If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik

Mali (Finansal) Kurumlar

Bankacılık, Orta Çağ İtalyası’nda doğmuş olsa da ticaret bağlantılarından edinilen geniş kapsamlı matematik bilgisine dayalıydı.

Genel bakış

  • Bankacılığın kökenleri Ortaçağ İtalya'sına dayanır. Fakat bankacılıkta kullanılan matematiksel bilgiler, birçok farklı ülke ve kültür ile yapılan ticari etkileşimlere dayanıyordu.
  • Leonardo Fibonacci'nin yazdığı Liber Abaci başlıklı kitap, Hint ve İslam kültürlerinde ortaya çıkan matematiksel kavramları Avrupa'ya tanıttı. Bu kitaptaki bilgiler, özellikle ticari faaliyetlerin gelişmesi için ekonomik alanda kullanıldı.
  • Bankacılık sektöründeki ilerleme, uzun mesafelerde yapılan para havale işlemlerinin ve ticaretin daha kolay gerçekleştirilmesini sağladı.

Finansal Kurumlar

Bankalar insanların parasını yatırabileceği, bu parayı koruyan ya da değerlendiren ve aynı zamanda ihtiyacı olan insanlara belirli şartlar karşılığında ödünç para veren kurumlardır. Banka kelimesi, İtalyanların Orta Çağ'da kullandıkları, masa veya tezgah anlamına gelen banca kelimesinden gelmektedir, çünkü bilinen ilk mali işlemler masa üzerinde atılan imzalarla gerçekleştirilmiştir.
Resim, Tefeci ve eşi, 1514
Tefeci ve eşi, 1514. Resim: Wikipedia
Bugün bildiğimiz tanımıyla bankacılık, Orta Çağ İtalyası'ndan köken almış olsa da, bu fikirler İtalya'da bir anda ortaya çıkmamıştır. Belirli ihtiyaçların yol açtığı bir sürecin sonucudur. O dönemde İtalya'daki bankacılık, uzun yıllar süren bir gelişmenin doruk noktasıydı. İtalya, 12. ve 13. yüzyıllarda bankacılığın doğum yeri kabul ediliyordu. Bunun nedeni, İtalyan finansçılar ve tüccarlar,ın var olan bilgilerini kullanarak para borsasını idare etmek için yeni ve daha iyi yöntemler geliştirmiş olmalarıydı. Diğer bir nedeni ise İtalya'nın küresel ticaret ağının merkezinde yer almasıydı.
1202 yılında, Leonardo Fibonacci, Liber Abaci(Hesaplama Yöntemleri Kitabı) isimli kitabını yayınladı. Günümüzde Fibonacci dizisi ile ünlü olan Fibonacci, işi ithal edilen ürünlerden vergi toplamak olan bir gümrük görevlisinin oğluydu. Babası sayesinde, Fibonacci de ticaret ve maliye deneyimi kazanmıştı. Fibonacci kitabında Hindistan'da ve Orta Doğu'da geliştirilen matematiksel kavramların kullanımını açıklamış ve bu kavramları ticaret ve para yönetimine uygulamıştı. Ticaret ve finans Avrupa'ya geldikten kısa süre sonra, Fibonacci'nin geliştirdiği yöntemler sayesinde daha kompleks mali hesaplamalar yapılabilir halde geldi.start superscript, 1, end superscript

Ticaret ve Kredi

Orta Çağ döneminde uzak ülkeler ile gerçekleştirilen ticari ilişkiler, yüksek taşıma maliyetleri ve yolda ürünlere el koyan haramiler nedeniyle çok riskliydi. Orta Çağ'da ticaret yapmak için birtakım özel hazırlıklar yapılması gerekiyordu. Varış noktasında ticareti yapılacak ürünleri satın almak, bu ürünleri taşıyabilecek bir yük hayvanı veya gemi ayarlamak ve bu yolculuğu yapacak bir tüccar kiralamak bu hazırlıklardan bazılarıydı.
Başarılı bir ticari sefer, yüksek miktarda kâr getireceğinden dolayı, ticaret yolculuğuna başlamadan önce yapılması gereken giderler, yapmaya değer bir yatırım olarak kabul edilirdi. Fakat ticaretin gerçekleşmesi yani seferin sonlanması çok uzun zaman alırdı. Ticaret işlemi başarılı olsa bile, yolculuğu finanse etmek için yapılan yatırım ile kârı toplama anı arasındaki süre oldukça fazlaydı. Sadece bir ticaret yolculuğunun tamamlanması mesafenin uzaklığına göre aylar, hatta yıllar alabiliyordu.
Bankalardan çekilen krediler, yolculuk için gerekli masraflarla elde edilen kâr arasındaki boşluğu kapamaya yardımcı oluyordu. Kredi, bir kimseye belirli bir süre sonra geri almak kaydıyla satın alma gücü sağlanması veya bu gücün devredilmesidir. Kâr payı karşılında para ödünç verme fikri, birçok toplumda bulunmaktaydı. Örneğin, yatırımcının tüccarın yolculuğunu finanse ettiği ortaklıklar Abbasi Halifeliği'nde, Song Hanedanlığı'nda (Çin) ve Avrupa'nın ticaret şehirlerinde oldukça yaygındı.
Tüccarın, ticareti gerçekleştirmek için çıkacağı yolculuğu finanse edecek paraya yolculuktan önce sahip olması ve gerekli yatırımları yapması gerekiyordu. Ancak mallarını sattıktan sonra borcunu geri ödeyebileceği için ticari girişimin başarılı olması durumunda, tüccar borç veren kişi ya da kuruma kâr payı ödemeye söz vererek kredi kullanabilirdi.

İtalya'da Bankaların Ortaya Çıkışı

Potansiyel kâr payı karşılığında tüccarlara borç vermeyi amaçlayan bu uygulama, İtalya'da bankaların ortaya çıktığı zamanlarda yaygın bir şekilde uygulanmaktaydı. Paranın ödünç verilmesi ve faiz—banka ya da benzeri yerden borç olarak alınan anapaya ek olarak ödenen para—toplanması bankalar için verilen kredilerden para kazanmanın en basit yoluydu, ancak dini yasaklar çoğu insanın bunu yapmasını engelliyordu. Faiz Katolik Kilisesi'nde tefecilik olarak, İslamiyet'te de riba olarak kabul ediliyordu. Yahudilik, Yahudilere olan faizi yasakladı, ancak onlar için başkalarının faiz alması kabul edilebilirdi. Tüm bu farklı inançlarda, faize ilişkin yasak, para üzerinden para kazanmanın etik olup olmadığı konusundaki kaygılardan ortaya çıkıyordu. Bu uygulamalardan en çok zarar gören kesimin ise zaten parası olmayan fakirler olduğu düşünülüyordu.
On üçüncü yüzyılda İtalya'da meydana gelen bankacılık ve finans alanındaki gelişmeler aslında kredi kavramının icadı değildi. Bundan daha ziyade, yeni olan fikir, bir kişinin parasal sözleşmeler ve kontratlar üzerinden alım ve satım yaparak para kazanabilmesiydi. Meşru ticarette ya da bir ürünün değerindeki doğal artışlarla kazanılan kârlar, potansiyel faiz ücretini karşılıyordu.
Poliçe, belirli bir kişinin emrine, diğer bir kişiden ödeme alma yetkisini veren bir senettir. Poliçeler değiş tokuş yapıldığında, üç taraflı bir para ilişkisi halini alır. Gelecekte bir ödeme yapılacağını vaat eden yani bir tarafın borcunu belirten yazılı bir sözleşme olarak da düşünebilirsiniz. Parayı tüccarlara direkt olarak ödünç verip kârı paylaşmak için tüccarların geri dönmesini beklemek yerine, bankalar bu poliçeleri kendi içlerinde alıp satmaya başladılar. Bir banka diğer bankanın gelecekte alacağı parayı satın almış gibi düşünebilirsiniz.
Örneğin, bir yatırımcının bir tüccara borç para verdiğini düşünün, fakat yatırımcının tüccar geri dönmeden önce bu paraya ihtiyacı olduğunu var sayalım. Yatırımcı, bir başka kişiye gelecekte kazanacağı kâr payını belirten bir poliçeyi satabilir. Gelecekte kazanacağı kar payından daha düşük bir fiyata satacağı bu belge ile alan kişi zaman içinde ödediğinden daha fazla para kazanacaktır. Poliçenin yeni sahibi ise, tüccar geri döndüğünde orijinal yatırımcının hissesini ve faizini tüccardan ödeme olarak alabilir.

Bankacılığın Yayılması

Floransalı Medici Ailesi, bankacılık ile uğraşan ilk İtalyan ailesi değildi, ama en başarılı olan aile onlardı.On dördüncü yüzyıldan on beşinci yüzyılın sonuna kadar, Medici Avrupa'daki büyük şehirlerin birçoğunda kendi bankasının şubelerini açtı. Farklı şehirlerde ve ülkelerde şubelere sahip olmak, Medici'nin değişen döviz kurlarından yararlanarak para kazanmasını sağladı ve bu sayede de Katolik Kilisesi'ne göre günah kabul edilen tefecilikten de kurtulmuş oldu.squared
Pek çok şehirde banka şubelerinin olması, Avrupa kıtası boyunca büyük miktarlarda para transfer edebilmeyi de mümkün kıldı. Medici Bankası sayesinde insanlar yüksek miktarda para taşıma riski olmadan senet ya da poliçelerini istedikleri lokasyonda nakte çevirebildiler. Tüccarlar dışında, krallar hatta Papalar bile Medici'den ve diğer büyük bankalardan para ödünç aldılar. Bunun nedeni, kimsenin bir savaşı finanse etmek için gereken para miktarını bir araya getirememesiydi. Bu durum da, bankacılıkla uğraşan ailelerin hem ekonomik hem de politik alanında güçlü ve önemli bir rol kazanmasını sağladı.

Sonuç

Çin ve Orta Doğu'da çeşitli finansal araçlar ve uygulamalar gelişmesine rağmen, sadece Avrupa'da tam anlamıyla bir bankacılık sektörü ortaya çıktı. Bu durum tarihçiler için de şaşırtıcıydı. Bunun nedeni, büyük ölçekli bankacılık faaliyetlerinin ortaya çıkmadan önce Çin'in ve Orta Doğu'nun ekonomik alanda Avrupa'dan çok daha gelişmiş olmasıydı. Şüphesiz ki Avrupa'nın finansal kurumların gelişmesi Çin ve Orta Doğu ile yapılan ticari etkileşimler yoluyla elde edilen bilgiler sayesinde gerçekleşti.
Peki, neden Avrupa'da Çin ve Orta Doğu’dan çok önce işlevsel ve geniş ölçekli bir bankacılık sektörü ortaya çıktı? Bir teori, hem Song Hanedanlığı hem de Abbasi Halifeliği'nin, tam da İtalyan bankacılığının gelişmeye başladığı zamanlarda Moğolllar tarafından tahttan indirilmiş olmalarının ekonomik gelişimi sekteye uğrattığı fikrini desteklemektedir. Buna ek olarak, bazı tarihçiler Avrupa'nın parçalanmış siyasi yapısının gerekli koşulları oluşturarak bankacılık sektörünün gelişimine yardımcı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Bu teorinin en önemli ispatı, Medici ailesinin servetinin çoğunu, Avrupa çapında çok çeşitli yerel para birimleri arasındaki döviz kurlarını kullanarak kazanması olarak gösterilebilir. Çin ve Orta Doğu'da ise hiçbir kurumun böyle bir şansı yoktu, çünkü Song Çin ve Abbasi Halifeliği gibi büyük emperyal yapılar, ortak bir para birimi kullandıklarından dolayı döviz kurlarından yararlanma fırsatı ortadan kalkıyordu. Ayrıca ekonomik yönetimde merkezi gücün ağırlığı daha fazlaydı ve potansiyel bankaların hareket alanı daralıyordu.