Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:3:24

Video açıklaması

Merhaba. Dürer ilk otoportresini tamamladıktan 2 yıl sonra 1500 yılında ikinci bir otoportre yapıyor. Ve şu an bu ikinci otoportreye bakmaktayız. Eser Münih'te Alte Bibliothek'te sergileniyor. Tablonun sol tarafında altın rengiyle 1500 yazılmış. Bunun hemen altında ise sanatçının imzası bulunuyor. Büyük bir A harfi, Albrecht ve küçük bir D, Dürer. Baktığımız otoportre, birincisinden oldukça farklı. Şimdi bu farkı görelim. İlk otoportrede, saray erkanından biri gibi giyinmişti ve ressam olarak neler yapabidiğini göstermek istiyor gibiydi. Beni kiralayın, bakın neler yapabiliyorum der gibiydi. Bu ikinci otoportrede ise kendini Hz. İsa'ya benzetmeye çalışmış gibi. Resimde Dürer'i tam cepheden görüyoruz Hz. İsa da hemen her zaman cepheden resmedilir. Aslında cepheden görünüş çok sanatsal olmayabilir ancak her zaman en doğrudan ve en güçlü görünüştür. Yüzündeki ifade bana Hz. İsa'nın yargıç olarak betimlendiği eserleri anımsatıyor. Ağırbaşlı bir resim ancak yine de sanatçının yaratıcı potansiyelini güçlü şekilde vurguluyor. Dürer, hümanist bir sanatçı. Leonardo da Vinci, Michelangelo ve diğer büyük İtalyan ustalar gibi, Dürer de sanatla bilimin birlikteliğiyle ilgileniyor. O felsefe ve antik dönem edebiyatı ile de ilgilenen tam bir Rönesans sanatçısı ve aynı zamanda bir yazar. Rönesans dönemi sanatçıları artık sadece zanaatkar değiller aynı zamanda entellektüel kişiler. Bu resimde ciddiyeti algılıyoruz. Kuzey bölgesinin resim geleneğinin etkilerini detaylarda görüyoruz. Genel bir görüntü yaratmakla yetinmemiş yüzdeki her öğeyi titizlikle şekillendirmiş. Van Dycke veya Campin gibi kuzey resim sanatının usta sanatçılarının detaya ve netliğe verdiği önemi anımsatıyor. Dürer İtalya'ya seyahat ederek oradaki sanatçıların neler yaptıklarını inceliyor özümsüyor ve bu bilgiyi Alplerin kuzeyine getiriyor. Dürer 16. yüzyılın en önemli sanatçılarından onu Michelangelo'nun çağdaşı gibi düşünebiliriz. Baskılar yapıyor. Aynı zamanda bir teorisyen diğer sanatçıların Rönesans'ın başardıklarını anlayabilmeleri için kitaplar yazıyor. Kutsal Roma İmparatoru ve İspanya Kralı için de tablolar yapıyor. Dürer, yaşadığı dönemde yani 16. yüzyılda en önem verilen sanatçılardan. Bu resimdeki yazıda 'Ben, Nürnberg'li Albrecht Dürer 28. yaşımda, uygun renkler kullanarak, otoportremi yaptım.' yazılı. Evet bu resmi yaptığında henüz sadece 28 yaşında. Sanatçının tarihi, imzayı ve yazıyı yerleştirdiği yer de çok enteresan. Bunların hepsi göz hizasında yer alıyor. Dolayısı ile yazıları okurken onun gözlerini de görüyoruz. Dürer, gözlerine ve ellerine odaklanmamızı istemiş. Gözler ve eller. Çünkü bir sanatçı için en önemli uzuvlar.