Eğer bu mesajı görüyorsanız, web sitemizde dış kaynakları yükleme sorunu yaşıyoruz demektir.

If you're behind a web filter, please make sure that the domains *.kastatic.org and *.kasandbox.org are unblocked.

Ana içerik

Roma İmparatorluğu

Genel bakış

  • Roma İmparatorluğu, MÖ 27'de Augustus'un Roma'nın mutlak idarecisi olmasıyla kuruldu.
  • Augustus ve halefleri kendi iktidarlarını haklı göstermek ve korumak için Roma Cumhuriyeti'nin dilini ve görünüşünü devam ettirmeye gayret gösterdiler.
  • Augustus'tan itibaren imparatorlar daha fazla anıtsal yapı inşa ettirmiş, böylece Roma şehri dönüşüme uğramıştır.

Augustus ve imparatorluk

Prima Portalı Augustus heykeli Görsel hakları: Wikimedia, Till Niermann, CC BY-SA 3,0
Roma Cumhuriyeti, MÖ 27'de Julius Caesar'ın Augustus olarak anılan evlatlık oğlunun Roma'nın hakimiyetini eline almasıyla Roma İmparatorluğu adını aldı. Augustus, kendisinin yegane hükümdar olduğu ve bütün önemli kararları kendisinin aldığı otokratik bir yönetim biçimi oluşturdu. Her ne kadar onu Roma'nın ilk imparatoru olarak adlandırsak da, Augustus veya ondan sonraki yöneticiler kendilerini kral veya imparator olarak adlandırmamışlardır. Kendilerine princeps, yani ilk yurttaş, veya primus inter pares, yani eşitler arasında birinci demişlerdir. Bu ünvan seçimi Cumhuriyet döneminde oldukça önemli olan, iktidarın sınırlandırıldığına yönelik izlenimi korumuştur.
Augustus ve haleflerinin yaptığı reformlar Roma'nın iç politikasında ve ekonomik yapısında derin ve kalıcı etkiler bırakmıştır.
Pax Romana— “Roma Barışı”— MÖ 27 ile MS 180 yılları arasını kapsayan Roma hakimiyetinin genel olarak istikrarlı olduğu ve savaşların daha az yaşandığı döneme verilen isimdir. Bölgesel isyanlar ve sınırlardaki savaşlar gibi çatışmalar mevcuttu —Roma hakimiyet alanını gösteren aşağıdaki haritaya bakın—ancak Roma, MÖ 1. yüzyılın büyük bir kısmını kapsayan iç savaşlar gibi olaylar yaşamamıştır. İmparatorlar ve Senato, seçimlerin büyük bir kısmını kontrol altına aldılar ve kimi göreve getirmek istedilerse onu seçtiler. Bu sebeple birbiriyle mücadele edecek daha az seçilmiş siyasi görevli bulunuyordu.
Bir iç savaşın ardından galip gelerek başa geçmiş biri lider olan Augustus, bir dizi zarar verici iç karışıklığa son verdi. Bu durum, iç istikrar dış ilişkileri olumlu bir şekilde etkiledi. Augustus'un oluşturduğu siyasi ve toplumsal yapıların birkaç yüzyıl boyunca büyük bir değişim yaşamaması sayesinde Roma İmparatorluğu, Hindistan ve Çin ile düzenli ticaret yapma olanağı buldu. Bu ticaret daha sonra Roma'nın maddi zenginliğe barışçıl yollardan ulaşmasına katkıda bulunacaktı.
Augustus imparator ünvanını yerine neden "princeps" ünvanını kullanmayı tercih etmiştir?
Roma İmparatorluğu'nu, Roma Cumhuriyeti'nden daha istikrarlı yapan faktörler nelerdir?

İmparatorluk kurumları

Augustus ve halefleri yönetimde Cumhuriyet görünüşünü devam ettirmek için çok çabaladılar, ancak fiilen uyguladıkları yönetim mutlak iktidara yakındı. Cumhuriyet döneminde iktidar birçok makam sahibi arasında paylaştırılıyordu ve kısa dönemlerle sınırlandırılmıştı. Augustus bu makamları ve getirdiği güçleri kendi eline alarak sistemi değiştirmiştir, ancak makamların bağımsız olma özelliğini koruyarak bunların başkasına devredilebilme ihtimalini teorik olarak ayakta tutmuştur. Augustus, örneğin hem Pontifex Maximus—yüksek rahip— hem de censor—vergilendirme amacıyla sayımları denetleyen kişi— ünvanlarını elinde bulunduruyordu ancak bu makam ve ilgili kurumlardan hiçbirini kendi başına geçersiz kılmadı.
Augustus'un ordu üzerindeki kontrolü yeni iktidarının önemli bir bileşeniydi. Cumhuriyet döneminde seçilmiş konsüller bir yıllık görev süreleri boyunca askeri kumandan olarak hizmet ediyorlardı. Bu durum özellikle MÖ 1. yüzyıldaki iç savaşlar sırasında uygulama anlamında bazen değişiklik gösterdi, ancak birine tanınan askeri yetkinin geçici olduğu düşüncesi Romalılar için önemini kaybetmedi. Bu sebeple Augustus askeri gücü sınırsız olarak elinde bulundurmak yerine Roma lejyonlarının çoğunluğunun bulunduğu en tehlikeli Roma eyaletlerinin vekilen valisi oldu. Bu akıllıca bir hareketti çünkü Augustus bir yandan ordunun kontrolünü eline alırken diğer yandan bunu Romalıların iyiliği için yapıyormuş gibi görünüyordu.
En geniş sınırlarıyla Roma İmparatorluğu. Bağlı devletler pembe ile gösterilmiştir. Görsel hakları: Wikimedia, Tataryn, CC BY-SA 3,0
Bu kadar geniş topraklara hükmetmeye çalışan bir imparator ne gibi zorluklarla karşılaşabilir?

Para birimi

İmparatorluk süresince Roma parası ekonomik bir araç olmakla beraber aynı zamanda politik de bir işlev de görüyordu. Augustus’un üvey babası Julius Caesar, madeni paralar üzerine kendi portresini bastıran ilk Romalıydı ve Augustus bu uygulamayı sürdürdü. Caesar'dan önce sadece hayatta olmayan Romalılar veya tanrıların resimleri madeni paraların üzerine basılıyordu. Madeni paraların üzerine o dönem tahtta olan imparatorun portresinin basılması, ekonomik güç ve imparator arasındaki ilişkiyi güçlendirirken Romalıların imparatora olan bakışının şekillenmesine de yardımcı oldu. Bu durumun farkında olan Roma imparatorları, paraların üzerine aile üyelerinin, siyasi müttefiklerinin ve özellikle seçtikleri haleflerinin tasvirlerini koyarak onları halka sevdirmeye çalıştılar.
İmparatoru başında şeref ve zaferi simgeleyen bir defne çelengi ile tasvir eden Roma madeni paraları; üzerindeki ifade “DIVVS IVLIV(S)” tanrılar ile bir bağ olduğunu kastediyor . Görsel hakları: Wikimedia, Classical Numismatic Group, Inc., CC BY-SA 3,0
Fotoğrafçılığın, gazetelerin veya televizyonun olmadığı bir zamanda, Roma imparatorları kendileri hakkındaki mesajları yaymak için neden parayı kullanmışlardır?

Altyapı

Romalılar'ın sahip oldukları teknoloji, Cumhuriyet ve İmparatorluk dönemleri süresince genel olarak değişime uğramadı ancak Augustus yolların, su kemerlerinin ve kanalizasyonların yapımı gibi kamusal işleri denetleyen yeni sistemleri değiştirdi. Bu işlerin yapımı ve bakımıyla ilgilenen görevlilerin konumları kalıcı hale getirildi. Bu, projelerin denetlenmesi esnasında hesap verilebilirliği arttırdı. Aynı zamanda imparatorun destekçilerini önemli ve güvenli işlerle ödüllendirmesine de olanak sağladı.

Anıtsal yapılar

Augustus bir forumun, birçok tapınağın, hamamın ve tiyatronun inşaatı için hem doğrudan görevlendirmeler yaptı hem de dolaylı olarak bu projeleri destekledi. Aynı zamanda bir zafer takı ve Ara Pacis (Görkemli Barışın Sunağı) adında ünlü bir sunak da inşa ettirdi. Bu projeler Augustus'un gücünü pekiştirmesine yardımcı olurken şehri güzelleştirmek ve yangın tehlikesini azaltmak gibi daha somut amaçlara da hizmet ediyordu. (Taş binalar, Roma tarihi boyunca maddi zararın başlıca sebeplerinden biri olan yangınlara karşı daha dayanıklıydı).
Augustus, kendisinin varlıklı ama sıradan bir vatandaş olduğu izlenimini güçlendirmek için tıpkı kendinden önceki önemli ve varlıklı Romalılar gibi Roma şehrindeki Palatino Tepesi'nde tipik bir Roma evinde yaşadı. Halefleri ise bu tepeye yerleşerek bir saray yaptırdılar.
Flavius hanedanından olan imparatorlar—Vespasian, Titus ve Domitian—MS 69'da kısa bir iç savaşın ardından iktidara geldiler. Birçok tapınağın, bir stadyumun ve bir odeumun (müziklerin ve oyunların sahnelendiği bir bina) yapımına ve restore edilmesine katkı sağladılar. Colosseum, Vespasian'ın desteğiyle inşa edildi. Domitian, Palatine Tepesi'nde daha büyük bir saray inşa ettirdi ve ayrıca —Titus'un Kudüs'teki askeri zaferine ithaf edilen bir anıt olan— Titus Kemeri dahil birçok anıtsal yapının inşa edilmesini sağladı. Bu projelerin önemli bir kısmı Vespasian ve oğlu Titus'un kumandan olarak görev aldığı ve Yahudilerle yapılan savaştan elde edilen yağma geliri ile inşa edildi.
Roma'daki Palatine Tepesi'nde bulunan imparatorluk sarayının kalıntıları, sağda; sarayın altından görünen Circus Maximus patikası, solda. Görsel hakları: Wikimedia, Laurel Lodged, CC0
Anıtsal yapılar Roma vatandaşlarının imparatorları hakkındaki görüşlerini nasıl etkilemiş olabilir?

Dış politika

Roma İmparatorluğu MS 117'de imparator Trajan döneminde en geniş sınırlarına ulaştı. Trajan'ın ölümünün ardından kısa sürede Mezopotamya'da fethedilen bölgelerin çoğu kaybeilse de, bundan sonra Roma'nın sınırları nispeten istikrarlı bir hal aldı.
Sınırların belirli ve istikrarlı olması dış politikaya yeni bir bakış açısı getirdi. Cumhuriyet ve erken imparatorluk dönemlerinde ordu bölgeleri fetheden, yağmayı geri getiren ve insanları köleleştiren bir çeşit genişletici güç olarak karşımıza çıkmaktaydı. İmparatorluğun sonraki dönemlerinde Roma lejyonları sınır bölgelerinde konuşlandırıldı ve istihkamlar inşa etmek, kamu görevlerini yerine getirmek ve insanlar ile malların hareketlerini düzenlemek gibi savunmaya yönelik işlerle görevlendirildiler. İmparatorluk döneminde Roma dış politikası sınırlarda yaşayan insanları kontrol etmek ve askeri müdahaleden çok siyasi müdahale ile yönetmek üzerine kuruluydu.
Roma'nın askeri güçleri kullanımı Geç İmparatorluk Dönemi'nde nasıl değişmişti?

Sonuç

Augustus Roma devletinin işleyişini temel anlamda yeniden düzenlemişse de sıradan Romalıların yalnızca küçük bir kısmı günlük hayatlarında önemli bir değişim hissetmişlerdi. Augustus'un reformları toplumsal ve ekonomik yapılarda dikkate değer bir değişim yaratmamıştı. Büyük ölçekli inşa projeleri ve artan dış ticaret Roma vatandaşlarına mal, bilgi ve eğlence formunda yeni zenginlikler kazandırmış olsa da, bu değişiklikler Roma halkının gözünde eski soylu efendilerinin yerine imparatorun geçmesi şeklinde yorumlanabilir. Yani, imparator artık bütün Romalıların efendisi olmuştu.

Tartışmaya katılmak ister misiniz?

Henüz gönderi yok.
İngilizce biliyor musunuz? Khan Academy'nin İngilizce sitesinde neler olduğunu görmek için buraya tıklayın.