Eğer bu mesajı görüyorsanız, web sitemizde dış kaynakları yükleme sorunu yaşıyoruz demektir.

If you're behind a web filter, please make sure that the domains *.kastatic.org and *.kasandbox.org are unblocked.

Ana içerik

Öldürücü (Sitotoksik) T Hücreleri

Sitotoksik T hücrelerinin MHC-I kompleksi ile nasıl ektive olduklarını ve enfekte olmuş hücreleri nasıl öldürdüklerini öğrenelim. Orijinal video Sal Khan tarafından hazırlanmıştır.

Tartışmaya katılmak ister misiniz?

Henüz gönderi yok.
İngilizce biliyor musunuz? Khan Academy'nin İngilizce sitesinde neler olduğunu görmek için buraya tıklayın.

Video açıklaması

Antijen sunucu hücreleri öğrendiğimizde bir şeyleri sindirdiklerini de öğrendik evet şuraya dendritik hücre çizelim.Dendritik evet çok güzel bir kelime. Güzel şu ana kadar çizdiğim en güzel hücre oldu galiba. Az daha basitçe çizeyim. Dendritik hücre hem fagosit, hem de antijen sunucu hücredir. Dendritik hücre bir tür patojeni fagosite edildikten sonra onu tümüyle keser ve kestiği bu parçaları gösterir. Yani yüzeyinde bulunan bir protein kompleksinde antijeni sunar. Evet bunu başka bir renkle yapayım. Mesela kırmızı olsun evet. Protein kompleksi burada ve kesilen patojenin bir parçası buraya konur. Bir önceki Antijen sunucu hücre videosunda bu kompleksin MHC tip iki kompleksi yani, Majör Histokompatibilite Kompleksi olduğunu öğrendik. Histokompatibilite evet buda çok güzel bir kelime. Histokompatibilite kısaca "doku uyumu" demek. Tıpkı Antijen sunucu hücrelerde olduğu gibi. B hücresinde bile var bu. Önce bir tane B hücresi çizeyim evet.. Bir B hücresinin membrana bağlı antikoru vardır. Aslında B hücresinde bunlardan bir sürü vardır. Bir sürü çizmeme gerek yok herhalde, ama siz birden fazla olduğunu farzedin. Tamam. Bunlardan biri bir şekilde tetiklenmiş, ya da ortalıkta gezinen bir virüs, protein, ya da bakteriye bağlanmış olabilir. Ve yapacağı şey de bunu içine almak ve yine bunu kesmek. Yani aynen dendritik hücrenin yaptığını yapacak. Yani, bir parça kesecek ve kestiği bu parçayı MHC tip iki kompleksle birlikte hücrenin yüzeyinde sunulacak. Şuraya MHC tip iki kompleks diye de yazalım. Evet. Sonra etrafta dolaşan profesyonel antijen sunucu hücreler bir şeyler çıkarırlar, yani vücudumuzun humoral bölgelerinden, gezinen şeyleri çıkarıp onları içlerine alırlar. Kötü olanları kesip,bahsettiğim MHC tip iki komplekslerinde sunarlar. Bu yüzden onlara Profesyonel antijen sunucu hücreler diyoruz. Görünen o ki, vücudumuzdaki neredeyse tüm hücreler neredeyse darken aslında bütün çekirdekli hücreler. Neyse, insan vücudunda bulunan tüm hücrelerde çekirdek var.Çekirdeği olmayan tek hücreler alyuvarlardır ki bence müthiş bir şey çünkü bu şekilde hemoglobin depolamak için daha çok yere sahip oluyorlar. Ama vücudumuzdaki çekirdekli hücrelerin hepsinin MHC I denen bir tane daha majör histokompatibilite kompleksi var yani majör histokompatibilite tip 1. Bu arada bunlar da çekirdekli hücrelerdir. Ve aynı zamanda bunlar da MHC tip 1 kompleksi olan hücrelerdir. ilginç olan da, bu tip bir kompleksin alyuvarlar dışında vücudumuzun her yerinde olması. Alyuvarlar dışında her hücrenin MHC molekülü var. Eğer hücrenin içinde kötü giden bir şeyler varsa, mesela hücre kanserli olabilir, veya kötü cins protein üretiyor olabilir, bir virüs bulaşmış olabilir ya da bir çeşit bakteri ya da değişik tipte bir protein içeri girmiş olabilir. Neyse Insan vücudundaki herhangi bir hücre işlev bozukluğu bile olsa da bunları kesebilir ve sunabilir. Hücrenin kanserli olduğunu varsayalım, hücre kanserli ve içinde MHC 1'de sunulacak olan kötü proteinler var Yani yalnızca kanserli hücrelerin sahip olabileceği,sağlıklı bir hücrede olmayan proteinler var. Diyelim ki vücudumda başka bir çeşit hücre var.Nükleuslu bir hücre, çekirdekli bir hücre. Bir virüsle enfekte olduğunu düşünelim, bu hücrenin bir çeşit "virüs fabrikası"na dönüştüğünü düşünelim. Aynı şekilde, vücutta bu virüsleri yaratan proteinleri toplayacak ve onları MHC 1 kompleksinde sunacak bir mekanizma var. Ve MHC 2'de de, yardımcı T hücrelerini tetikleyen şey bu. Mekanizma, bu hücrelere "burda gezinen bir şeyler var, al sana bir parçası" diyor ve alarm sistemini çalıştırmasını istiyor. MHC 1 sistemi de, "bunlar sadece öyle ortalıkta gezinmiyor, ben enfekte oldum, kanser barındırıyorum ve delirmek üzereyim! beni öldürün çünkü virüs üretiyorum bir çeşit virüs üretme makinasına dönüştüm en iyisi beni öldürün" diyor. Bu mesaj da Sitotoksik T hücrelerine gidiyor. Bu videoda anlatılmak istenen şey de bu. Farkı anlamanız için biraz daha açıklıyorum: Her iki T hücresinde de T hücre reseptörleri var ama yardımcı T hücreleri MHC 2 kompleksine bağlı. Yardımcı T hücresinin tam burada olduğunu düşünelim, hepsi değil ama yalnızca doğru kombinasyonu olan, yalnızca doğru değişken kısma sahip olan T hücreleri, ancak kusursuz bir biçimde bu antijen ve MHC 2 kompleksine bağlanabilir. Bu tür yardımcı hücre buraya bağlanır, aktive olur ve farklılaşmaya başlar. Eğer efektör hücre haline dönüşmüşse alarmı çalıştırırır, hafıza hücresine dönüşmüşse de böyle bir şeyin tekrarlanmasına karşın etrafta bulunmaya devam eder. MHC 1 ile, yardımcı T hücresini çekmek yerine, sitotoksik T hücresi çekilir. şuraya da sitotoksik T hücresi çizeyim evet. Sonuç olarak, yardımcı T hücreleri gibi, T hücre- reseptörünün de değişken olmayan kısımları vardır, ama ayrıca antijen ve MHC 2 kombinasyonuna has bir değişken kısmı da vardır. Sitotostik T hücresi de bu hücre kanser hücresine dönüştüğünde işin içine girecektir. Bu kanserli hücreye bağlanan sitotoksik hücre , virüslü hücreye, virüs sunan hücreye bağlanmaz, burada işe yaramaz. O işi yapmak için başka bir sitotoksik T hücresi gerek. Yardımcı T hücrelerindeki, Sitotoksik T hücrelerindeki ya da B hücrelerinin membranlarına bağlı antikorlarındaki değişkenliğe sebep olan mekanizma; gelişim aşamasında, olgunlaşmaları esnasında oluşur. Bu değişken kısımları kodlayan DNA kasti olarak karıştırılır. Biz hep DNA bilgilerini korumaya çalışırken o DNA burada karışır. Neyse, Sitotoksik T hücresi bunlardan birini MHC 1'de bulduğu an vücudumuzdaki her çekirdekli hücrede MHC 1 olduğunu hatırlayın evet bulduğu an MHC 1 de bulduğu an aktive olur. Sitotoksik T hücresi .. Bu hücrenin, diğerinin "şüpheli" göründüğünü varsayalım. O hücrenin ölmesini isteyecektir. O zaman bu hücre aktive olur ve tüm diğer aktive olan hücreler gibi bölünür, bölünür, bölünür ve farklılaşmaya başlar. Bölünüp, eğer yine ona ihtiyaç olursa, yine bu tip kanser ortaya çıkarsa diye hafıza hücresine farklılaşır, Ayrıca efektör T hücrelerine de farklılaşır. Çünkü öldürme işini yapan onlardır. Evet bu arada çizelim. Bu efektör hücre diyelim ki bu efektörlerden biri aynı zamanda tıpkı bu hücre gibi, kanserli moleküllere... kanserli hücrelere bağlandı. Bu hücrenin bölündüğünü düşünelim ve bir başka versiyonu da burada var. işte kanserin yaptığı budur hücreler saldırganca bölünür, kötü proteinler üretir ve MCH'de -yani majör histokompatibilite tip 1'de bu kötü proteinleri sunar ve bu efektör sitotoksik T hücrelerinden biri aynen bu şekilde ona doğru çekilir. Bu çekimin oluşunu ya da membrana bağlı proteinleri detaylı anlatmayacağım. immünoloji dersi alırsanız bunları daha iyi öğrenebilirsiniz. Sonuç olarak bu bir Sitotoksik T hücresidir ve en sonunda bu çizdiğim pembe hücreyi kendini öldürmesi için farklı şekillerde zorlar. Bunun bir yolu, perforin adı verilen bir sürü proteini ekzositoz yoluyla dışarı atmasıdır. Perforin bu diğer hücrenin membranında delikler açar. Ayrıca Granzim adı verilen saldığı başka proteinler de vardır, buradan içeri girerek hücrenin kendini öldürmek istemesini sağlayacak mekanizmaları başlatır Bu hücreler üretim konusunda çok iyilerdir. Bir B hücresi aktive olduğunda, bu etrafta "gezinen" şeyleri öldürmek için antikor üretmeye başlarlar. Bir B hücresi aktive olduğunda, bir sürü antikor üretecektir. Bu antikorlar gezinip, virüslere bağlanabilir ve bu virüsleri etkisiz hale getirebilir ya da onları makrofaj veya dendiritik hücrelerin ya da diğer tür fagositlerin kapması için işaretleyebilir. Bu esnada Sitotoksik T hücreleri de yoldan çıkan, yani bozulan hücreleri öldürür. Örneğin kötü proteinler sunan bir kanser hücresini. Ama virüs hücreye girdiğinde antikorlar işe yaramaz çünkü hücrelere giremezler. Bu durumda, virüsü temizlemek yerine Sitotoksik bir T hücresi gelir ve hücreyi öldürür. Çünkü hücre, imha edilmesi gereken bir virüs fabrikası haline gelmiştir.