Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:5:08

Video açıklaması

Merhaba! Ben Arturo Patori. Bana artist diyebilirsiniz ya da art diyebilirsiniz. Şimdi sanat tarihinde bir yolculuk yapacağız. Başrollerde ben varım! Haha! Ah, evet bir de Arturo’nun eli var tabi. Peki bu kafanın devamı nerede hee el? Bir sürü insan burada beni seyrediyor tamam mı? Bende assolistin elinin keyfini bekliyorum, olamaz! Oh, evet. Ah, tamam oldu işte, evet. Anlaşılan şimdi, Ortaçağ ve Bizans dönemi hakkında konuşacağız. Çok uzun bir zaman ve sayısız savaş sonrası Roma İmparatorluğu bu geniş toprakları elde etti ve korumayı başardı. İmparator Theodosius tahta geçtiğinde Portekiz’den Filistin’e kadar uzanan geniş toprakları yönetiyordu. Roma İmparatorluğu’nda tahtın kime geçeceği hep bir sorun olmuştur. Theodosius için de öyle oldu ve iki oğlu arasında kaldı. Yoksa kalmadı mı? 395 yılında Theodosius oğullarından birini seçmek yerine, imparatorluğu ikiye böldü. Batıyı Honorius’a verdi. Biz buna Batı Roma İmparatorluğu diyoruz. Doğuyu da Arcadius’a verdi ve buna da Bizans İmparatorluğu diyoruz. Aslında her iki imparatorluk da kendini Romalı olarak görüyordu. Ancak Batı’da Latince, Doğu’da ise Yunanca konuşuluyordu. Başından itibaren Batı Roma İmparatorluğu barbar kavimler tarafından kuşatılıyordu. Hunlar, Gotlar, Vandallar ve Franklar Batı topraklarını teker teker işgal ettiler. Roma’yı yağmalamak bir tür Barbar eğlencesi haline geldi. Vandallar’ın etrafı yakıp yıkması ve uyguladığı şiddet, Vandalizm kelimesinin kökenini oluşturdu. Ahh! Ne vuruyorsun ya. Oldukça zor ve karmaşık bir dönemdi. Theodosius’un ölümünden sadece 81 yıl sonra, Batı Roma İmparatorluğu yok oldu. İmparatorluk farklı ülkelere bölündü. Bu ülkeleri birleştiren tek güç ise Katolik kilisesi ve Papa idi. Diğer tarafta Bizans İmparatorluğu ise bin sene daha varlığını korudu. 730 yılında imparator Leo, ikonoklazm olarak bilinen hareketi başlattı. İkonoklazm, 10 Emir’in katı bir yorumu ya da İslami kültürün artan etkisi sonucu ortaya çıkarak dini tasvirlerin yapılmasını ve onlara tapınmayı yasaklar. İkonoklastlar resim ve heykelleri kaldırdılar ya da imha ettiler. İşte orda bir tane var! Haydi bu taraftan yürüyün! Ahh! Tamam hallettim komutanım! Orda bir tane daha var! Git indir onu haydi! Aaah çok geç kaldık! Evet, işte orada var, durdurun onu. Hemen durdurun onu! Acele et! Haydi hemen! Götürün bu serseriyi burdan! İkonoklazm sonrası Bizanslı sanatçılar sadece uygun görülen eski tasvirlerin kopyalarını yapabiliyorlardı. Ben bir kopyanın kopyasının kopyasının kopyasının kopyasının kopyasıyım! Roma’da ise Papa II. Gregory ikonoklazmı reddetmiş ve dindışı ilan etmişti. Hatta ikonoklazmı aforoz eden bir mektup da gönderdi. Bu bir Bizans kafiri, aforoz edin şunu, haydi! Sonuç olarak Batı’daki sanatçılar daha fazla yaratıcı özgürlüğe sahipti. Kilise sanatın koruyucusuydu, bu yüzden de ortaçağ sanatı çoğunlukla dini temalardan oluşuyordu. Ortaçağ’ın sonlarına doğru Batılı sanatçılar farklı görsel deneyimlerle ilgilenmeye başladılar. Zaman içinde, daha inandırıcı ve daha güçlü tasvirler yaratmak için çalıştılar. Sonunda insanları ve doğayı daha gerçekçi resmetmeyi başardılar. Ben Arthur.. Benimle sanat tarihine bir başka büyüleyici yolculuğu paylaştığınız için teşekkür... Hee Hey daha bitirmedim hey hey dur napıyorsun bitirmedim..