Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:4:14

David, 'Liktorlar Brütüs'e Oğullarının Naaşlarını Getiriyor'

Video açıklaması

Paris'te Louvre Müzesi'ndeyiz. Jacques-Louis David'in 'Brütüs ve Oğulları' isimli tablosuna bakıyoruz. Bu tablo David'in eserleri arasında en sevdiklerimden birisi, Fransız Devrimi'yle aynı yıl yani 1789'da yapılmış. Resmin konusu ile, devrimin fikirleri güzel şekilde bağdaştırılmış. Bu resimde antik Roma'yı görüyoruz. Brütüs, Roma kralına karşı devrim yapmış. Ancak Brütüs, oğullarının kendisine ihanet ettiklerini, ve kraliyeti geri getirmek üzere çalıştıklarını öğreniyor. Brütüs, yargılama yapıyor, ve kendi öz ailesini ihanet ettikleri için ölüme gönderecek, alışılmadık kararı alıyor. Devlete kendi ailesinden, duygularından, ihtiyaçlarından daha çok değer veriyor. 'Horatio'nun Yemini' tablosunda da aynı temayı görürüz. Erdemlerin kişisel duygulara, kişisel önceliklere galip gelmesi. Bu resim aynı zamanda, alınan bu kararın bedeline ilişkin. Körü körüne bir vatanseverlik değil bu, içten gelen,kuvvetli duygularla alınan bir karar. Ve karşılığında ödenen bedel. Trajik bir sahne bu. Brütüs, bir Roma heykelinin altında oturuyor, gölgede, elinde de kendi fermanı var. Ayaklarını çapraz yapmış, eli yukarıda, derin düşüncelere dalmış, oğlunun taşınan vücuduna arkası dönük şekilde oturuyor. Kompozisyonun diğer yarısında ise karısı ve çocukları var. Işık altındalar, gözlerini kısmışlar ve acı içindeler. Brütüs'ün yaptığına inanamıyorlar. Brütüs ise sakin gözüküyor, durgun. Burada yaşanan derin trajediyi sineye çekiyor gibi. Oysa diğer taraftaki eşi ve çocukları duygularını rahatça dışa vuruyorlar. Burada gördüğümüz sahne, devrim sırasındaki fikirlerle çok örtüşüyor. Zira, sadece erkeklerin devlet için fedakarlıkta bulunabileceklerine, sadece erkeklerin büyük ideali görerek kişisel çıkarlardan vazgeçeceklerine, duygularını yenerek gerçek birer vatandaş olabileceğine inanılırmış. Stoacı felsefeye yakın olan bu görüş, resimdeki mekanın şekillendirilmesinde de etkili olmuş. Oldukça kapsamlı, klasik bir mekandayız. Yunan mimarisi en sahici haliyle karşımızda duruyor, kapılar, sütunlar. Ancak bu keskinlik, kadınların olduğu bölümde değişiyor. Kumaşların drapeleri, yumuşak dokuları devreye giriyor. Bu resim, David'in klasik mimariyi ve eski dönemde kullanılan eşyaları, ne kadar iyi incelediğini ve özümsediğini de gösteriyor. Resimdeki figürler, antik Roma ve antik Yunan heykellerini andırıyor. Kumaşların vücutlarına sarılışına dikkat edin, anatomiye verdiği önem son derece net. Mekanın netliğine, hatların belirginliğine de önem vermiş. Kullanılan renkler biraz solgun, ancak ışık gerçekten kuvvetli ve buradaki figürleri aydınlatıyor. Son derece kuvvetli ve dramatik ifadeler var. Bu bir fedakarlık, ve yapılan fedakarlığın duygusal bedelini, sadece ailesi değil, Brütüs de ödüyor. Bu resmin Fransız Devrimi ile aynı yıl yapılmış olması enteresan. Çünkü Devrimin değer verdiği meziyetleri dile getiriyor. Büyük idealler için fedakarlıkta bulunmak, kanun önünde herkesin eşit olması. Brütüs lider olmasına rağmen, oğullarını affetmeyecek. Çok trajik, ancak başında bulunduğu devrim oğullarının aleyhine çalışacak. Burada, gelecekte olacakların izlerini görüyoruz. Robespierre ve diğerlerinin taşkınlıklarını görüyoruz. David'in erken dönemlerde yaptığı bu resimde ifade edilen erdemlere yüz çevriliyor. Bu resim devrimin gölgelenmesinin, dağılmasının ve başarısız olmasının ilk belirtilerini de yansıtıyor.