If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:2:50

Video açıklaması

Bir yıldız, kör edici bir süpernova ile patladığında, galaksinin her köşesine x ışınları ray yaymış olur. Bu x ışınları o yıldızın hikayesini anlatır. X ray ışınları aynı zamanda bir dişçiye hangi dişte sorun olduğunu ve doktora hangi kemiğin kırık olduğunu gösterir. 1895’de Wilhelm Roentgen, el ve kollara x-ray ışınları tutmanın, içerideki kemiklerin garip ama ayrıntılı resimlerini yarattığını keşfetti. X ışınları yüksek enerjili ışınlardır. 3 ve 0,03 nanometre dalgaboyundadırlar. O kadar küçüktürler ki, bazı x ray ışınları, tek bir atomdan daha büyük değildir. Bilim insanları, labaratuvar ortamında, bilinmeyen objeleri x ray ışınına maruz bırakarak, içerdikleri elementleri ve atomik yapılarını incelerler. Örneğin penisilin ve DNA’nın yapısı bu şekilde ortaya çıkmıştır. Ayrıca bilim insanları, evrende çok fazla enerji yayan sıcak cisimleri de x ışınları sayesinde tespit edebilirler Nasa’nın gezginci robotları , çinko, nikel gibi elementleri, marstaki kayaların barındırdığı x ışınları yardımı ile tespit etmiştir. X ışınları aynı zamanda bir objenin sıcaklığını anlamakta da kullanılır. Çünkü sıcaklık yaydığı radyasyonun dalgaboyunu etkiler. Bir cisim ne kadar sıcaksa dalga boyu o kadar kısadır. X ışınları , derecesi milyon ile ölçülebilecek cisimler tarafından yayılır. Pulsarlar, kara delikler, super novalar ve güneşimizin plazması gibi. Güneşin yüzey sıcaklığı 6000 derecedir. Ve enerjisinin çoğunu görünmez dalgaboyları halinde bırakır. Ama bu müthiş enerjiyi gözlemlemenin en kolay yolu x ışınlarını kullanmaktır. Bu hinode uydusundan alınmış bir görüntü. Bu görüntüler de Nasa’nın Soho uydusundan. Bu görüntüler sayesinde bilim insanları güneşteki enerji akımını kayıt altına alabiliyor ve takip edebiliyorlar. Nasa’nın Chandra Uydusu ise evrenin çok uzak noktalarından gelen x ışınlarını bile tespit edebiliyor. Örneğin, dünyadan 10.000 ışık yılı uzaktaki bu super nova patlaması gibi. Gaz ve toz bulutu arasındaki renkler, patlamayla oluşan x ışınlarındaki farklı enerji seviyelerini gösteriyor. Farklı dalgaboylarındaki x ışınları, bir cismin bileşimi sıcaklığı, yoğunluğu ve manyetik alanı hakkında bize birçok fikir verir. İnsan gözleri x ray ışınlarını göremiyor olabilir, fakat, Kozmik bütünlerden, küçük bireysel atom parçalarına kadar Hemen her alanda bilim insanlarına fazlasıyla bilgi sağlarlar.