Güncel saat:0:00Toplam süre:3:27

Video açıklaması

Galeriye gelenler genellikle bu küçük kitapların bu kadar önemli olmasına, ya da bu kadar detaylı ve güzelce boyanmış olmalarına şaşırıyorlar. İnsanlar, Rönesans’ın ya da Ortaçağ’ın en iyi sanatçılarının aslında resimli el yazmaları yaptığını bilmiyorlar. Bu, sadece bir süsleme sanatı ya da sanatın bir yan dalı değildi, temel sanatlardan biriydi. İlk yapılan resimli el yazmaları dini içerikli olanlardı ve ayinlerde ya da dini kutlamalarda kullanılıyordu. Elle yazılan ve elle resmedilen bu kitaplar, altın, gümüş gibi malzemeler ile boyanıyor ve değerli taşlarla süsleniyordu. Böylelikle kutsal yazıtlar onurlandırılmış oluyordu. “Stammheim Missal”, Getty koleksiyonundaki en güzel parçalardan biri. 12. yüzyıl Almanya’sında yapılmış, en güzel resimli el yazması olduğu düşünülüyor. Soldaki minyatür, bence kitaptaki en güzel minyatür olabilir. Burada İsa’nın dirilişi gösterilmiş. İsa, yeniden hayata dönmüş ve elini kutsamak için kaldırmış. Ortada Mandorla olan basit bir tasarım bu. Aynı zamanda oldukça da simetrik… Havarilerin sembolleri küçük yarım dairelerin içlerinde gösterilmiş. Çok güzel ve detaylı bir geometrik yapı var. Kitabın bir güzelliği de, bu kadar çok ahlaki ve dini mesaj veriyor olmasına rağmen, sanatçının konuyu büyük bir sadelik ve netlikle resimlendirmiş olması. "Brandenburglu Albrecht’in Dua Kitabı" isimli dua kitabı da koleksiyondaki şahane el yazmalarından biri. Kitaptaki her dua resimlendirilmiş. Bu resimler İsa’nın doğumundan başlayarak tanıdık hikâyeler anlatıyorlar. Bütün bu resimlerin loş ışıkta olması, sadece mum ışığı ya da fener benzeri şeylerle aydınlatılmış olması da çok güzel ve çok dramatik bir etki katıyor. İsa, her zaman insan olarak, kırılgan ve hassas bir şekilde resmedilmiş. Bu eser ise, Decameron’un yazarı büyük İtalyan yazar Giovanni Boccaccio tarafından yazılmış. "Ünlü Kişilerin Yazgısı" isimli bu kitap, insanların nasıl meşhur olup güç sahibi olduklarını ve çok kısa bir süre sonra da bu mevkilerinden düşerek acı çektiklerini anlatıyor. Buradaki hikaye ise Adem ve Havva’yı anlatıyor ve Boucicaut Usta tarafından çizilmiş. Boucicaut Usta 15. yüzyılın ilk yarısında yaşamış, en büyük ve en etkili Fransız ressamlardan biriydi. Onu muhteşem kılan şeylerden biri, bir hikaye anlatıcı olarak, farklı öyküleri bile muazzam bir netlikle anlatabilmesiydi. Solda Boccacio’nun kendisini görüyoruz, bu kitabın hikayesini yazmakta olduğu bir anda resmedilmiş. Sağ tarafta ise Adem ile Havva’nın yaşlanmış halleri görülüyor Yaşlı çift, öne eğilmiş bir halde ağır ağır, Boccacio’ya hikayelerini anlatmak üzere yaklaşıyorlar. Bu tarz kitaplara sahip olan kişiler, gece yatmadan önce yardımcılarına kitapları okuturlardı, kendileri de yanlarında oturup kitaptaki harika resimlere bakarlardı. Bunların kitap olmanın yanı sıra, aynı zamanda çok değerli birer sanat eseri olduğunu da unutmamız gerekiyor. Bu kitaplara sahip olanlar, özel günlerde onları ortaya çıkarır ve arkadaşlarına, eşe dosta, statülerinin, zevklerinin ve düşünce tarzlarının bir göstergesi olarak gururla gösterirlerdi.