If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:4:30

Video açıklaması

Erken çağlarda yapılmış bir manastır kompleksindeki en önemli yapı, Hatta ibadetin odak noktası stupadır. Stupa, genellikle yarımküre şeklinde bir höyüktür. Buda’nın kutsal emanetlerinin içinde bulunduğu mezarı temsil eder. Stupalar, önemli Budist öğreticilere ve rahiplere ait yadigârları da içerebilir. Aynı zamanda, Asya Sanat Müzesi’nde görebileceğiniz bu taş ve metal örnekleri gibi, Küçük kap ya da emanet sandığı şeklinde de görülebilirler. Bu şekilleriyle, vefat etmiş bir kişinin küllerini içerirler. Stupalar, Ajanta, Ellora gibi Budist kaya tapınaklarında, ibadetin odak noktasıdır. Orta Hindistan’da yer alan Sanchi Stupası, bilinen en eski stupadır. Bir tepenin üzerinde yer alan Ulu Stupa, manastır kalıntıları ve daha küçük stupalarla çevrelenmiştir. 2000 yıl önce inşa edilen bu stupaya, daha sonra ana yönleri belirleyen 4 geçit eklenmiştir. İbadet etmek isteyenler, bu geçitlerden geçtikten sonra Stupa etrafında saat yönünde dönerek yürürler. Yarımküre şeklindeki höyük dekore edilmemişken, geçitlerin detaylı figür ve sahne oymalarıyla süslü olduğu görülebilir. Örneğin bu geçitte, ibadet için gelenler meyve ağacına tutunmuş bir figürle karşılaşırlar. Budizm, popüler zevke hitap etmesi gerektiği için, buna benzeyen ve doğurganlığı temsil eden tanrıçaları kullanmış Ve panteoun’una eklemiştir. Buna benzeyen görüntüler, yerleştirildikleri yapıyı kutsadığı gibi, kutsallık ve laiklik arasındaki geçişi tasvir ettiği için uğurlu olarak da kabul edilirler. Benzer şekilde yorumlanan başka bir figürü, Asya Sanat Müzesi’nde sergilenen bir sütun üzerinde görebilirsiniz. Sanchi’deki geçitlerde hikayelerden sahneler görmek de mümkündür. Bunların hiçbirinde Buda, bir insan olarak tasvir edilmemiştir. Ama sahnedeki varlığı, atın üzerindeki şemsiye ya da ayak izleriyle temsil edilen kraliyet sembolleriyle gösterilmeye çalışılmıştır. İbadet sahnelerinde görülen tekerlek ya da stupaysa Buda’nın kendisini temsil eder. Kısacası, semboller, Buda’nın varlığına işaret eder. Budizm, Asya’da yayılırken, stupanın şekli ve dekorasyonu da mimari bir form olarak gelişim göstermiştir. Doğu Asya’da, stupanın taban yüksekliği giderek büyümüş ve üzerinde bulunan katların sayısı artmıştır. Aynen burada görülen kule gibi. Bu yeni ve alışılmamış stupa formları artmaya devam etse de, stupalar yadigâr ve emanet odası olma görevini sürdürüyor ve aynı zamanda Buda’nın ve öğretilerinin sembolü olmaya da devam ediyorlar.