümkün, örneğin iyon sütunları, bunların üstünde yer alan bloklar, üçgen formlu alınlık, bunlar aslında bir anlamda Yunan hükümdarının Romalılar için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Durup bu binaya bakmak, zaman tünelinde geçmişe gitmek gibi. Bunlar aslında bir anlamda yunan medeniyetinin romalalılar için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.