If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:2:43

Video açıklaması

Budizm’de, Bodhisattva doğası gereği şefkatli, merhametli bir varlıktır. Aydınlanmaya nasıl ulaşılacağını bilir, ama biz ölümlülere yardım etmek için burada kalır. Birçok insan tefekkür halindeki Bodhisattva’nın, 6. ve 7. yüzyıllarda çok yaygın olmasından dolayı daha çok Koreli olduğunu düşünür. Koreli versiyonları, onları tanıyor olmasanız dahi çok cana yakın görünürler. Onlarda görür görmez insanda sempati uyandıran bir şeyler vardır. Ve muhtemelen bu duygu, sizlere tanıtmak üzere, tefekkür halindeki Bodhisattva’yı seçmemin sebeplerinden biridir. Bu küçük heykelciklerin pek çoğu kişisel ibadet eşyaları olarak üretilmişlerdir. Böylece insanlar, bu inancın yayılması için onları yanlarında taşıyabileceklerdir. Bu heykelcikleri, Avrupa’daki dışavurumcu ifadeye sahip Rokoko ve Barok heykellerin zıddı olarak düşünebiliriz. Çünkü bu figür düşünen, tefekkür eden ve beni de kendiyle birlikte düşünmeye ve tefekkür etmeye davet eden bir ifadeye sahiptir. Bu figür, Budist olmadığım halde, beni varoluş kavramı ya da yaşadığım dünyanın ötesini düşünmeye yöneltmektedir. Dünyevi kaygılar bir kenara bırakıp tasavvur ettiğim seviyeye erişmek bu figürün yarattığı bir etkidir. Bodhisattva hafifçe öne doğru eğilerek, başını sağ eliyle destekler vaziyette oturmaktadır. Sanki düşünürken ayağı ve ayağındaki elinin parmaklarıyla ritim tutmaktadır. Aynı anda hem teskin edici hem huzur verici, hem enerji dolu ve dinamik bir niteliğe sahiptir. Bu figürün etrafında dolaşarak değişik açılardan bakmak farklı etkiler yaratmaktadır. Figüre biraz yukarıdan baktığımda, dalgın halini çok daha belirgin olarak görüyorum, ama bakış açımı değiştirdiğimde ise, figürün yüz ifadesi beni bağışlayan, bana inayet eden bir yüz ifadesine dönüşmektedir. Bu figürün karşısına geçip baktığım zaman yaptığım şey, zihnimi tamamen boşaltmaya çalışmak oluyor ve sanırım bu durum, dini bir heykel olarak tasarlanan figürün vermesi hedeflenen etkiye çok da uzak değildir.