If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:7:57

Video açıklaması

çok daha yaygın adıyla Paskalya Adası olarak bilinen rapa nui Adası'nda mu A heykelleri denilen bu olağanüstü taş anıtlar bulunur bu heykeller 21'inci Yüzyıl bağlamında kültürün kırılganlığını anlamamıza yardımcı olabilir bir arkadaşım anlatmıştım Oha heykellerini ilk kez vaka adı verilen geleneksel çift cidarlı maori yelkenli sinde yaptığı bir seyahat sırasında görmüş kıyıda sıralanmış heykellerin bazıları adanın iç kısmına diğerleri ise denize doğru dönüşmüş kıyıya vardıklarında çeşitli Selami ve ritüellerle mu A heykelleri ile tanışmalarını inanılmaz bir deneyim olarak anlatmıştı geleneksel bir tekne ile rapa nui adasına varabilir ve adayı geçtiğimiz yüzyıllarda ki haliyle görme şansını yakalayabilir ve bu sayede adanın geçmişinden günümüze yansıyan ları ve belki de duyduğunuz okuduğumuz hikâyelerden bildiğiniz yerleri yakından inceleyebilirsiniz polinezya üçgeni tamamlayan rapa nui böyle bir yer açık deniz veya Okyanus Kimi zaman bir engelli çalıştırırsa da aslında Okyanusu birçok şeyi birbirine bağlayan bir yer olarak görmekte mümkün pek çok yerleşim bölgesi ve insanıyla Pasifik okyanusunu kıta olarak görüyoruz mu heykelleri de bu mirasın ve kültürün simgesi olarak oldukça önemli unsurlar dik Duran halen yatık şekilde olan bazı kısımları yerin altında olan bölgedeki Kaya yapısına karışmış olan pek çok mu A heykeli bulunmakta adanın yerlileri dik Duran heykeller aracılığıyla çeşitli selamını ve ritüeller eşliğinde atalarıyla bağlantı kurduklarına inanıyorlar atalarıyla kuyrukları bu bağlantı raporu ile yaşamış olan hakların Yıllar İçinde çektiği acılar düşünüldüğünde oldukça değerli olmalı burada hem ağaçlar yok et bu hem de halk kolonicilikle birlikte köle eleştirildi mu A heykellerinin gözleri yok ve bazıları da devrilmiş halde Pasifik bölgesinde geleneksel sistemlerin çoğunun devrilmiş olduğu düşünülünce heykellerin gözlerinin olmaması kimisinin devrilmiş halde olması aslında halkın güçsüzleştirir bildiğinin güçlü bir sembolü rapa nui halkı yıllar önce dik konumda olan Noel heykellerinin restore edilmesi ve devrilmiş halde Olanların da korunmaya alınması için yardım çağrısında bulunmuş lar rapa nui her ne kadar çok uzak bir konumda bulunsa da Muah heykelleri sayesinde oldukça bilinen bir yer Hatta UNESCO nun dünya mirası listesinde yer alıyor Bu yüzden dünyanın her bölgesinden İnsanlar buraya Akın ediyor Turizm hem ekonomiyi destekliyor hem de bu heykellerin ve kültürün korunmasına yardımcı oluyor tabi bunun bir de bedeli var Ada halkı kendi kültürlerine karşı yükümlülükleri ile bir yanı doyurmak için zamanın gerektirdikleri arasında bir denge kurmaya çalışıyor mu A heykellerini orada yaşayan halkın Cesur atalarının vücut bulmuş hali olarak değerlendirebiliriz onlar adanın ilk Sakinleri imiş ve var Olup olmadıklarından bile emin olmadıkları adalara ulaşmak için zamanında olağanüstü bir yolculuğa çıkarak Büyük bir risk almışlar Bu bölgedeki Ada guruplarına baktığımızda kolonilerin dili olan İspanyolcanın konuşulduğu rapa nui adasının Fransızca konuşulan mangareva Adası'nı ve İngilizce konuşulan yeni zelandayı muharri dilindeki adıyla Otel olayı görüyoruz ortak değilse Yeni Zelanda'nın yerli ve İngilizce'nin yanı sıra resmi dili olan maori dili cook Adaları naveta ikiye doğru doğu tarafına gidildiğinde bu dili konuşanlar yine birbirine anlayabiliyor Ancak o bölgelerde bu dil daha hızlı konuşuluyor ortak bir dil olması Bu arada gruplarının seyahat halinde olduklarını ve tamamen soyutlanmış topluluklar olmadıklarını o eski zamanlarda bu arada grupları arasında her zaman bir iletişim olduğu Otel yuvaya gelip adasına geri döndüğünde Ada halkına oradaki kültürü anlattıkları düşünülüyor rapa nui halkının kültürlerini yeniden ortaya koyma kültürleriyle yeniden etkileşime geçme çabaları polinezya genelinde Bu anlamda gösterilen tüm çabaların bir sembolü Ancak daha geniş yaptığı düşünecek olursak bu konuda dünya genelinde üstlenilmesi gereken bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum dünya çapındaki Evrensel müzelerin kültürlerin korunmasında oynadığı rol oldukça karmaşık ve bir o kadar da önemli Fransa Amerika ve İngiltere'deki Pasifik adalarında objeleri barındıran geniş koleksiyonlara sahip müzeleri düşünmeden edemiyorum bu eserleri koruyup araştırma için insanlara sunuyorlar ama bu durumda bu eserler evlerinden çok uzakta bir yerde tutulmuş oluyor tehlike altındaki kültürler azınlık kültürleri arasında yer alıyor ve azınlık kültürlerin hakim kültürlerin dostluğuna ihtiyacı var Bu bu eğitimi kurumları Müzeler üniversiteler okullar ve devlet kurumlarına azınlık kültürlerin yeniden canlandırılmasına önemli bir rol düşüyor dünya çapında yayılan yağmalanan satın alınan İyi niyet göstergesi olarak verilen bir şekilde değiş tokuş edilen bu taonga adı verilen nesne ve eserler zaman içinde kaynak kötülerinden koparılmış oldu bu eserler özellikle Avrupa İngiltere ve Amerika'dan tüm dünyaya yayıldı na'vi halkının Tamam Gazi verilen Bu eserlerle yeniden bağ kurma isteği giderek artıyor peki Nasıl yeniden bağ kurabilirler eserler ülkelerine iade edilebilir Dijital Teknoloji eserlerin sahibi olan Ada halkını Sadece belli bir noktaya kadar tahmin edebilir eserlerin Fiziksel anlamda ülkelerin iade edilmesi kültürün yeniden canlanmasına yardımcı olabilir petiş yüzyılında biri oldukça büyük olmak üzere iki mu A heykeli bulunmakta bu heykeller Londra'da değer görüyor ancak evlerinden oldukça uzaktalar bu oldukça karışık bir konu Çünkü müzenin dünya çapındaki kültürlerden sanat eserlerini sergileme odaklı ev ve kapsamı var Ayrıca karşılaştırılabilecek ve incelenebilecek geniş bir kültür yelpazesine sahip olması da oldukça yararlı bir durum ancak bu durumda Eser kültüründen soyutlanmış oluyor heykeli cansız bir nesne olarak değil de manevi bir hayatı olan bir figür olarak düşündüğümüzde bu durum daha da önemli hale geliyor geçmişine ait değerli bir eseri kaybeden adada bir bedel Ödemiş oluyor müzelerde sergilenen Tamamdır adı verilen bu eserlerin ve nesnelerin kendi kültürlerini tarihlerini kendi dilleri aracılığıyla anlatması gerektiği düşünülebilir ancak bir kurumun bunu sağlaması oldukça zor Çünkü kurumun ilk ve öncelikli olarak kendi halkına hitap etmesi gerekiyor tabi mavi halkından olan müze yöneticileri ve kendi kültürel gelenekleri devam ettirip müzecilikle ilgilenen insanlar da var mavi halkından olan hücre yöneticilerinin hem yerli halkın hem de bağlı oldukları kurumların beklentilerini karşılaması bekleniyor Bu pek de Adil olmayan bir yük bu noktada müzelere daha çok sorumluluk düşüyor müze Ben yalnızca kültürel eserleri önemseyen ve sergileyen kurumlar olmakla kalmayıp sergiledikleri eserlerin oluşturulduğu kültürlerin İhtiyaç ve taleplerine karşı da daha açık ve duyarlı olmaları gerekiyor en zor