Güncel saat:0:00Toplam süre:4:23
1 enerji puanı
Studying for a test? Prepare with these 5 lessons on Latin (Batı) Avrupa.
See 5 lessons
Video açıklaması
Londra'da British Museum'dayız. İngiliz tarihinin ortaçağdan günümüze ulaşan gerçek hazinelerinden birisine bakıyoruz. Bu Sutton Hoo Gemi gömüsü, müzeye Doğu Anglia'dan gelmiş. O dönemlerde İngiltere'ye verilmiş olan Latince isim Anglia imiş. Sutton Hoo da, İngiltere'nin doğusunda, Suffolk'ta. Gemi batığı demedim, dikkat edin. Gemi gömüsü. Zira 20. yüzyılda bir çiftlikte bulunmuş. Sanırım 1939 yılı olmalı, pek çok höyük kazılmıştı. Höyükler kazıldığında genelde mezarlar bulundu, ve maalesef çoğu da hırsızlar tarafından soyulmuştu. ve maalesef çoğu da hırsızlar tarafından soyulmuştu. En büyük höyüğün içinde ise bir gemi bulundu. Geminin içinde de hazine vardı. Bu hazinenin sahibi olduğu düşünülen kişinin naaşı da geminin içindeydi. İngiltere'de kargaşanın hüküm sürdüğü bir dönemde yaşamış olmalı. Roma İmparatorluğu yüzlerce yıl önce çökmüştü. Eskiden Roma İmparatorluğu'nun bir parçası olan İngiltere, imparatorluğun çöküşünden sonra, Alman ve Danimarka bölgelerinden gelen saldırılarla uğraşmış, sonra İngiltere'de değişik krallıklar kurulmuş, bu krallıkların bir kısmı da birbiriyle savaşmış. Evet genelde birbirleriyle savaşmışlar. Ethelbert gibi bazı krallar, bu krallıkları birleştirmek için çaba sarfetmiş. O yılları, yani 500-600 yılları gibi düşünün. Alman ve Danimarkalılar'da Hristiyanlığı kabul etmişler. Sutton Hoo gemisinde bulunan hazine tam da bu sebeple çok önemli. Zira yaşanan karışıklıklar dolayısıyla, binaların da sanat eserlerinin de çok az olduğu bir döneme ait. Ortaçağın çok karışık bir dönemi. Ve günümüze ulaşan eser sayısı çok çok az. Gemide bulunanlar, o çağda dünyanın nasıl bir yer olduğu hakkında ipuçları veriyor. Savaş araç gereçleri buluyorsunuz, miğferler, kalkanlar. Usta ellerde, çekiçle dövülerek, şekillendirilmişler. Sanırım en ünlü parçalardan biri, bu çanta kapağı. Altın üzerine mine işlemeli. Alt tarafında da bir çanta olmalıydı sanırım. Çanta çoktan yok olmuş Yalnızca altın ve cam geçen zamana karşı direnebilmiş. Stilini biraz daha yakından inceleyelim. Soyut formların iç içe geçtiğini görüyoruz. Bazı hayvan figürleri de var. Her iki tarafın alt kısmında, kurtların saldırısına uğramış bir insan figürü var. Aynadan yansıyormuş gibi gözüküyor, simetrik çalışılmış. İnsan figürünün yüzüne bakalım, ağzı açık, sanki sakalı varmış gibi duruyor. Yüzünü çevreleyen dairesel form saçları gibi. Ağzının açıklığına bakın, çığlık atıyor olabilir. Kollarını bükmüş. Şimdi de hayvanlara bakalım, ağızları açık,saldırıp parçalamaya hazırlar. Veya ona bir şey söyleyecekler, bir sır verecek olabilirler. Gerçekten neler olup bittiğini bilmek imkansız. Ancak adamın yüzündeki korku ifadesi gibi. Yinede de kimbilir, belki de bu adamın kuvvetini gösteren bir ifade de olabilir. Dediğim gibi, gerçekten neler olup bittiğini kesin olarak bilmemiz imkansız. İçeriye doğru devam edelim ve kuşlara bakalım. Bir kartal başka bir kuşa saldırıyor gibi. Ördek gibi bir kuşa saldırıyor olabilir. Burada, Hiberno-Saxon sanatında karşılaştığımız tarzda bir işleme görüyoruz, çok güzel. Ve birde bu mineler var, bir kısmında lal taşı da kullanmışlar. Mine nasıl yapılıyor onu da kısaca söyleyeyim. Metal telle bölümler ayrılıyor, sonrada bu bölümlerin içi mine ile, yani cam ve metal oksit karışımıyla dolduruluyor. Gemide bulunan her şey, neredeyse çözülüp dağılmış durumda. Hemen herşey çürümüş, geminin içinde gömülmüş olan kişinin kemikleri bile yok olup gitmiş. Günümüze sadece altın ve mine ulaşabilmiş. 600'lü yılların başlangıcından şu an elimizde çok az eser var . Ancak yine de buradaki eserlerden, o dönemde neler giymiş olabileceklerini tahmin etmek mümkün. Çanta kapağı, kemer tokaları, omuzlara takılan metal plakalar, En azından, çok, çok zengin bir kişinin, bize giyim tarzları hakkında fikir veriyor. muhtemelen bir kralın giyim tarzına ilişkin fikir veriyor.