If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:6:13

Video açıklaması

Dünyanın katmanlardan oluştuğunu ilk söyleyen kişi, burada görmekte olduğunuz kişi, yani Andrija Mohorovicic’tir. Mohorovicic meteorolog ve sismologtu. 1909’da Hırvatistan’ın Zagreb şehrinin güneybatısında gerçekleşen depremden önce bölgede bir çok sismik santral vardı. Şuralarda gördüğünüz sismik santraller, bu bölgelerde herhangi bir sismik hareketlilik olursa, bunu ölçebilirlerdi. Eğer dünya tekbir maddeden yapıldıysa, aşağı indikçe yoğunluk artar. Bu tekdüze katman. Depremin kaynağına yakın olduğunuzda, ilk dalga oraya gelir, sonra buraya, sonra da buraya ulaşır. Aslında bütün bu dalgalar tüm dünyayı dolaşır. Ama dalgaların noktalara ulaşacağı zaman dilimi, depremin başladığı noktayla doğru orantılıdır. Yatay bir çizgi çizelim, bu uzaklığı göstersin. Bir de dikey çizgi çizelim buna da zaman diyelim. Bu ortaya çıkan düz çizgi, biraz önce bahsettiğimiz durum. Bu okların uzaklığı aralarındaki uzaklık, yüzeye olan uzaklıkla doğru orantılıdır. Yani zaman uzaklıkla orantılıdır. Andrija depremin kaynağından gelen dalgaların farklı sismik santrallere ulaştığını görünce enteresan bir şey fark etti. Şimdi tekrar çiziyorum. Bu uzaklık, bu da zaman. Andrija, depremden 200 km uzaklıkta üstte çizdiğimiz şekli gördü. Yani zaman ve uzaklık doğru orantılıydı. Ama 200 km’den sonra birdenbire dalgalar daha hızlı hale geldi ve yönü değişti. Yani zaman uzaklığa göre azaldı. Bu dalgalar bir sebepten hızlanmışlardı. Andrija,bu hızlanmanın dalgaların dünyanın en yoğun katmanlarına doğru gitmesinden kaynaklandığını anlayan tek kişiydi. Göstermek gerekirse ; bunun gibi bir katman var diyelim. Şu kabuk kısmı. Yoğun tabaka burada. Deprem burada gerçekleşiyor. Dalgalar yakın bölgelere orantılı olarak gidiyor. Burasının 200 km olduğunu düşünelim. 200 km’den sonra dalgalar kırılmaya başlıyor. Yani daha yoğun olan katmanda hızı artıyor ve yüzeye geçerken yavaşladığı için kırılıyor. Andrija,bu dalgaların geçtiği daha yoğun katmanların olduğunu söylemişti. Bunun adı da çekirdek kabuğudur. Ve yoğun olan kısım ile kabuğun arasındaki sınıra, onun adı verilmiştir. Yani Mohorovicic Devamsızlığı. Bazen kısa olsun diye “Moho” da denir. Aslında bu büyük bir buluş. Andrija, bize sadece bir katmanın varlığından bahsetmedi , aynı zamanda bu deprem bilgilerini kullanarak, dünyanın asıl bileşenlerini anlayabilmemizi sağladı. Kimse onun gittiği kadar ileri gitmemişti. Sonraki videolarda iç ve dış çekirdekler ile yoğunlukları göreceğiz. Şimdilik hoşçakalın!