Eğer bu mesajı görüyorsanız, web sitemizde dış kaynakları yükleme sorunu yaşıyoruz demektir.

If you're behind a web filter, please make sure that the domains *.kastatic.org and *.kasandbox.org are unblocked.

Ana içerik

Picasso'nun "Rezervuar, Horta de Ebro" İsimli Eseri

Pablo Picasso, Sarnıç (The Reservoir), Horta de Ebro, tuval üzerine yağlı boya, 1909 yaz ayları, 24-1/8 x 20-1/8", (MoMA). Bu video, Dr. Beth Harris ve Dr. Steven Zucker'ın açıklamaları temel alınarak düzenlenmiştir. Orijinal video Beth Harris ve Steven Zucker tarafından hazırlanmıştır.

Tartışmaya katılmak ister misiniz?

Henüz gönderi yok.
İngilizce biliyor musunuz? Khan Academy'nin İngilizce sitesinde neler olduğunu görmek için buraya tıklayın.

Video açıklaması

New York’ta Modern Sanatlar Müzesi’nin beşinci katındayız ve Pablo Picasso’nun 1909 yazında yaptığı ‘Horta de Ebro’ tablosuna bakmaktayız. Picasso’nun erken kübist dönemine ait çok önemli bir eser bu. Cezanne’dan radikal şekilde farklılaşmış. Bundan sadece iki yıl önce yaptığı ‘Avignon’lu Kadınlar’ tablosu düşünüldüğünde, Picasso arada geçen sürede çok önemli bir ilerleme kaydetmiş. Baktığımız, kübist akımın ismine uygun bir çalışma. Kübizm- baktığımız resimde de gerçekten küplere benzeyen formlar görüyoruz. Kübist akımın kronolojik gelişimini hatırlayacak olursak, Picasso’nun Avignonlu Kadınlar tablosundan sonra Braque ciddi şekilde Cezanne’ın eserlerine eğiliyor. Picasso da bir anlamda Braque’ın bu çalışmalarına, yine, Cezanne’dan esinlenerek cevap vermiş oluyor. Picasso İspanya’nın güneyine gidiyor. Gittiği küçük kasabanın ismi Horta de Ebro. Sanatçı bu kıraç bölgede terra cotta’nın ruhunu özümsüyor. Tepenin üzerindeki havuzu görüyoruz, biraz su birikmiş, hatta suyun yüzeyindeki yansımayı dahi görüyoruz. Bu resme bakan pek çok kişi, öncelikle sanatçının resimdeki perspektifle nasıl ileri-geri oynadığıyla etkilenir. Bazen üstten bakıyor gibiyiz, bazen yandan, gözümüzü resimde gezdirdikçe yine üstten veya şurada alttan bakıyoruz. Perspektifin bu şekilde kullanılması nesneleri kolayca şekillendirilebilir hale getiriyor, izleyicinin zaman ve uzay içindeki hareketine göre yeniden şekilleniyorlar. Ancak burada gördüğümüz nesneler aynı zamanda birbirleriyle bağlantılılar. Picasso, onun öncesinde de Cezanne, değişik düzlemleri farklı renkler kullanarak birbirleriyle bağdaştırıyorlar, kahverengi olan bir şeyin, yine aynı renkte bir şeye eklemlenmesi gibi mesela. Örneğin şuradaki değişik form evin çatısı, ve diğer evin yan duvarına birleşiyor. Gördüğümüz alandaki değişik formlar birbirine karışıyor. Daha doğrusu bireyselliklerini kaybediyorlar ve birbirlerinin içine geçiyorlar. Böylelikle sentetik, yapay bir bütün oluşturuyorlar. Gölgeler ve yansımalar ise ışığın etkileri olmanın ötesine geçerek, nesnelere ve yüzeylere dönüşüyor. Tuvalin ortasındaki antrelere bakalım, burada gölgeler görüyoruz, ve buradan kaynaklanan yansımalar var. Bu gölge ve yansımalar, kendilerini oluşturan nesneler kadar yoğun görünüyorlar. Yüzeylere de bakalım, gölge ve yansıma gibi efektler kusursuz görüntülere dönüşüyor, ve tuval üzerindeki dokunulamayan nesneler de binalar kadar önemli hale geliyor. Avignon’lu Kadınlar tablosunda, figürlerin arasındaki boşluğun adeta maddeleşmesi gibi. Bu resmin bir kasabayı yansıttığını söylemiştik. Kasaba manzarasında güneş ışıklarını görmeyi hayal ederiz. Oysa baktığımız resim oldukça farklı, ışık bu resimde şekilleri oluşturuyor, ışık formun kendisi haline geliyor. Gölgeler ve ışıklı alanlar var. Olmayan şey ise yön, resimde yön duygusu yok. İzleyici hareket ettikçe sübjektif bir yön algısı oluşuyor. Tuvalin ortasında bulunan kapı girişlerinden de sözetmiştik. tam ortadaki gerçekten de antreye benziyor. Onun solundaki ise, kapı girişine benzemekle birlikte, aslında bir fırça darbesiyle oluşmuş ve binanın önündeki ayrı bir form gibi gözüküyor Formu oluşturma yönteminin alışılmışın çok dışında kullanıldığını gözlemliyoruz. Yani sanatçı, sadece formu gözlemlemiyor veya formu resmetmiyor aynı zamanda formu oluşturma yöntemi de alışılagelmişin çok dışında. Son derece modern, ve kesinlikle kendinden son derece emin.