If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:4:40

Video açıklaması

Astım En son videomuzda bronşçuğun bir kesitini görmüştük. Hatırlarsanız bronşların kolları olan bronşçuklar akciğerlere hava geçişini sağlayan borulardır. Bronşçuklar düz kaslardan oluştukları için çapları değişebilmektedir. Yani kıkırdak tarafından sabit bir çapta açık tutulmazlar. En son videomuzda bronşçukların mukus tabakası ile kaplı olduklarını ve bu tabakanın alınan havadaki zararlı zerrecikleri hapsetmede faydalı olduklarını da görmüştük. Ama size bronşçukların içinde histamin denilen bir madde içeren hücreler olduğundan bahsetmemiştim. Histamin eğer dokuların içinde açığa çıkarsa dokuların şişmesine sebep olur. Peki şimdi bir astım atağı sırasında astım hastasının neler yaşadığına bir bakalım. Bu biraz sadeleştirilmiş bir anlatım olacak ama astım atağı sırasında neler olup bittiğini anlamamızda yararı olacaktır. Bronşçukların duvarları içinde bazı algılayıcı sinirler yani reseptörler vardır ve şu anda gösterdiğim algılayıcı sinirin adı alfa-1 dir. Alfa-1 algılayıcı siniri bronşçukların içindeki düz kaslara daralmalarını emrederler. Alfa-1 algılayıcı sinirleri astımı olan kişilerde sigara dumanı, toz, polen ya da evcil hayvanların deri döküntüleri gibi uyarıcılar tarafından tetiklenebilir. Astım atağı geçiren bir kişi için uyarıcı pek de önemli değildir. Kişinin Alpha-1 algılayıcı siniri her halükarda tetiklenecektir. Şimdi, bu tetiklenmenin ardından yaşanacaklara bir bakalım. İlk olarak bronşçukların içindeki düz kaslar kısalacak ya da küçüleceklerdir ve bu da broşçukların çapını daraltacaktır. Alpha-1 reseptörü tetiklendiğinde meydana gelecek bir diğer şey de histamin bronşçuk duvarlarının içine doğru sızacaktır Bunun sonucu da ödem ya da bronşçuk duvarının şişmesi olacaktır. Bahsettiğim bu duvarın normal bronşçuk duvarından daha kalın olduğunu açıkça görebiliriz. Akut astım atağında yaşanacak üçüncü şey ise bronşçukların içine fazla miktarda mukus salgılanmasıdır. Bu artışın sebebi zararlı taneciklerin akciğerlere ulaşmasına engel olmaya çalışmaktır. Astım krizi esnasında bronşçukların çapı ile sağlıklı bir bronşçuğun çapını karşılaştıracak olursak şekilde de gördüğümüz gibi astım krizi esnasında bronşçuğun içine havanın girecek yeri kısıtlıdır. Bu tip bir astım krizi esnasında hava akışı oldukça kısıtlıdır. İşte burada devreye başka bir algılayıcı sinir girer. Bu siniri daire olarak çizeceğim ki alfa-1 ile farkını anlayabilin. Daire olarak çizdiğim bu algılayıcı sinirin adı beta-2 dir. beta-2 algılayıcı siniri bronşçukların içindeki düz kaslara tam tersi bir işlem yapmalarını söyler, yani kaslara bronşçuklar içindeki normalde oldukları açık ve rahat konuma geçmelerini emreder. Bu algılayıcı sinir ile çok yakından alakalı şey beta agonistlerdir. Beta agonistler astım hastası olan bir kişinin aldığı çok çabuk etki eden astım spreyinin içinde bulunan ilaçtır. Astım hastaları bir kriz esnasında beta agonist ilacını içlerine çekerler ve bu da gördüğünüz gibi daha rahat nefes alabilecekleri bir duruma geçmelerini sağlar. Astım krizi esnasında bronşçukların daralmasına sebep olan üç faktörü özetlersek; 1, Bronşçukların duvarlarında buluna düz kasların daralması 2, Histaminin sebep olduğu bronşçukların duvarlarında ödem 3, Aşırı mukus salgılanmasının havanın akciğerlere giriş çıkışını sağlayan borunun çapını daraltmasıdır.