If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:2:46

Video açıklaması

Tang Hanedanı'nın kraliyet sarayında bulunan çok büyüleyici bir çömlek/keramik figürü. Ölen kişiyle beraber ona eşlik etmesi ve eğlendirmesi için gömülen genç bir kadın görüntüsünde. Bu tür şeyler aslında oldukça fazla miktarda yapılırdı ama aynı zamanda tek tek rötuşlanırdı. Her birinin kendine has bir karakteri olurdu. Bu da bize belirli bir zaman dilimi hakkında bilgi veriyor. Tang Hanedanı'nın Altın Çağı denilen döneme ait. Çin'in dünyanın geri kalanıyla sürekli ve sık bir ilişkisinin/bağlantısının olduğu bir dönemi yani. Ve kendisi güney Asya'dan denizaşırı ithal edilmiş davul şeklinde bir taburede oturuyor. Küçük yavru köpeği de muhtemelen Avrupa'dan getirtilmiş. Çin çok kozmopolit bir kültüre sahipti. Bir kadının tahtta oturup bu engin imparatorluğa hükmettiği bir dönemden bahsediyoruz. Aynı zamanda modayı da takip ediyorlardı. Bu, dönemin otuzlu yaşlardaki saç modellerinden biriydi. İnsanların güzellik algısı farklıydı. Çok zayıf olmak yetersiz beslenmiş görünümü veriyordu. Çok yuvarlak bir yüzü var ve balık etli. Mahrem bir anı. Muhtemelen bir ayna tutuyor ve biraz daha makyaj yapmaya çalışıyor. Küçük köpeği terliğiyle oynuyor. Güzelliğinin farkında olduğunu anlayabilirsiniz. Bize cidden gerçek hayatı gösteriyor, etrafta dolanan yaşam gücünü hissedebilirsiniz. Tang Hanedanı'nın kıyafetlerinde çok parlak renkleri kullandıkları bir dönemdi. Yani parlaklığı/cilası abartılı değil. Bu aynı zamanda seramik teknolojisinde ne kadar ileri olduklarını da bize gösteriyor. Hala bozulmamış,sanki dün yapılmış izlenimi veriyor. Bu dönem; Çinlilerin Çin geleneğinden gelen çizgisel nitelikle yani bu gördüğünüz düzenli, akıcı çizgiler batı geleneğinden aldıkları insan formunun üç boyutlu tasvirini bir araya getirebildikleri bir dönemdi. Asıl önemli olan şey bu karşılıklı alış-verişti. Sadece fiziksel değil, aynı zamanda farklı fikirler ve farklı konseptlerin de değiş tokuşuydu. Bize insan doğası hakkında da çok şey söylüyor, bu sürekli ve daimi güzellik arayışına dair. Zaman geçtikçe parlaklığı azalabilir ama bu arayış hiç solmayacak.