Güncel saat:0:00Toplam süre:3:21

Video açıklaması

Londra'dayız, Wallace Koleksiyonu'nu inceliyoruz. Şu an gördüğümüz eser, Fragonard'ın. Eserin ismi ise 'Salıncak'. İngilizcesini de söyleyelim: The Swing. Resimde gözüme çarpan ilk şey, resmin tam ortasında adeta patlayan pembe alan. Pembeler içindeki bu kadın bir salıncağa binmiş, oturduğu minder altın gibi ve üstü ise bordo kadifeden, salıncağın iplerine tutunmuş, şapkası çok zarif bir kıvrımla hareketlenmiş, ipek çoraplar, pembe terliklerinden birini havaya fırlatmış. Muzip bir görünümü var. Havada yaramazlık kokusu alıyorum. Sanırım haklıyım, sol alt köşedeki figüre bakın. Kadının baktığı bu kişi sanırım aşığı olmalı, aşığı çalılıkların arasında gizlenmiş. Kadını salıncakta sallayan ise yaşlı bir beyefendi, ve muhtemelen çalılıkların arasında saklanmış olan gençten habersiz. Sol tarafa bakalım, çalılıklar ve gereğinden fazla büyümüş olan gül fidanları var, heykelin etrafına dikkat edelim. Bir sıra alçak çit var, yani aşık normalde kimsenin girmeyeceği bir alana gizlenmiş. Sol taraftaki heykele bakalım. Melek heykeli, parmağını dudaklarına götürmüş, 'şşş' diyor sanki, 'sırrımızı saklayalım, duyulmasın'. Burası kır gibi bir açık alan değil, muhtemelen bir villa veya sarayın bahçesindeyiz. Kadının sol kolunun altındaki bölgeye bakıldığında, bahçe süslemesinde kullanılan bazı heykeller görünüyor. Bahçe son derece ihtişamlı, ancak bitkiler fazla büyümüş, ve biraz kontrolden çıkmış gibiler. Doğanın enerjisini, doğurganlığını, bereketini görebiliyoruz, Bahçenin bu kadar coşarak büyümesi, aynı zamanda cinselliğe de üstü kapalı bir gönderme yapıyor. Ağaca bakalım. Bazı yerlerde yapraklarla dolu, bazı yerlerde ise çıplak dallar görüyoruz, bi tezat var. Işıkta da aynı şekilde, ışık kanvasın arkasından birbirini çapraz kesen hüzmelerle geliyor. Bu tezatlar ve kesişen çizgiler, tutkuyu sembolize etmek üzere çizilmiş olabilir. Ve bu resmin temasına da çok uygun düşer tabii. Kadının sağ alt tarafındaki heykellere bakalım. Birbiriyle oynayan iki küçük çocuk figürü var, Küpide yani aşk tanrısının figürüne de benziyor. Bunlar da aşkı ve tutkuyu çağrıştırmak için yerleştirilmiş olabilirler. Şimdi size, gözden kaçırılması çok kolay olan bir figürü daha göstereceğim Bakın sağ altta küçük bir köpek var. Aslında köpeklerin resme koyulması, sadakati vurgulamak içindir. Bu resimde köpek olması biraz ironik. Belki de köpeğin yüz ifadesinin üzgün olmasının sebebi buradaki karışık durumdur. Köpek sevgililerin sırrını ifşa ediyor olmasın? Halbuki soldaki melek aman kimseler duymasın diyordu? Resmin yapıldığı yıl 1767. Yani devrimden oldukça önce. Fransız yönetici sınıfının ve aristokrasisinin müsamahakarlığını ve sefahata düşkünlüğünü izliyoruz. Aydınlanma çağının Diderot ve diğer düşünürlerinin karşı çıkacakları, zevki sefahatı simgeleyen resim tarzına bir örnek. Daha sonraki dönemin sanat eserlerinde konu olarak kahramanlığa, insanlığın yüksek emellerine yönelindiğini göreceğiz Ve bu fikirler de 1789 devrimine yol açacak.