If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:2:41

Video açıklaması

Bu objede sanatsallık var, müzik var, bir mit var gibi, ama bunların hepsinin ötesinde insana dair bir hikayesi var. Hikaye, Mitsuhiro Karasumaru adında bir savaşçının, saldırı altındaki bir kaleden kayınpederini kurtarması ile başlıyor. Olayın ardından kayınbiraderi ona “Babamın hayatını kurtarmanın karşılığında ne hediye istersin?” diye soruyor. O da “Bir koto isterim” cevabını veriyor. Aslında o dönemde kotolar epey sadeydi. Mitsuhiro, muhtemelen bu kadar süslü bir kutu alacağını tahmin etmemişti. Kutunun üzerinde ailesinin arması ve turna resmi vardı. Mitsuhiro, Kotoyu kutusundan çıkardığında ve enstrümanı kaplayan 60 tane altın ve gümüş renkli turna ile uçan yaban kazlarını gördüğünde ise büyük ihtimalle donup kalmıştı. Enstrümanın kendi aslında çömelmiş bir ejderha şeklinde… Üzerinde de karşılıklı duran, altın renkli iki ejderhayı görüyorsunuz İnanılmaz bir metal işçiliği var bu enstrümanda. Ayrıca altın varaklarla işlenmiş kaplumbağa kabuğu kullanılmış. Ses tablası öyle bir kesilmiş ki adeta bir su birikintisi gibi görünüyor. Akordunu yapmak için, her bir telin altına, üzerinde turna resmi ve gümüş işlemeler olan eşikler yerleştiriliyor. Bu şey o kadar detaylı ve abartılı ki muhtemelen Mitsuhiro’nun nefesi kesilmiştir. Kotonun sesi arp’a benzer. Sakin ve dingin… Bu kadar güçlü ve itibarlı bir adam, neden basit ve sade olacağını düşündüğü bir kotoya sahip olmak istemişti peki? Müziğiyle ne anlatmayı amaçlıyordu? Bir insanın görebileceği en güzel bezenmiş kotoyu almaksa büyük onurdu. Buna bakıp “Bu alet, çalmak için çok güzel” demiş olabilir mi acaba? Düşünüyorum da ben böyle bir hediye almış olsaydım açar açmaz eşikleri yerleştirir ve hemen çalmaya başlardım.