If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:3:56

Video açıklaması

Metropolitan sanat müzesindeyiz. Laszlo Moholy Nagy ’ın 1928’de tarihli Gemi direğine tırmanış adlı eserine bakıyoruz. Jelatin gümüş bir baskı ve inanılmaz. Kuş bakışı ve alttan çekim fotoğraflarıyla bilinirdi. İşte bu da alttan çekim yani solucan bakışı çekim ile ne kastettiğini çok güzel ifade eden bir fotoğraf. Direğe tırmanan kişiye bu açıyla bakmak! Tekrar tekrar bakıyorsunuz çünkü normalde bu fotoğrafı böyle görmeyi beklemezsiniz. Alttan çekimi tam anlamıyla uyguluyor ve beklentilerimizi tam olarak karşılıyor. Sanatçı bize bu garip ve beklenmedik bakış açılarını sunarak her zaman daha derin düşünmemizi ve neye baktığımızı sorgulamamızı sağlamaya çalıştı. Karşımızda bir insan figürü var ama kadın mı erkek mi pek çıkaramıyorum, pek önemli değil aslında bu. Sadece atletik bir insan figürü olduğunu anlıyoruz ve yukarı tırmanıyor. Ayrıca iplerin ve yelkenin gölgesini de görüyoruz. Ayakların tam altından neredeyse yamulmuş gibi gözüken bacakları görüyoruz. Başını görmemiz biraz zaman alıyor. Kompozisyonun kenarında geminin ahşapları var. Sanatçının kompozisyonel becererisi gerçekten müthiş. Geometriylede yakından ilgili bir kompozisyon bu herşey bölümlere ayrılmış. Eğer isterseniz herşeyi parçalara ayırıp tekrar kolaylıkla bir araya getirebilirsiniz. Ayrıca dokuları açık ve koyu alanların arasındaki ilişkiyi düzenleyen bir ritim de mevcut Özellikle de bacaklarda. Bacakların yumuşaklığına ahşabın yumuşaklığı ve pürüzsüzlüğü eşlik ediyor. Herşey sizi hareketin ve fotoğrafın içine sürüklüyor gibi. Fotoğrafın kitlelerin dili olacağı hakkında bu dönemde konuşulmaya başlanmıştır. Hatta sanatçı fotoğraf okuryazarlığı diye bir kavramdan bahsediyor. Görselleri nasıl okuyacaklarını bilmeyenlerin yeni neslin cahilleri olacaklarını söylüyor. Fotoğraf onlar için gerçekten yeni bir iletişim silahıydı ve sanatsal devrim niteliğindeydi. Görüşümüzle, perspektifle ve algıyla oynuyor. Bizi farklı bir bakış açısıyla bakmaya zorluyor. Moholy söz konusu olduğunda konu nadiren politik olur. Modern hayatın sembollerini kullanarak bakan kişinin bakış açısını geliştirmeyi amaçlıyordu. Ve bu modern dili onlara kazandırmayı hedefledi. Onun sanatı da toplum içindir, fakat politik mesajları çok açık değildir. Raçenko ise garip eğik açılar kullandı ama neredeyse konu her zaman politikti. Gösteriler gibi. Ama Maholy daha genel bir formül kullanıyordu. Fotoğraflarında çok modern öğeler yer almaktaydı. Örneğin atletisizm. Bu gerçekten modernizmin bir sembolü. Görmekte olduğumuz gerçekten çağdaş bir figür.