If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:4:11

Video açıklaması

Paristeki Louvre müzesi bünyesinde yeni açılan İslam Sanatları galerisindeyiz. Burası gerçekten muhteşem. Şu an müzenin en kıymetli eserlerinden birine bakıyoruz. Bu parça orijinalinde Fransız. Yüzyıllar boyunca Fransız kraliyet ailesine mensup çocukları vaftiz etmede kullanılmış. Aslında Mısır ve Suriye yakınlarından gelmekte ve yaklaşık 1320-1340 yılları arasında yapıldığı tahmin edilmekte. Memlüklü zanaatkarlar tarafından yapılmış. Memlüklüler köle savaşçıdırlar ve bağımsızlıklarını ilan ettikten sonra yüzlerce yıl şu an Mısır ve Suriye olarak bilinen topraklarda yaşamış ülkelere hükmetmişlerdir. O dönemde özellikle kumaş ve metal işçiliğindeki olağanüstü ustalıkları ile ünlenmişler. Ve bu eser de türünün nadide bir örneği. Normalde bu tarz kaplar hat sanatı desenleri içeren geniş şeritler içerir ama bu özellik bu eserde yok. Bunun yerine eserde hayvan figürleri ve süsleme amaçlı desenler kullanılmış. Herhangi bir süslemenin kullanılmadığı tek yer leğenin içinde tabana yakın olan birkaç santimlik alan. Leğenin zemini dahi tamamen işlenmiş. Hadi isterseniz oradan başlayalım. Burada oldukça soyut deniz hayvanı desenleri var. Bunlar tıpkı seramik desenleri gibi birbirini takip eden karmaşık desenler. Leğen pirinçten yapılmış. Yer yer gümüş, altın ve siyah macun kullanılmış. Önce hayvanların geçit töreninin resmedildiği kesintisiz bir şerit var. Bu şeridin üzerinde aralarına hayvanlar, madalyonlar, hükümdar oldukları bariz olan figürler ve de armalı kalkanlar serpiştirilmiş at üzerinde adamlardan oluşan daha geniş bir başka şerit işlenmiş. İki hükümdar görüyoruz. Birbirlerine dönük oturuyorlar. Her ikisinin elinde de kadeh var. İki hükümdarın arasındaki figürler avlanıyor gibi gözüküyorlar ama aynı zamanda gördüğümüz kol, bacak ve kopmuş kafa figürleri bir savaş sahnesini anlatıyor. Yani burada bir vahşet resmedilmiş. En geniş şerit leğenin dışında yer alıyor. Bu kısımda yuvarlak içinde dört tane figür görüyoruz. Her biri at üzerinde ve birbirlerinden biraz farklı resmedilmişler. İki tanesi avlanıyor. Bir diğeri ok atıyor. Sanırım son figürün elinde bir sopa var ve at üzerinde ilerliyor. Yuvarlakların her iki tarafında figürler var .Sayıları 4 ile 5 arasında değişiyor. Her biri hükümdar figürlerinin önünde dizilmiş. Her bir figür ilginç şeyler yapıyor. Mesela şu an incelediğim tasmalı bir leopar tutuyor. Bir diğeri bir elinde sanki bir şeyi kutlamak için kadeh kaldırıyor diğer elinde de bir kap tutuyor. Figürler öyle sık, karmaşık ve iç içe resmedilmişler ki çözmek biraz zaman alıyor. En alttaki şeritte küçük yuvarlaklar içinde zambaklar var. Zambak Fransız kraliyet ailesinin sembolü. Fakat aynı zamanda bir Memlük sultanı ile de ilişkilendirilmesi ilginç. Sanat tarihçileri bu zambak figürlerinin eser Fransa’ya gelince değiştirildiğini düşünüyorlar. Eserdeki değişiklikler bu eserin yapılmasını isteyen kişi ile eserin teslim edildiği kişinin aynı olmadığını düşündürüyor. Daha önce de belirttiğim gibi normalde bu eserde bu türdeki diğer eserler gibi İslami yazılar görmeyi bekliyoruz ama bahsettiğimiz özellik bu eserde yok. Bu da bu eserin Müslüman olmayan biri için yapılmış olabileceği varsayımını doğuruyor. Ticari amaç için bile yapılmış olabilir. Eserdeki resim sanatı çok karmaşık olduğundan sanat tarihçileri figürleri henüz çözememişler. Leğenin ağız kısmının hemen altındaki görüntülerin zenginliğine bakın. Tek boynuzlu at, fil, leopar, deve ve antilop görebildiklerim arasında. Bütün bu hayvanlar ilerliyor, koşuyor,zıplıyor. Sadece leğenin içinde ve dışında kullanılan süsleme amaçlı desenlerde değil figürlerde de hareket ve enerji hakim. Küçük bir Arapça yazı görmek mümkün ki bu da eseri yapan sanatçının ismi. Leğenin ağız kısmının hemen altında görülebilir. Sanatçı ismini özellikle altı kez yazmış olmalı ve bu da eseriyle çok gurur duyduğunu gösteriyor olabilir. Sanaçının ismi İbn al-Zain ve Louvre müzesinde Memlüklü bu büyük sanatçının başka bir eserini daha görmek mümkün.