If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik

LeBron Soruyor: Basketbolda Şut Atmak Newton'un 3. Yasası ile Açıklanabilir Mi?

Basket topu, atan kişinin eline nasıl bir güç uygular? Orijinal video Sal Khan ve LeBron James tarafından hazırlanmıştır.

Tartışmaya katılmak ister misiniz?

Henüz gönderi yok.
İngilizce biliyor musunuz? Khan Academy'nin İngilizce sitesinde neler olduğunu görmek için buraya tıklayın.

Video açıklaması

Teşekkürler LeBron ! Çok güzel bir soru. Senin de söylediğin gibi, bir basketçi şut attığı zaman, topu potaya çembere doğru göndermek için, topa belli bir, belirli bir kuvvet uygular. Eğer bu kuvvet olmasaydı top potaya ulaşamazdı. Bir yerden başka bir yere hareket edemezdi. Bakalım bu kuvveti çizerek gösterebilecek miyim? İşte bu çizdiğim sarı ok, şut kullanırken elimizin topa uyguladığı kuvveti gösteriyor. Ve bu kuvvet, topun yukarı ve ileri doğru ivmelenmesini sağlıyor. Buraya yazalım, “Elin, topa uyguladığı kuvvet”. Peki, Newton’un üçüncü yasasında bahsedilen eşit büyüklükteki ama zıt yöndeki kuvvet nerede? Bu da, topun elimize uyguladığı kuvvet olacak. Bunu da buraya çizip göstermeye çalışayım; Tabi elin herhangi bir yerine de çizebilirdim. Gördüğünüz gibi kuvvet, diğer kuvvetin tam zıt yönünde ve aynı büyüklüğe sahip. Buraya da “topun elimize uyguladığı kuvvet” yazalım. İki eşit ve zıt yönlü kuvvet görüyoruz. Şimdi diyeceksiniz ki, bu hiç mantıklı değil çünkü top ileri gidiyor ama kolumuz geriye doğru gitmiyor. Elimizin bu zıt yönde geri gitmemesinin sebebi ise elimizde ve parmaklarımız da topun elimize uyguladığı kuvvete tepki olarak uygulanan başka kuvvetlerin de olması! Mesela, topun uyguladığı tepki kuvvetinden etkilenmemek için parmaklarımız ve elimiz, ön kolumuzda bulunan kaslardan destek alıyorlar. Buraya çizelim, işte kolumuzdaki bu kaslar, eli ve parmakları ileri doğru iterek, bu kuvvete karşı bir kuvvet uyguluyorlar. Peki bu ters kuvvet kolumuzun tamamını niye geriye doğru itmiyor diye sorarsanız, cevabı şu çünkü vücudumuzda, hatta sadece kolumuzda bile sadece bir tane değil, birçok farklı kas gurubu var. Şut kullanırken kolumuz geriye doğru gitmez, çünkü üst kolumuzun arka tarafında bulunan “triseps” kasları daralarak ön kolu düz hale getirir ve topa zıt kuvvet uygularlar. Kısacası, atış esnasında kolumuzdaki kaslar topun uyguladığından çok daha büyük bir kuvvet uygulayarak, topun uyguladığı ters kuvveti sıfırlarlar. Ve bu yüzden top ileri doğru ivmelenirken kolumuz geriye doğru hareket etmez. Aslında, Newton’un üçüncü yasasının en eğlenceli kısmı, her kuvvetin bir tepki kuvvetine sahip olmasıdır. Yani bu kasların yarattığı kuvvet de zıt tepki kuvvetlerine maruz kalır. Biraz önce söylediğim gibi parmaklarımızın ve elimizin geriye gitmemesini sağlayan kaslar var ve bu kaslar ön kolumuzda yer alıyor. Ön kolumuzun geriye gitmemesini sağlayan “triseps” kasları da arka kolumuzdalar. Aynı şekilde bu “triseps” kaslarının geriye doğru hareket etmemesinin sebebi de vücutta başka kaslara bağlı olmaları. Omzumuza, sırtımıza, belimize kadar incelemeye devam edebiliriz ama bu iş bir yerde o kadar komplike bir hale geliyor ki burada anlatmak için vaktimiz de bilgimiz de yetmez.. Sonuç olarak soruya geri dönersek, elimiz topa bir kuvvet uyguluyor ve top da elimize bir tepki kuvveti veriyor, uyguluyor hem de tam ters yönde. Her ne kadar elimiz ve kolumuz kaslar tarafından dengelendiği için geriye gitmese de top tarafından zıt yönde uygulanan bu tepki kuvvetini aslında hissedebiliriz. Hatta bu kuvveti zaten hissediyoruz, sadece tahmin ettiğiniz kadar büyük bir kuvvet olarak değil. Top elinizdeyken, avucunuza bir baskı uygular. Eğer top elimize böyle bir baskı uygulamasaydı, o zaman topu elimizde hissedemezdik bile! Ve bu da size Newton’un üçüncü yasası ile ilgili bir fikir verecektir. Bu kuvvet olmasaydı topu hissedemezdik. Eğer topun avucumuza uyguladığı kuvvet olmasaydı, elimizde top var mı yok mu onu bile anlamazdık!