Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:2:38

Video açıklaması

Antik ve Bizans dönemlerinde, mozaikler, genellikle mimari düzenlemelerde görülürdü. Bağımsız serbest sanat eserleri olarak tasarlanmazlardı. Onun için de, zanaatkarlar tarafından, sergilenecekleri yerlerde yapılırlardı. Merasim alanlarında,halka açık yerlerde ve özellikle de kaplıcalarda çok popülerdi. Ayrıca, elit özel evlerin kalıntılarında da bulunmuştur. Mozaikler, genellikle yere döşenir ve insanların üzerilerinde yürüdükleri yüzeyler olarak kullanılırdı. Duvarda ki bir tabloya bakmanın aksine, bakan kişi bir odada yürüdükçe değişen bakış acısı sayesinde, mozaikle olan etkileşimi sürekli değişirdi. Bir mozaik, tessera adı verilen, yüzerce veya binlerce bağımsız parçadan, mozaik taşından meydana gelir. Tessera, genelde rahatça elde edilebilen, değişik materyallerden yapılabilir Üzerinde yürünmeye dayanabilmesi açısından, yer mozaikleri en dayanıklı malzemelerden yapılırdı. Çoğunlukla renkli kireç taşları kullanılırdı. Mozaikçiler bunları, heykeltraşların ve sanatçıların atölyelerinde ki artıklardan toplarlardı. Mermer ve granit de dayanıklıydı ama bulması zor ve daha pahalıydı tabi ki. Antik ve Bizans dönemlerinde, bu lüks maddelerin elde edilebilmesi için, imparatorluk genelinde ticari ağlar var olmuştur. Ayrıca mozaikçiler, belli renk ve görsel efektler sağlayan materyallerde aramışlardır. Terrakota, mermere nazaran daha dayanıksızdır ama kırmızı ve sarılar için iyi bir alternatiftir mesela. Cam tesseralar, ışığı yansıtarak ve kırarak, bakış açısı değiştikce ışıldayan bir yüzey oluşturur. Bu parçalar daha kırılgan olduğu için, genellikle duvarlar ve tavanlarda kullanılırdı. Ayrıca yarı değerli taşlar ve sedef de, mozaiklere doku ve parlaklık katar. Günümüzde, mozaik yapma sanatı, usta zanaatkarlar tarafından devam ettirilmekte. Hatta kullandıkları materyaller, teknikler ve aletler, antik dönemde ki zanaatkarların kullandıklarının neredeyse aynıdır.