If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:2:49

Video açıklaması

Bu eseri, sanat tarihindeki en güçlü sanatsal kadın betimlemelerinden biri olarak görüyorum. Tamamen rahat bir şekilde, kendisine yöneltilen her tür bakışın üstesinden geliyor. Bedeni hiçbir şekilde nesnelleştirilmemiştir. 20. yüzyılın başlarında bu eserin sahipleri arasında önemli sanatçılar da vardı: Andre Derain ve Jacob Epstein gibi. Picasso ve Vlaminck için de bir ilham kaynağı olmuştur. Bu eser onlara, klasik yapıtlardan ayrı, farklı, yeni bir görsel dil sağlamıştır. Sanatçı, vücudu tekil birimlere ayrıştırmıştır. baldırlar, uyluklar, ön kollar, üst kollar, omuzlar... Hepsi yaşam dolu bu vücutta bir araya gelmiştir. Bu çalışma, eseri sipariş eden, Fang ailesinin yaşam simgesiydi. Birçok atalarının röliklerinin, yani fiziksel vücut kalıntılarının bir arada saklandığı aile sunağının üstüne yerleştirilmişti. Sunakta saklanan her şeyin koruyucusu, birikimi, özü idi. Ahşabın koyu, mürekkebimsi siyah rengi ilk bakışta, figürün ırkına yapılan bir atıf gibi görünür, ama aslında kayıp ve yitikliğin bir yansımasıdır. İnsanların başardıkları ve yapmaktan kaçındıkları şeyleri hatırlamanın önemini yansıtmaktadır. Sanatçı burada, genişleyen bir ailenin sahip olduğu tüm kadınları birleştirerek, ideal bir kadını betimlemek istemiş. Bana göre, bu eser, hayatın kaynağı olduğunu kendi vücudunda hisseden, üst düzeyde kendine güveni ve rahatlığı olan bir kadının kutlamasıdır. Bunun yaşayan insanlarla bağlantısını kurduğumda, o anın özünü güçlü bir şekilde kavramış oluyorum. Hayatta en aşina olduğumuz şeyle boğuşmaktadır: kendi fiziksel varlığı ile.