If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:3:49

Video açıklaması

San Francisco Modern Sanatlar Müzesi'ndeyiz ve Frida Kahlo'nun bir tablosunu inceliyoruz: Frieda ve Diego Rivera. Resmin yapıldığı yıl 1931. Yani Frida Kahlo'nun oldukça erken dönemlerinden bir çalışma. Bu resmin yapıldığı zaman, her ikisi de San Francisco'daymış, yani resim şu an yapıldığı şehirde bulunuyor. Burada olmalarının sebebi, Rivera'nın duvar resimleri yapmak için bir iş almış olması. Kendisi Meksika'da tanınan bir ressam, ABD'ye davet ediliyor New York'ta MOMA'da, yani Modern Sanatlar Müzesi'nde solo sergi açmak üzere çalışıyor. Müzenin tarihindeki ilk solo sergi Matisse'in, ikinci solo sergi ise Rivera'nın, düşünürseniz son derece değerli ancak birbirlerinden oldukça farklı sanatçılar. Andy Rockefeller Modern Sanatlar Müzesi'nin kuruluşuyla bizzat ilgileniyor, ve müzenin lobisi için büyük bir duvar resmi yapılmasını istiyor. Bu duvar resminin yapılmasını öncelikle Picasso ve Matisse'ten istiyor, ancak iki sanatçı da bu teklifi geri çeviriyorlar. Teklifi götürdüğü üçüncü sanatçı ise Rivera oluyor. Ancak şu an baktığımız resmi yapan Rivera değil, Frida. Frida, Rivera'nın yanında oldukça minyon duruyor, çok narin. Başını eğme tarzı ve bize bakışı çok çarpıcı. Eşi ise oldukça yapılı, hatta tıknaz diyebiliriz ve doğrudan bize bakıyor. Frida eşini böyle yansıtmış, onu kaya gibi sağlam bir figür olarak algılamamızı istemiş. Kendisini ise eşinin ayakları yere sağlam basan görüntüsünden oldukça farklı yansıtmış, Frida havada süzülüyor gibi, narin. Rivera yere kök salmış gibi, botları çok sağlam. Frida'nın elbisesinin yere değişi, başını hafifçe yana eğmesi görüntüsüne hafiflik hissi vermiş. Üzerindeki şalın kıvrımları, kolyesi, başındaki saç bandı, giysisindeki süslemeler çok feminen. Rivera'nın katı görüntüsünden oldukça farklı duruyor. Burada giysilerinden söz ederken şunu da belirtmeliyim, giysilerde bazı semboller bulunuyor. Frida giysileriyle Meksikalı kökenlerine, ülkesinin folkloruna vurgu yapıyor, ne kadar gururlu olduğunu ve ülkesinin kültürel mirasına verdiği önemi vurguluyor. Arkadaki çıplak fonun önünde yer almaları da Meksika'nın geleneksel sanat tarzına gönderme yapıyor. Diego'yu takım elbisesinin içine çalışırken kullandığı gömleği giymiş olarak görüyoruz. Bu hem resme ciddiyet katmış, hem de çalışan sınıftan, işçi sınıfından olduklarını vurgulamış. 1920'lerdeki Meksikalı duvar ressamları, Rivera gibi, Meksika Devriminin sanatsal tarzını oluşturmaya çalışıyor ve halk için sanat yapıyorlar. Diego da bir işçi olarak resmedilmiş. Elleri de ilgi çekici şekilde resmedilmiş. Bu resim Frida'ya ait, ve o'da eşini elinde palet ve fırçalarla canlandırmayı seçmiş, eşinin elinin üstüne elini koymasında teslimiyet, işleri oluruna bırakma duygusu hissediliyor. İşleri oluruna bırakıyor ve bize bakıyor. Aynı zamanda bağımsızlığını vurguluyor. Diego ise kararlı bir şekilde duruyor, hareket etmiyor. Eli orada ve Frida için açık. Frida ise biraz daha hareketli, başını eğiyor, elini kaldırıyor ve bize doğru bakıyor. Eğer tepedeki kuşa dikkat ederseniz, kuşun ağzında bir şerit var. Müzenin açıklamasına göre şeritteki yazının tercümesi şu şekilde: ‘Burada bizi, yani ben Frieda Kahlo'yu ve sevgili eşim Diego Rivera'yı görüyorsunuz, bu portreleri burada, California'nın güzel San Francisco şehrinde içinde bulunduğumuz müzenin yeddiemini olan arkadaşımız, Albert Bender için 1931 Nisan'ında yaptım.’