If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:2:45

Video açıklaması

İnsanlar genellikle bir sanatçı herhangi bir şeyi doğada var olduğu haliyle betimleyebildiğinde, o sanatçının ne kadar harika olduğundan bahsederler. Ama bana göre sanatçı beni bilmediğim, hiç görmediğim ya da hiç göremeyeceğim bir şeye inandırabilirse, işte o zaman sanatsal ifade gücünü en iyi şekilde göstermiş olur. Bu levha bir zamanlar, bir manastıra ait büyük bir haçın tepesinde duruyordu. Fransız Devrimi’nden sonra kiliselerin tüm malvarlıklarına devlet tarafından el konulmuş ve metal eserler yerel demircilerin kullanması için ağırlıklarınca satılmıştı. Öyle anlaşılıyor ki, bu demircilerden biri bu eseri metal eritme potasına atmaya kıyamamış ve güzel ya da kudretli bulduğu bazı şeyleri bir kenara ayırmış. Bir sanat eseri olarak bu parça, aslında özgün ortamından yalıtılmış durumdadır. Eserin yapım sürecini içeren hassasiyeti görebiliyoruz. Sanatçı işe bakır bir levha ile başlamış. Önce levhaya renkli cam tozlarını doldurabileceği küçük oyuklar oymuş, daha sonra levhayı ısıtmış ve böylece eriyerek bakırla kaynaşan cam tozu, sanatçının boyalı yüzeyini oluşturmuş. Örneğin, mavi rengin farklı tonları görülebilmekte, hatta bazen tek bir oyuk içinde iki mavinin yan yana geldiğini görebilirsiniz. Bu oyukları ayıran, bakırın yüzey seviyesinde bırakıldığı alanlardaki, incecik altın dokunuşlar var. Bu altın varaklı yüzeyden sanki ilahi bir ışık yayılmaktadır. Melekler bir çift halinde betimlenmiştir, ama ikiz gibi değil, daha çok bir takım gibidirler. Kanatları birbirine değmektedir ve her biri bir bulutun üzerinde durmaktadır. Peki, ne yapmaktadırlar? Birer buhurdanlık sallamaktadır. Sağdaki melek bir elini, dur işareti yapar gibi kaldırmıştır. Korkunç bir olaya, İsa’nın çarmıha gerilmesine tanık olmakta ve buna tahammül etmeye çalışmaktadırlar. Hıristiyan inancına göre İsa, tanrının oğludur, bu durumda ilahi varlıkların bu dehşet verici infazı durdurmaya çalıştıklarını düşünmez misiniz? Hayır, bunu yapmıyorlar. Onları insanlar gibi, üzüntüden sanki kanları çekilmiş ve gözlerinin altında koyu halkalar oluşmuş olarak görülüyorlar. Bu meleklerde, zor zamanlarda birbirimizde gördüğümüz etkilerin aynını görüyoruz, ama bir yandan da, bizim bilmediğimiz, daha büyük bir resme ait bir yanları olduğunu da hissedebiliyoruz.