If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:4:11

Video açıklaması

Bilgisayar grafikleri bölümünü seçmeye karar vermemde, üzerimde büyük emeği olan danışmanlarımdan biri Maria Palazzi’ydi . Ohio Devlet Üniversitesi’nde Güzel Sanatlar ve Dizayn Yüksek Programlama Merkezi’nin direktörüydü. Tanıştığımızda ben daha lisedeydim. Ona ilgi alanlarımdan bahsetmiştim. Bana demişti ki “sanata ve çizime duyduğun sevgiyle, bilime ve kodlamaya duyduğun sevgiyi bir arada kullanabileceğin bir alan var. Bu alan, ‘bilgisayar grafikleri’.” Bana çalıştığı yeri gezdirmişti. Ve gezerken oradaki yüksek lisans öğrencilerinin yaptıkları havalı şeyleri görmüştüm. İşte o zaman “Burası, olmak istediğim yer!” dedim. Şu an, öğrenciyken yaptığım birkaç çalışmayı görüyorsunuz. Öğrencilik çalışmalarımda en sevdiğim şeylerden biri, gölgeli ortamlarda işaretlerin birbirleriyle çakışarak farklı görüntüler ortaya çıkarabilmesiydi. Burada gölgelendirilmiş ortamlarla yaptığım birçok çalışmayı görebiliyorsunuz. “Acaba yüksek frekanslı bir fraktalı değiştirebilir miyim, ve böylece onun bu dokuda koyu ve solgun geçişleri olacak bir versiyonunu yapabilir miyim?” gibi sorular sorardım. Oldukça basit bu işaretleri kullanarak karmaşık doku planlarını bir araya getirebilmek ve sonunda da bu enteresan görüntüleri elde edebilmek, çok havalı bir şeydi. Bir kod yazdığımda ya da bir bağlantı kurduğumda, yaptığım şeyin görsel sonucunu hemen görebiliyor olmak, bu iş ile ilgili çok sevdiğim bir nokta. Zaten kodlama öğrenmeyi de bu şekilde sevdim. Yaptığım işin sonunda görsel bir sonuç elde etmek gerçekten çok motive ediciydi. Ve ben gerçekten de yaparak öğrenen biriydim. O yüzden bir şeyi yapar yapmaz bir sonuç elde etmek çok faydalı olmuştu. Canlı çekim filmler yerine bilgisayar grafiklerini seçmemin bir başka sebebi de, o dönemlerde olup biten şeylerdi. “Bunny” yani “Tavşan” isimli kısa filmden çok etkilenmiştim ve onun, hayatım boyunca izlediğim en güzel şeylerden biri olduğunu düşünmüştüm. Hayvanlara ve karakterlere hayat vermek beni hep çok etkilemiştir. Bu, kuklacılıkta gayet güzel yapılabilen bir şeydir, ama bilgisayar grafikleri ile fevkalade iyi yapılabilir. Yani bilgisayar grafikleri, bu şeyleri yapmak için ideal formattır. Sonra ‘Ratatuy’ piyasaya çıktı ve öğrendim ki Pixar okulumuzu ziyarete gelecekti. O acayip lezzetli görünen yiyecekleri yaratan insanlarla konuşmak için sabırsızlanıyordum. Gerçekten de güzel bir sohbet geçirdik. Çalışmalarımı sevdiler, ve Pixar’a gelip gölgelendirme konusunda çalışmak isteyip istemediği sordular. Ve ben de evet dedim! Ratatuy’daki o güzel yiyecekleri yapan Athena Xenakis artık müdürüm olmuştu. İlk gün işe geldiğimde ve bana ilk işim verildiğinde inanılmaz hissetmiştim. Ne kadar şanslı olduğuma inanamıyordum. Çok heyecanlıydım. Bu arada, CV’mde ‘Hobiler’ diye bir bölüm vardı ve bu bölümde ‘örgü örmek, piyano çalmak, dikiş dikmek’ yazıyordu. Danışman teknik yönetmenlerden biri bu bölüme bakıp “Bir dakika! Sen hem bilgisayar programlarından anlıyorsun hem de dikiş mi dikebiliyorsun? Pixar’da bunu yapabilenler için bir iş olduğundan haberin var mı?” demişti. Ve ben de “Hayır” demiştim. Sonra bana “gelip denemek ister misin” diye sordu ve ben de “tabii!” dedim. Bana “Wall-e” ekibinde bir görev verdiler. O sıralarda tam da bir izleyici ön gösteriminin notlarının üzerinden geçiyorduk. Notlara göre, seyirciler, karakterlerin boyutlarından pek de hoşnut değillerdi. O yüzden bazı karakterlerin boyutlarını değiştirdik, ve tabii giysilerinin de tekrar düzeltilmesi gerekiyordu. Ardından Ellie’yi bana verdiler. Ellie’yi giydirmemi ve giysilerini hazırlamamı istediler. Ve yine, ne kadar şanslı olduğuma inanamıyordum. O, kesinlikle en ilginç ve en mükemmel karakter! Sosyal, eğlenceli ve zeki biri. Ellie işi güzel gitti. Onun görüntüsünü sevdiler. Ayrıca ben de yaptığım şeyden memnundum. Sonra da Merida üzerine çalışmamı istediler ve o da gerçekten şahaneydi. Onda da her şey yolunda gitti ve sonra da Tiksinti ile Riley’yi ve Riley’nin annesinin bütün giysilerini hazırlamam istendi. Bu da çok eğlenceliydi. Şu anda ise kameralar önünde kesinlikle bahsedemeyeceğim bir şey üzerinde çalışıyorum. Eğer bu alan sizin de ilginizi çekiyorsa, ya da ilginizi çeken herhangi bir alan varsa, ve etrafınızda o alana dair çalışan “benim gibi” pek de insan görmüyorsanız bile, sorun değil. Siz de o insanları bulacaksınız! Sadece harekete geçin, birkaç iyi danışman edinin, birkaç iyi arkadaşınız olsun, oraya ait olduğunuza inanın!