If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:8:43

20. Yüzyılda Bağımsızlık Hareketleri

Video açıklaması

daha önceki videolarda da bu harita incelemiştik bu harita Avrupa özellikle Batı Avrupa'daki ülkelerin Birinci Dünya Savaşı başlamadan önce yirminci yüzyılda dünyanın farklı bölgelerinde kontrol ettiği toprakları gösteriyor bize burada Fransa'nın hem Afrika hem de çinhindi bölgesinde önemli ölçüde toprak kazandı görebiliriz aynı şekilde İngiltere'nin de hem Afrika hem de Asya'da önemli ölçüde toprağa bulunuyor Almanya Belçika ve İtalya'nın da kolonileri olduğu ekleyelim anne Birinci Dünya Savaşı bu haritada büyük değişikliklere sebep oldu önceki videolarda bu durumdan bahsetmiştik emperyalizm açısından savaşın sonuçlarını incelersek savaşın ardından avusturya-macaristan İmparatorluğu'nun dağıldığını ve bu durumun Doğu Avrupa haritasını büyük ölçüde değiştirdiğini söyleyebiliriz aynı şekilde savaşın ardından Osmanlı İmparatorluğu da yıkılmıştır Bu da Ortadoğu'nun büyük kısmının Fransa ve ingiltere'nin kontrolüne ve hep olmuştur Bunun yanı sıra 1917'de ki bolşevik devrimi sonucunda Rusya'nın 1. Dünya Savaşı'ndan çekilerek bölgede Sovyetler Birliği'nin kurulduğunu da unutmayalım yani Birinci Dünya Savaşı'nda Rusya çekiliyor ve sonra daha sonra bu bölgede Sovyetler Birliği kuruluyor aynı bölgede Dolayısıyla Birinci Dünya Savaşı'nın ardından bağımsızlık hareketlerinin de iyice ivme kazandığını ve Emperyalist düzenin yıkılmaya başladığını söyleyebiliriz Buna örnek olarak 1920/2 yılında Mısır'ın birleşik krallıklar ayrılarak bağımsızlığını kazanmasını verebiliriz Yüzyıllar boyunca Osmanlı kontrolünde kalan Irak ise Birinci Dünya Savaşı'nın ardından İngiltere'nin eline geçer ancak ırakın da 1932'de bağımsızlığını ilan ettiğini görüyoruz Şimdi de hem avrupa hem de dünyanın tamamında büyük travmalara yol açan İkinci Dünya savaşını arkadaşlar inceleyelim İkinci Dünya Savaşı'nın ardından kolonicilik karşıtı bağımsızlık Bir daha da ivme kazandığını söyleyebiliriz Örneğin Endonezya bakalım daha öncesinde Hollanda'nın sömürgesi olan Endonezya'nın 2. Dünya Savaşı sırasında Japonya'nın kontrolüne geçtiğini görüyoruz ancak austos 1945'e geldiğimizde hepinizin bildiği gibi ABD Hiroşima ve nagazaki'ye atom bombası atarak İkinci Dünya Savaşının fiilen gitmesine neden oldu Bu olayın ardından Endonezya'nın Hollanda'dan bağımsızlığını ilan ettiğini söyleyebiliriz 1944 1946 yılları arasında daha öncesinde Osmanlı'nın kontrolünde olan ancak Birinci Dünya Savaşı'nın ardından İngiltere veya Fransa'nın kontrolü geçen yerlerin bağımsızlığını ilan ettiğini görüyoruz Buna örnek olarak Suriye ve Ürdün verilebilir Suriye Fransa'dan ördün ise İngiltere'den ayrılarak bağımsızlığını kazanmıştır 1947'de ise Hindistan Yarımadası bağımsızlığına kavuşmuştur bu bağımsızlık hareketinin mu handas kendi tarafından bu satıldığını hatırlatalım Gandi genellikle mahat magandi olarak Anılır burada kim atma kelimesi Yüce ruh anlamına gelir bu bağımsızlık hareketinin barışçıl olduğunu da ekleyelim Ancak şu anda bu yarımada Hindistan ve Pakistan şeklinde ikiye ayrılmış durumda nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan yerlerin Pakistan Ak atıldığını söyleyebiliriz batıda gördüğümüz bu kısım Pakistan oluşturuyor Doğu da kalan bu kısım ise 1971'de bağımsızlığını ilan ederek Bangladeş adını almış bu durumda nüfusunun çoğunluğu hindi olan yerlerinde Hindistan'da kaldı belirtmemiz mümkün bunun çok da net bir ayrılık olmadığını da ekleyelim Çünkü bu iki ülke bağımsızlığını ilan ederken bazı yerleri hangi ülkeye verileceği konusunda tam olarak karar verilmemiş Örneğin Keşmir bölgesi Hindistan ve Pakistan arasında hala çözülememiş bir sorundur Hindistan Yarımadası'ndaki çoğu bölgenin her türlü olduğunu hatırlatalım bazı bölgelerde nüfusun yüzde altmışı Hindu iken bazı bölgelerde de nüfusu yüzde 60'ının Müslüman olduğunu söyleyebiliriz Dolayısıyla iki ülkenin ayrılması insanlık tarihindeki en büyük göç dalgalarından birine sebep olmuş ve binlerce insan yeni ülkelerine geçmek için sınır değiştirmek zorunda kalmıştır bunun bazı durumlarda mezhepsel ve hatta kanlı çatışmalara sebep olduğunu da hatırlatmakta fayda var bu ayrılıktan sonra bir Hindistan'ın hala dünyada en çok Müslümanın yaşadığı yerlerden biri olduğunu söyleyebiliriz Pakistan'ın kurucusu Muhammed Ali Cinnah ve Hindistan'ın ilk Başbakanı Cevahir lah Nehru cevahirler Pardon Arkadaşlar yanlış söyledim cevahirler cevahirlal Nehru biraz zor Bizim Kusura bakmayın cevahirlal Nehru Hindistan'ın bağımsızlık hareketinin önemli rol oynamıştır bu iki kişi Pakistan'ın kurucusu Muhammed Ali Cinnah ve Hindistan'ın ilk Başbakanı o cevahirlal Nehru Daha sonrasında nehrunun soğuk savaşa taraf olmak istemeyen yeni bağımsızlığını kazanmış devletlerden oluşan Bağlantısızlar hareketinin de de önemli rol oynadığını unutmayalım aynı zamanda Nehru şu an Gelişmekte olan ülkeler için kullanılan 3. dünya kavramını ortaya atan kişidir Ancak bu kavram ilk ortaya çıktığında batılı kapitalist devletlerden oluşan birinci dünya ve komünist bloğun da yer alan ülkelerden oluşan ikinci dünya ülkeleri ile ittifak kurmak istemeyen Devletleri ifade etmek için kullanılıyordu İlk çıktığında 1940'ların sonra ellerin başında ise Fransız çinhindi de gerçekleşen bağımsızlık hareketleri Dikkat çeker Arkadaşlar bu ülkelerin bağımsızlığını kazanarak Kuzey Vietnam Güney Vietnam laos ve kambocya adını aldığını görüyoruz burada dikkati çeken bir figür olan hoşi Mini'de atlamayalım bu süreçte çinhindi savaşı ve sonrasında Vietnam Savaşı'na dönüşür ve hepinizin bildiği gibi Amerika çevreleme politikasının bir parçası olarak savaşa girmeye karar verir 1950'lerde Afrika'da önemli bağımsızlık hareketleri görülür Örneğin 1951'de Libya bağımsızlığını kazanır 1956 58 arasında ise Tunus Fas kana ve gine bağımsızlığını kazanır burada daha öncesinde altın sahil olarak adlandırılan gene dikkat çekmek istiyorum ülkenin ilk cumhurbaşkanı ve başbakanı olan kıvam Annie cruma aynı zamanda Afrika Birliği örgütünün de kurucularından biridir ne croma Afrika ülkelerinin bağımsızlığını ilan etmesinin ardından birleşmesini istiyordu Böylece Afrika'nın çok daha güçlü olacağını düşünüyordu Bu nedenle Nick romanın Pan afrikanizm kavramının en büyük savunucularından biri olduğunu söyleyebiliriz 1960'lı yıllarda ise bağımsızlık hareketlerinin daha da ivme kazandığını görüyoruz özellikle 1960 yılı pek çok bağımsızlık hareketi için önemli bir Yıldızı gördüğünüz 2000'li yıllara geldiğimizde pek çok Afrika ülkesi bağımsızlığını ilan etmişti burada mavi ile gösterilen ülkelerin 1960'lı yıllarda Fransa'dan bağımsızlığını kazandığı görüyoruz pembe renkle burada gösterilen ülkeler ise İngiltere'den ayrılan ülkeler arkadaşlar Sarı ile gösterilen ülkeler ise Belçika'dan ayrılan ülkeler sonraki 20-30 yıl içerisinde dünya haritasında birkaç değişiklik olsa da haritanın günümüzdeki haline yaklaştığını belirtmemiz mümkün Şimdi size cevahirler nehrunun 1956'da ba şeklinde yaptığı ve Bağlantısızlar hareketinin önemini vurguladığı konuşmasında okumak istiyorum barışın korunması Hindistan politikasının temel amacını oluşturur Bu politika ışığında askeri İşbirliği ve İttifak kurma açısından bağlantısızlık politikası uygulamaya karar verdik bağlantısızlık zihinsel veya eylemsel açılan pasif kalma veya kendine güvenmeme anlamı taşımaz bağlantısızlık kötü olduğunu düşündüğümüz unsurlara Boyun eğme anlamına gelmez bu çözmemiz gereken Şu Karşı kullanabileceğiniz pozitif ve dinamik bir yaklaşımdır her ülkenin hem özgürlüğünü kazanmaya hemde kendi politikasını yaşam biçimini belirleme Hakkı olduğuna inanıyoruz bu oldukça önemli bir gelişme Çünkü nehrunun bu konuşmayı kendisini Batı bloğunun bir parçası olarak görmek isteyen ABD'nin başkenti washington'da yaptığını hatırlatalım bildiğiniz gibi Batı bloğu Amerika'nın liderliğinde batılı ülkelerden oluşuyordu ancak bağımsızlıkları için büyük uğraş veren Hindistan gibi pek çok ülke bağımsızlıklarına ödün vererek daha güçlü ülkelerle ittifak kurmak istemiyordu videoyu aklıma takılan birkaç ilginç soruyla kapatmak istiyorum sizce neden 20. yüzyılın ikinci yarısında dünyadaki pek çok bölge bağımsızlığını ilan etmiştir Bunun sebebi Emperyalist devletlerin gücünü veya bu kolileri kontrol et mesleğini kaybetmesi olabilir mi Yani bu durum bu ülkedeki insanların psikolojisi ile ilgili durum olabilir mi Belki de oldukça travmatik bir savaştan çıkan bu ülkeler artık başka insanların kaderini kontrol etmek istemediklerini fark etmiş olabilir ya da bunun sebebi o liderliğinde ki şiddet karşıtı hareket gibi bağımsızlık hareketlerinin etkin rol oynaması olabilir mi aynı zamanda Cezayir'den Fransa'ya karşı verdiği kanlı mücadeleydi hatırlayalım burada Aslında şunu anlatmak istiyorum Bu dönemde dünya düzeni büyük ölçüde değişmiştir 20 yüzyıl başında tamamen Emperyalist olan dünya düzeninde pek çok bölge Batı Avrupalı Güçler tarafından kontrol ediliyordu ancak oldukça kanlı geçen İki Dünya Savaşı'nın ardından emperyalizm sona erdi ve dünya düzeni şu anki haline kavuştu o