If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik

Anksiyete Bozukluğu ve Obsesif Kompulsif Bozukluk

Tıp ve sağlıkla ilgili içerik için, http://www.khanacademy.org/science/healthcare-and-medicine MCAT içeriği için de http://www.khanacademy.org/test-prep/mcat web sitelerinden bizi ziyaret edebilirsiniz. Bu videolar tıbbi tavsiye niteliğinde olmayıp sadece bilgilendirme amaçlıdır. Videolar kesinlikle tıbbi tavsiye, tedavi ve teşhis amaçlı kullanılmamalıdır. Sağlık sorunlarınızla ilgili her zaman bir doktora başvuruda bulunun. Khan Academy’de izlediğiniz videolar sonucu, doktor tavsiyelerini görmezden gelmeyin ya da doktora gitmekte gecikmeyin. Orijinal video Brooke Miller tarafından hazırlanmıştır.

Tartışmaya katılmak ister misiniz?

Henüz gönderi yok.
İngilizce biliyor musunuz? Khan Academy'nin İngilizce sitesinde neler olduğunu görmek için buraya tıklayın.

Video açıklaması

Hepimiz öyle veya böyle kaygı hissederiz. Sadece birkaçımız bundan daha fazlasını hisser. Toplumdaki bazı insanlar için kaygı anksiyete bozukluğu olarak tanımlanır. Anksiyete bozuklukları, stresli devamlı kaygı olarak nitelenir. Burada 5 tanesine odaklanacağız. İlk olarak konuşacağımız Yaygın Anksiyete Bozukluğu ve bunu YAB olarak kısaltacağım. Bu hastalıkta kişinin genel durumu devamlı olarak gergin ve streslidir. Kişi oldukça gergin olur. Endişelenir ve sürekli kaygılıdır. Bu durum, yaşamını gerçekten etkilemeye başlar. Uykusuz kalır ve belki de iyi beslenemeyebilir. Yaygın anksiyete bozukluğu olarak tanı konabilmesi için bu durum en az 6 ay sürmelidir. Bu rahatsızlıkla ilgili birkaç şeye daha bakalım. Bunlardan bir tanesi teşhis edilebilir fiziksel belirtilerdir. Özellikle asık surat, göz seğirmesi, titreme, durmadan kıpırdamak bu belirtilerdendir. Bu rahatsızlıkla ilgili bir diğer ilginç şey ise etkilediği nüfustur. Görünen o ki çoğunlukla kadınlar bu hastalıktan muzdarip. Bu rahatsızlığı olan nüfusun 3’te 2’si kadın. YAB’ın kaynağının genellikle belli değildir. Yani kökeni belirsizdir. Genelde yaygın anksiyete bozukluğu olan insanlar streslerinin kaynağının ne olduğu tespit edemez. Bu yüzden de bundan kaçınamazlar. Bu durum uzun bir dönem devam ederse, sürekli endişe kişinin vücuduna zarar verir. Zamanla yüksek tansiyon gibi ciddi belirtilere yol açabilir. Bazen hastalıklar diğer hastalıklarla birlikte görülebilir. Yaygın anksiyete bozukluğu durumunda bu rahatsızlığı olan kişilere depresyon teşhisi de konulabiliyor. Kesik çizgi ile ayırayım. Alta da depresyon yazalım. Depresyon yaygın anksiyete bozukluğunun bir parçası değildir.Ama bazen onunla birlikte görülebilir. Sıradaki anksiyete Bozukluğu: panik bozuklukları. Yaygın anksiyete bozukluğu devamlı olan oldukça yüksek seviyedeki kaygılarken, Panik bozukluk, aniden panik olma ve yoğun korku durumudur. Genelde bu nöbetlere panik atak denir. Bu ataklar bazen birkaç dakika yada biraz daha uzun sürerler. Ama çok daha uzun sürüyormuş gibi hissettirirler. Birçok farklı fiziksel belirtiyle bağlantılıdırlar. Kalp çarpıntısı, terleme, göğüs ağrısı ve nefes darlığı bu belirtilere örnek verilebilir. Bazı insanlar duvarların üzerlerine geldiğini bile söyler. Panik atak geçirenlerin bunu kalp krizi sanmaları da yaygındır. Haydi bunların bazılarını yazalım. Panik atak nöbetleri anidir ve yoğundur. Tıpkı yaygın anksiyete bozuklukları gibi panik bozukluk da yalnızca bir çeşit psikolojik olay değildir ve fiziksel belirtileri de vardır. Panik ataklar bazen bir şeye tepki olarak oluşabilir. Ama bu derece bir stresin gerekli olmadığı durumlara tepki olurlar. Yani o seviyede paniğin uygun olabileceği durumlar olabilir. Evinize biri zorla girdiğinde veya saldırıya uğradığınız zaman panik olabilirsiniz. Ama panik atakta böyle tetikleyiciler olmadan böyle bir panik oluşur. Aynı zamanda farklı tetikleyicilere karşı da bir tepki olabilir ve bu tetikleyiciler sadece panik atak yaşayan kişiye anlamlı gelebilir. Fobilerle devam edelim. Fobiler, kişinin belirli objelerden veya durumlardan mantıksızca korkmasıdır. Şimdiye kadar konuştuğumuz diğer rahatsızlıkların aksine, odaklı anksiyete yani odaklı kaygı mevcuttur. Kaygının odak noktasına bağlı olarak, insanlar genelde normal bir hayat yaşayabilirler. Yani yılandan korkan biri aslında yılanla o kadar sık karşılaşmaz. Ama Fobiler insanları oldukça zayıf da düşürebilir. Örneğin, evinden dışarı çıkma fobisi olan bir insanın hayatını hayal edin. Fobilerle ilgili bir diğer ilginç bilgi ise bir yapı izleme eğiliminde olmalarıdır. Yani insanların belirli alt türlerde fobisi olabilir. Fakat bu, çok sıradan şeylere karşı fobilerin olmadığı anlamına gelmez. Mesela raptiye fobisi gibi. Ama genelde fobiler hayvanlarla birlikte akla gelir. Bunun dışında böcekler, kan veya kapalı mekanlar da sayılabilir. Yükseklik korkusu da oldukça yaygındır. Daha önce de belirttiğim gibi, fobiler sadece bu kadar değil. Bunlar en yaygın olanları. Tahmin edebileceğiniz gibi bu çeşit fobileri olanlar genelde bu objelerden veya karşılaşabilecekleri durumlardan kaçınırlar. Diğer yandan kaçılamayacak türde fobiler de vardır. Mesela sosyal fobiler buna örnektir. Adından da anlayacağınız gibi sosyal fobiler, farklı sosyal durumlardan korkmak anlamına gelir. farklı sosyal durumlardan korkmak anlamına gelir. Bu fobiye sahip insanlar inanılmaz erecede utangaçlık gösterebilirler veya başkaları tarafından aşırı incelenme korkusu taşıyabilirler. Sosyal fobisi olan insanlar insanlarla konuşmamız gereken durumlardan kaçınmaya çalışırlar ya da belki de yargılanacaklarını düşünürler. Ya da mahcup olacaklarını düşünerek durumdan kaçınmaya çalışırlar. Sonraki anksiyete bozukluğuna yani obsesif kompulsif bozukluğa geçelim. Buraya OKB olarak kısaltıyorum. Obsesyon yani takıntı, istemsiz düşüncelerdir. Kompulsiyon yani zorlantı ise istemsiz yineleyici davranışlardır. OKB bu ikisiyle birlikte anılır. Hepimizin hayatında, bu başlıkların altına uyan davranışlar olduğunu düşünüyorum. Mesela ben kapımın kilidini ve fırınımı iki kere kontrol etmeyi seviyorum. Bunları yapmazsam gerçekten rahatsız oluyorum. Ama kontrol ettiğim ve fırının kapalı olduğundan emin olduğum anda, kapının kilitli olduğundan emin olmak için kapı koluna dokunduğumda, tüm endişelerim yok oluyor. Artık zihnimi meşgul etmiyor ve bunları düşünmüyorum. İşte bu noktada davranışım ve düşünce şeklim, obsesif kompulsif bozukluğu olanlardan ayrılıyor. Çünkü bu insanların obsesyonları ve kompulsiyonları sürekli olarak günlük yaşamlarını engeller. Ciddi bir rahatsızlığa dönüşür. İğrenç bir şeye dokunup, anında ellerinizi yıkamanız normal. Ama devamlı olarak, cildiniz sertleşene kadar gün içinde birçok kez yıkamanız bir sorundur. İnsanların genel olarak odaklandıkları birkaç yaygın takıntı vardır. Kir veya zehirle ilgili endişelenmeniz ve bir şeylerin kirli olduğunu düşünmeniz bunlardan bir tanesidir. Bir başkası ise yakında çok korkunç bir şeyin olacağından aşırı korkmaktır. Bunu kötü talih olarak yazıyorum. Dolayısıyla bu şekilde düşünen kişiler devamlı olarak aileden birinin hasta olması veya kaza geçirmesi hakkında endişelidirler. Bir şekilde hepimiz bu konuyla ilgili endişeleniriz tabii. Bu çeşit kompulsif bozukluğu olan insanların bu düşünceleri zihinlerini işgal eder. O konuları çok düşünmeleri, başka şeyleri düşünmekten alıkoyar. Diğer yaygın obsesyon, simetri takıntısıdır. Bu, klişe bir obsesif kompulsif bozukluk türü olabilir. Bunu daha önce de duymuş olabilirsiniz. Bu takıntı, etraflarındaki şeyler düzenli olmadığında insanların rahatsız olduğu bir olayı tanımlar. Konu hakkında biraz düşünürseniz, biraz mantıklı geliyor aslında. Kitap rafımda farklı bir açıyla bırakılmış bir kitap gördüğümde bu beni rahatsız eder. Düzeltmek zorunda hissederim. Ama düzeltmezsem de kötü bir şeyin olacağını düşünmem. Ve bu düşünce sürekli kafamda olmaz. Odadan çıktığım anda muhtemelen ne o kitaplığı ne de o kitabı düşünürüm. Oysa bu tip takıntısı olanların simetri düşünceleri ve endişeleri onları gün boyu rahatsız eder. Ta ki hayatlarındaki başka şeylere odaklanmayı başarabilene kadar. Birçok yaygın kompulsiyon da vardır. Bunların altına yazıyorum. Bir tanesi yıkamayla alakalı. Bu, insanların aşırı derecede ellerini yıkama, banyo yapma veya bir şekilde taranma ihtiyacıyla ilgilidir. Daha önce az da olsa bahsettiğim bir diğer kompulsiyon, sürekli kapıların veya aletlerin kilidini kontrol etmektir. Mesela ben de bazen kontrol edebiliyorum fakat , kilide baktıktan sonra bunu düşünmeyi bırakıyorum ve uzaklaşabiliyorum. Oysa bu tür kompulsiyonu olan insanlar, devamlı bir şeylerin kilitli veya kapalı olduğunu kontrol etmelidirler. Bu durumun insanı nasıl etkileyeceğini bir düşünün. Gerçekten derse gitmeniz gerekli diyelim. Çantanızı aldınız ve kapıdan çıktınız. Sonra kapıyı kilitleyip kilitlemediğinizi merak ettiniz ve geri dönüp kontrol ettiniz. Ardından tekrar baktınız. Bu davranış o kadar çok yinelenir ki günlük yaşamınızı etkiler. Buraya özetle yazacağım. Kontrol etmek. Diğer bahsedeceğim yaygın kompulsiyon türü, hareket ritüelleridir . Bu ritüeller sandalyeye sürekli oturma kalkma veya odaya girip çıkma gibi şeyleri içerir. Ya da masaya devamlı olarak vurma ihtiyacı hissetmeniz de buna bir örnektir. Bu rahatsızlıklar aslında o kadar da yaygın değildir. Bazı araştırmalar, insanların %2 veya 3’ünün hayatlarında en az bir kere obsesif kompulsif bozukluk kriterlerine uyduğunu buldu. İlginç bir şekilde bu çoğunlukla gençleri ve genç yetişkinleri kapsıyor. Bahsedeceğim son şey, travma sonrası stres bozukluğu. Buraya TSSB olarak yazacağım. TSSB, kişinin geçmişte olan bir olayla ilgili anılara takılması ve kabuslar görmesi durumudur. Bunlar o kadar fazladır ki kişinin günlük yaşamını olumsuz olarak etkiler. Bu durumda sürekli hatırlanan anılar ve kabuslar belirleyicidir. Uykusuzluk gibi fiziksel belirtileri de içerir. Şimdiye kadar bahsettiğimiz rahatsızlıkların aksine TSSB’nin genelde bir çeşit tetikleyicisi vardır. Ya da rahatsızlığa yol açan bir şey vardır. Örneğin, vahşeti, hayatta kalanları veya korkunç kazalarıgörmüş savaştan eve gelen askerler. Ya da 11 Eylül gibi bir felaketi yaşamış birini de bu gruba sayabiliriz. Şiddet veya cinsel taciz de tetikleyicilerdendir. Bunların hepsi TSSB’ye yol açabilir. Durumlardan herhangi biri başlangıçta bu belirtilere sebep olabilir ama bu belirtiler 4 haftadan fazla sürerse ancak o zaman TSSB olarak ifade edilir. Korkunç bir şeye tanık olduktan sonra kabus görmek muhtemelen o kadar da şaşırtıcı değildir. Ama çoğu insanın kabusları zamanla sona erer ve nadiren görülür. TSSB’si olan kişilerde bu belirtiler olay geçtikten çok sonra da devam edebilir.