If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik

Caravaggio'nun "Aziz Peter’ın Çarmıha Gerilişi" İsimli Tablosu

Caravaggio, Aziz Peter'in Çarmıha Gerilmesi, tuval üzerine yağlı boya, 1601 (Santa Maria del Popolo, Roma) Bu video, Dr. Beth Harris ve Dr. Steven Zucker'ın açıklamaları temel alınarak düzenlenmiştir. Orijinal video Beth Harris ve Steven Zucker tarafından hazırlanmıştır.

Tartışmaya katılmak ister misiniz?

İngilizce biliyor musunuz? Khan Academy'nin İngilizce sitesinde neler olduğunu görmek için buraya tıklayın.

Video açıklaması

Roma’da Santa Maria Del Popolo’dayız. Barok döneminin, en güzel Caravaggio’larından birine bakıyoruz. Bu sanırım benim en sevdiğim eserlerden biri. Ama bunu hemen hemen her Caravaggio videosunda söylüyorum. Bu eserin adı, St. Peter’in Çarmıha Gerilişi. Barok deyince aklımıza diyagonaller ve hareket geliyor. Caravaggio ise bunu o kadar olağan kılıyor ki… Burada karmaşık ve ağır şekilde hareket eden figürler görüyoruz. Yer çekimi çok büyük bir rol oynuyor. Burada yer çekimini çok çok güçlü bir şekilde hissedebiliyoruz. Peter muhteşem resmedilmiş. Sanatçı sokağa çıkıp birini bulmuş. Peter o kadar gerçekçi, güçlü ve çarpıcı bir figür ki… Zira gerçekten de Peter’ın olacağı gibi darmadağınık duruyor. Buradan anlaşılacağı üzere hikayemiz Peter hakkında. İsa’nın gerildiği şekilde çarmıha gerilmek istemedi. Bu yüzden ters duruyor. Yani Çarmıhı ters çevirmişler. Ona dikkatlice bakın, fakir ve dağılmış gözüküyor. İdealleştirilmemiş. Bu, alışılagelmiş cafcafla zıtlık içerisinde. Roma’da barda takılan sıradan bir adam gibi. İşte zaten Caravaggio da bunun için tanınıyordu ya… Roma’nın bütün o törensel cafcaflı hali Caravaggio sayesinde tepetaklak edilmiş. Bir de bunu orta çağ geleneklerine kıyasla değerlendirelim. Orada hiçbir ağırlık hissi, yer çekimi hissiyatı yoktu. Burada barok döneminde Rönesans’ın dallanıp budaklanışına şahitlik ediyoruz. Ve bunu neredeyse Rönesans’ı bile utandıracak bir fiziksellik ve duygusallık ile görüyoruz. Haçı sırtlanmış adama bakalım, bütün gücü ile yüklenmiş sırtında taşıyor. Kalçaları, pis ayakları ve bacakları bize dönük. Resim alanı ile bizim alanımız arasında sınırlar kalkmış. Sanki bizim alanımıza zorla giriyor gibi. Peter’ın diyagonal duruşu sayesinde ayakları bize doğru gelmiş. Bizim dünyamıza doğru taşmış. Haç da bizim dünyamıza doğru yaklaştıkça çivilere ve bütün detaylara daha yakından bakma fırsatı veriyor bize. Bu bir şekilde bedeninizde içgüdüsel bir tepki yaratıyor ve geri çekilmek istiyorsunuz. Bir gerilim var ve bu yoğun bir şekilde hissediliyor. Elin ortasından geçen çivi oldukça gerçekçi ve detaylı çizilmiş. Arka planın koyu olması da çok etkileyici. Işık, figürleri ve konuştuğumuz her şeyi öne çıkarıyor. Dizlere ve vücudun ileri itilişine bakın, ne kadar da titizlikle öne çıkarılmış. İşte bütün bu oyunlar ışık sayesinde oluyor. Karın kasları ve dizleri normal bir insanınki gibi. Rönesans döneminde görmeye alışkın olduğumuz vücut tiplerinden çok farklı. Aslında büyüklüğü ve gücüne baktığımızda, bir tür kahramanlaştırma olduğunu da görüyoruz. Suratı ise, ne kadar kırılgan ve hassas duruyor. Bu resimde müthiş bir gerilim var. Doğanın tüm kuvvetlerini burada görebiliyoruz. Haçın bağlı olduğu ip yeterince sağlam mı, adamlar yeterince güçlü mü bilemiyoruz. Belki de kurdukları sistem hiç durmayacak ve düşecek. Her şey bir anda çökebilir. İnsanoğlunun geçiciliği, faniliği ve kırılganlığı ne de güzel yansıtılmış. Sanki bu resim tarih boyunca çizilmemiş ve sanatçı hiç taslaklar üzerinde de çalışmamış gibi. Caravaggio’nun dehası bunu yeni bir şeymiş gibi ortaya çıkarıyor. Kimse daha önce böyle çizmedi, bu resim sanki türünün ilk örneğiymiş gibi.