If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:2:36

Video açıklaması

Merhaba. Washington'da National Gallery of Art'ta bulunuyoruz. Eduard Manet'nin küçük ebatlı bir çalışmasına bakmaktayız. Tablonun ismi ise 'Erik Brendisi'. Bu, gizemli bir resim. Yalnız başına oturan bir kadın görüyoruz. Pembe giysiler içinde. Elinde henüz yakılmamış bir sigara var. Önünde ise küçük bir bardak erik brendisi duruyor. Brendinin içinde erik var. Manet, Degas ve diğer empresyonistlerin eserlerindeki karakteristik özellik çok belirgin. Kadın tuvalden dışarı doğru bakıyor. Ve bakışı oldukça gizemli nereye baktığını yada ne düşündüğünü anlayamıyoruz. Oldukça modern, güçlü bir kadın gibi görünüyor. Giysileri, elinde sigara olması bir barda yalnız başına oturması çalışan sınfıtan bir kadın olabileceğini de gösteriyor. Eğer üst sınıftan birisi olsaydı, barda yalnız başına olması veya sigara içmesi pek de uygun olmazdı. Ve eldivenleri olurdu. Bekliyor. Sanırım bizim ona bakmamızı bekliyor Manet bunu planlamış olmalı. Onunla etkileşime giren kişi biz olacağız. Ancak sanatçı bizimle figür arasına masayı koymuş masa onunla aramızda bir bariyer gibi duruyor. Aynı zamanda kendi soyutluğunu ve güzelliğini içinde barındıran bir düzlem. Resmin kompozisyonunun ne kadar dikkatli planlanmış olduğuna ve geometrik öğelerin kullanımına dikkat edelim. Sol üstteki dikdörtgen ile masanın yatay hattı birbiriyle bağlantılı. Oturduğu kanapenin yatay çizgisi masanın ayağının dikey çizgisi, geometrik öğeler dikkatle yerleştirilmiş. Sanatçının fırça darbeleri oldukça serbest. Örneğin ellere bakalım. Özellikle sağ eli oldukça kompleks bir şekilde duruyor elin yüzünden daha önde olduğunu anlıyoruz çok başarılı canlandırılmış. Resmin yapıldığı dönemi düşünürseniz, bizim çok beğendiğimiz bu eli, o dönemin sanat izleyicisi 'henüz bitmemiş' gibi algılayacaktı eminim 1780'lerin sanat izleyicisi, muhtemelen resmin henüz tamamlanmamış olduğunu düşünecekti. Ayrıca gördüğümüz figürün oturuşu, verdiği poz da Akademi kökenli geleneksel resimlerden çok farklı.